üst sınıf ile cümle
üst sınıf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.Tiedätkö, te kaksi luodut toisilleen.
Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.Tudod, ti ketten egymásnak teremtették.
Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.Viete, vy dvaja stvorení jeden pre druhého.
Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.Víte, vy dva stvořeni jeden pro druhého.
Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.Vocês sabem, vocês dois são feitos um para o outro.
Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.Wiesz, jesteście dla siebie stworzeni.
Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.Yo soy mayor Sangmin, Han Jisoo.
Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.Ξέρεις, οι δυο σας για κάθε άλλο.
Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.Аз съм по-голяма от Санг Мин, Хан Джи Су.
Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.Ви знаєте, ви двоє створені одне для одного.
Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.Меня зовут Хан Джи Су. Я учусь с Сан Мином в одном институте.
Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.אתה יודע, שניכם נועדו זה לזה.
Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.أنت تعرف، أنتما الإثنان تساعدا بعضكما البعض
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.Các sunbae ở khoa mình mời sinh viên mới ăn trưa.
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.De laatsejaarsstudenten van onze hoofdvak hebben de eerstejaarsstudenten uitgenodigd voor lunch.
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.Die Älteren haben uns Studienanfänger zum Essen eingeladen.
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.I sunbae del mio corso hanno invitato le matricole a pranzo.
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.Les seniors de notre promotion à l'université ont invité les étudiants de première année à manger.
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.Para senior di mata kuliah kami mengundang anak-anak baru untuk makan siang.
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.Seniorerna från våran kurs har bjudit nybörjarna på lunch.
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.Seniorii din facultatea noastra au invitat bobocii la pranz.
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.Starsi studenci z naszego kierunku zaprosili nas na wspólny posiłek.
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.Starší z nášho odboru pozvali prvákov na obed.
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.Οι τελειόφοιτοι του κλάδου μας κάλεσαν τους φοιτητές του πρώτου έτους για φαγητό.
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.Старшекурсники с нашего отделения пригласили первокурсников на обед.
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.הגדולים הזמינו את תלמידי שנה ראשונה שלנו לארוחת צהרים
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.طلاب المرحلة الأخيرة قاموا بدعوة طلاب السنة الأولى للغداء
Bölümümüzdeki üst sınıf öğrencileri bizi öğle yemeğine davet etti.それなら一人で食べなきゃね?
- Güzel bir melodi olsun işte. Ama çok üst sınıf olmasın, dün geceki gibi.Juste une bonne mélodie Pas un de ces trucs comme hier soir
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Anh Joon - Pyo, cái này em tự làm cho anh đó.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Joon Pyo senior, ezt neked sütöttem
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Joon Pyo senior, Jag har bakat den här helt själv för dig.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Joon Pyo senior (sunbae), zrobiłam je specjalnie dla ciebie.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>JoonPyo senior, tohle jsem pro tebe upekla.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>JoonPyo senior, tole sem sama spekla samo zate.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Joon-Pyo sunbae, den habe ich selbst für dich gebacken.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>JoonPyo Sunbaenim, Ik heb dit zelf gebakken voor jou.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Joon-Pyo sunbae nim, j'ai cuisiné ceci pour vous.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Junpyo senior, leivoin tämän sinulle ihan itse.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Jun Pyo sunbae, eu insami am gatit asta pentru tine.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>준표 선배님, 선배님 드리려고 제가 직접 구운 거예요
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Senior Joon-Pyo, aku buat ini sendiri untukmu.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Senior Joon Pyo, sama som to pre teba upiekla.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Τζουν Πιο senior.Το εψησα μονη μου για εσενα
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>גון פיו אדוני אני אפיתי את זה באצמי.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>جون بيو سنباي, لقد خبزت هذه بنفسي لأجلك
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>私の気持ちを受け取ってください。
Kendimi tanıtmadım. Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.Chị biết, hai em sinh ra là để dành cho nhau mà.
Kendimi tanıtmadım. Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.Знаеш ли, че вие двамата сте създадени един за друг.
Kendimi tanıtmadım. Ben Sangmin'in bir üst sınıfından Han Jisoo.أنا ما قدّمت نفسي أنا سنيورة سانجماين، الهان جايسون
Onlar orta sınıf veya üst sınıf olma eğilimindedirler.Preferencialmente de classe média ou alta.
Onlar orta sınıf veya üst sınıf olma eğilimindedirler.Τείνουν να είναι μεσαίας τάξης ή ανώτερης τάξης.
Tüm üst sınıflar beni tanıdı. çok özel hissettim.Alle oudere leerlingen kenden mij. Ik voelde me echt speciaal.
Tüm üst sınıflar beni tanıdı. çok özel hissettim.Alle Schüler über mir kannten mich. Ich fühlte mich sehr besonders.
Tüm üst sınıflar beni tanıdı. çok özel hissettim.모든 선배들이 절 알게되었고, 제가 특별하다고 느꼈습니다.
Tüm üst sınıflar beni tanıdı. çok özel hissettim.Los más grandes me conocían. Me sentía muy especial.
Tüm üst sınıflar beni tanıdı. çok özel hissettim.Minden fölöttem járó ismert. Nagyon különlegesnek éreztem magam.
Tüm üst sınıflar beni tanıdı. çok özel hissettim.Semua senior mengenal saya. Saya merasa sangat istimewa.
Tüm üst sınıflar beni tanıdı. çok özel hissettim.Toţi seniorii mă cunoşteau. Mă simţeam cu adevărat special.
Tüm üst sınıflar beni tanıdı. çok özel hissettim.Tous les grands me connaissaient. Je me suis senti spécial.