üstlük ile cümle

üstlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hava çok soğuktu ve sonra üstüne üstlük çok geçmeden yağmur yağmaya başladı.It was very cold, and then before long, on top of that, it began to rain.
Ve, üstüne üstlük, o İbranice okuyabilir.And, to top it all off, he can read Hebrew.
Üstüne üstlük Picasso, çok yoksuldu.In addition, Picasso was very poor.
Üstüne üstlük filmin orijinal negatifleri de müttefik uçaklarının bombardımanında yok olmuştu.Subsequently, the original negative of the film was destroyed in an Allied bombing raid.
Kadınların üstlükleri daha uzundur.The forewings of the females are broader.
Üstüne üstlük, ovadan yükselen hafif bir sis, Osmanlı siperlerinin üstüne çökmüştür.They have large under-teeth that protrude from the bottom jaw out from their mouths.
"Ya, sadece üstlük malzemesi arıyorum," diyerek övgü bekledi."Oh, just looking for header material," waiting for that kudos.
Üstüne üstlük eski ve şimdiki üyelerin katılacağı bir parti, öyle mi?On top of that, a party with past and current members?
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.But they say there's no way there are spots available in the nursing program.
Üstüne üstlük, bazı oylar diğerlerinden daha değerlidir.Apart from that, some of the heads count more than others.
Üstüne üstlük çok çirkin oldum.Besides, I've become ugly
Üstüne üstlük dünya standartlarına göre oldukça da zenginsiniz.And you're pretty rich by the standards of the world at large.
Üstüne üstlük, marka ayrıcalığı --And to cap it all, brand royalty --
Üstüne üstlük yağmur yağıyordu.Par-dessus le marché, il pleuvait.
Üstüne üstlük bir de onlara hakaretler eder.Un autre les insulte.
Kadınların üstlükleri daha uzundur.La femelle est beaucoup plus terne.
Maşlah, Türk kadınlarının eskiden giydikleri bir tür üstlüktür.Burda est un vêtement autrefois portés par certains Arabes.
Üstüne üstlük, ovadan yükselen hafif bir sis, Osmanlı siperlerinin üstüne çökmüştür.El cristal de plomo, si se le agrega níquel, adquiere color violáceo.
Üstüne üstlük, fazla miktarda asker kaybı yaşadılar.También perdió muchos miles de soldados.
Cübbe, elbise üzerine giyilen bir çeşit üstlük.Sobre la cama un vestido viejo.
Üstüne üstlük Picasso, çok yoksuldu.Sappiamo che Eudosso era abbastanza povero.
Kadınların üstlükleri daha uzundur.I modelli da donna tendono ad essere più lunghi.
Üstüne üstlük Picasso, çok yoksuldu.بالإضافة إلى ذلك ، كان بيكاسو سيئة للغاية.
Üstüne üstlük, fazla miktarda asker kaybı yaşadılar.Hierbij verloor hij veel soldaten.
Kadınların üstlükleri daha uzundur.De vrouwelijke katjes zijn wat langer.
Üstüne üstlük bir de onlara hakaretler eder.Ook kunnen zij insulten krijgen.
Üstüne üstlük, bu da feleğin cilvesi!Als je alles gehad hebt, krijg je ook dat nog.
Üstüne üstlük bir de onlara hakaretler eder.För andra betydelser, se Sarrià de Ter.
Üstüne üstlük Picasso, çok yoksuldu.För andra betydelser, se Picacho Matalotes.
Kadınların üstlükleri daha uzundur.Kvinnors avslappningsfas är längre.
Üstüne üstlük bir de onlara hakaretler eder.Говорячи так, ти мене ображаєш.
Sokağa çıkarken başlarına üstlük veya çar adı verilen örtü giyerlermiş.На гранях блоків, що виходять у двір, зазначено ім'я царя.
Üstüne üstlük Picasso, çok yoksuldu.Ještě pilnější byl v tomto ohledu Picasso.
Üstüne üstlük, ovadan yükselen hafif bir sis, Osmanlı siperlerinin üstüne çökmüştür.V něm býval menší zvonek, na nějž se zvonilo při mších při pozdvihování.
Üstüne üstlük bağ ile ilgili her şeyi de ondan öğrenecektir.Setiap orang yang makan buah dari pohon itu, maka ia akan mengetahui segala sesuatu.
Üstüne üstlük, fazla miktarda asker kaybı yaşadılar.Hoằng Dụ thua to, quân chết rất nhiều.
Üstüne üstlük bağ ile ilgili her şeyi de ondan öğrenecektir.相當關心孝一的事,對于孝一的一切都很了解。
Kadınların üstlükleri daha uzundur.Женските са по-дълги.
Bunun yanında yakasız, vücudu sıkıca saran üstlükler de kadınlar tarafından giyilebilirdi.Naised võisid ka kanda kehaga sobitatud rihmadeta pihikuid.
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.비서양 국가가 될 것입니다. 또한 다른 문명에 뿌리를 둔 국가이기도 하지요.
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.lại không phải là một nước phương Tây mà là từ những nguồn gôc văn mình rất rất khác biệt.
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.לא תהיה מדינה מערבית וכן תהיה בעלת שורשי תרבות שונים לחלטין.
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.هي دولة تقع في الشرق .. لا في الغرب وهي دولة ذات جذور حضارية مختلفة جدا جدا
Batı'dan olmayacak, üstüne üstlük çok ama çok farklı bir uygarlık kökeninden olacak.全く異なる文明圏へとうつるのです 現在 西洋で一般的には
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.Aber sie sagen,dass es keinen Weg gibt,einen Platz in den Pflege Programm zu bekommen.
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.Dar spun ca nu este nici o posibilitate sa fie locuri libere in programul de asistenta.
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.I mówią, że nie ma wolnych miejsc napielęgniarskim programie.
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.간호과에 자리가 날리가 없데요.
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.Maar ze zeggen dat er onmogelijk plekken beschikbaar zijn op de verpleegkunde opleiding.
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.Ma dicono che non c'è modo che ci siano dei posti disponibili nel programma di infermieristica.
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.Mais ils disent qu'il n'y a aucune place disponible dans le cursus infirmier.
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.Men det sägs att det inte finns en chans att det kommer å finnas lediga platser till sköterske programmet.
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.Nhưng họ cũng nói là làm gì còn chỗ trống trong khoa y tá nữa đâu ạ.
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.Tapi mereka bilang tidak mungkin ada tempat di jurusan keperawatan.
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.Αλλά λένε πως δεν υπάρχουν διαθέσιμες θέσεις στη νοσηλευτική.
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.И говорят, что нет шансов попасть на этот курс.
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.لكنهم يقولون أنه من المستحيل ان تتوفر الأنشطة الرياضية في برنامج التمريض
Bir de üstüne üstlük hemşirelik bölümünde boş yer olmadığını söylüyorlar.そうなの...
Üstüne üstlük, bazı oylar diğerlerinden daha değerlidir.Abgesehen davon haben einige mehr als nur eine Stimme.
Üstüne üstlük, bazı oylar diğerlerinden daha değerlidir.Además, algunas cabezas cuentan más que otras.

İlgili Sayfalar