üstlük ile cümle

üstlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
50
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Üstüne üstlük, Manuru verem hastası, hala bütün gün bu madende çalışmaya zorlanıyor.Navíc má Manuru tuberkulózu, přesto je však stále nucen každý den pracovat v té důlní šachtě.
Üstüne üstlük, Manuru verem hastası, hala bütün gün bu madende çalışmaya zorlanıyor.Oltre a questo, Manuru soffre di tubercolosi, ma è ancora costretto a lavorare tutti i giorni nel pozzo.
Üstüne üstlük, Manuru verem hastası, hala bütün gün bu madende çalışmaya zorlanıyor.Para além disso, o Manuru tem tuberculose. Contudo, é forçado a trabalhar no poço dia após dia.
Üstüne üstlük, Manuru verem hastası, hala bütün gün bu madende çalışmaya zorlanıyor.Poleg tega ima Manuru tuberkulozo, vendar mora še vedno vse dni delati v tem rudniškem jašku.
Üstüne üstlük, Manuru verem hastası, hala bütün gün bu madende çalışmaya zorlanıyor.Ráadásul Manurunak tüdőbaja is van, és még így is reggeltől estig kell dolgoznia a bányaaknában.
Üstüne üstlük, Manuru verem hastası, hala bütün gün bu madende çalışmaya zorlanıyor.Trên hết, Manuru bị bệnh lao, nhưng vẫn bị bắt làm việc ngày qua ngày tại hầm mỏ đó.
Üstüne üstlük, Manuru verem hastası, hala bütün gün bu madende çalışmaya zorlanıyor.До того ж, Мануру хворий на туберкульоз, однак його все ж день за днем примушують працювати у тій шахті.
Üstüne üstlük, Manuru verem hastası, hala bütün gün bu madende çalışmaya zorlanıyor.Освен това, Мануру имаше туберкулоза, но пак бил принуден да работи всеки ден в тази мина.
Üstüne üstlük, Manuru verem hastası, hala bütün gün bu madende çalışmaya zorlanıyor.נוסף על כך מנורו סובל משחפת, אבל עדיין כופים עליו לעבוד מידי יום ביומו בתוך פיר המכרה.
Üstüne üstlük, Manuru verem hastası, hala bütün gün bu madende çalışmaya zorlanıyor.و الأكثر من هذا، مانورو مصاب بالسل، ومع ذلك لا يزال يُجبر على العمل يوم بعد يوم في مهواة ذلك المنجم.
Üstüne üstlük, Manuru verem hastası, hala bütün gün bu madende çalışmaya zorlanıyor.それでも彼は連日 縦穴での作業を 強いられています それでも彼は いつの日か フリー・ザ・スレーブ等の活動家の援助を得て
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --A to všechno je završeno touto značkou --
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --Dan untuk merangkum semuanya kewibawaan merk --
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --E para coroar tudo isto, a marca de autor.
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --E per concludere, la regalità del marchio --
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --És végül az i-re a pont a márka nemessége --
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --Et pour couronner le tout, la noblesse de la marque,
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --그리고 화룡점정으로 브랜드 충성도!
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --Og prikken over i'et et royalt mærke --
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --Om het af te maken: een edel merk --
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --Oraz żeby ukoronować królewską tradycję marki -
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --Şi, mai presus de toate, marcă regală -
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --Und um das alles zu bedecken, mit dem Zeichen der Marke -
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --Và để kết luận, sự trung thành đối với thương hiệu --
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --Y para coronar todo esto: la marca real,
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --Και το κερασάκι, Δικαιώματα μάρκας --
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --И отгоре на всичко, марката е величествена --
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --И последний штрих: королевский бренд.
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --І на додачу до всього, величність бренду -
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --וכדי להשלים את המלאכה, שם המותג -
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --ولكي تتوج كل تلك الميزات تظهر علامة الملكية
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --ブランドロイヤルティです アグスタ伯爵
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."Ah, buscando algo para los dinteles", contesta, esperando su reconocimiento.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."Estou só à procura de algum material." à espera daquele momento de glória.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."Ja, semmit, csak szemöldöknek valót keresek," és várta, hogy megdicsérik.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."Jen hledám něco na záhlaví." A čeká na slova chvály.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."예, 문틀 재료를 찾는 중 입니다." 칭찬을 기대 하면서요...
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."Och, tylko szukam materiału na nadproże" czekając na pochwałę.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."Oh, caut ceva material pentru cadrul uşii", aşteptând laudele.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."Oh, ich suche nur nach etwas härterem Material." Und er erwartete Lob.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."Oh, ik zoek wat steunbalken." wachtend op waardering.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."Oh, je cherche de quoi faire une boutisse."
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."Oh, sto solo cercando materiale per lo stipite," aspettando di essere lodato.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."Ồ, tôi chỉ đang tìm vật liệu thôi.," và anh ấy mong đợi lời khen từ quản đốc.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."Ами, търся подходящо парче за над вратата", чакайки да бъде похвален.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."А, просто ищу материал для ригеля." И ждет похвалы.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."А, просто шукаю матеріал для ригеля." І чекає похвали.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."הו, רק מחפש קצת חומר לכותרת," מחכה לשבחים.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi." عفوا، أبحث فقط عن بعض المواد الأساسية، " فى إنتظار هذه الأمجاد.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi.褒められるのを待っていたのですが 「ゴミを漁るために雇ってるんじゃない 仕事に戻れ」と言われ

İlgili Sayfalar