Ana içeriğe geç
Sözlük

üreme ile cümle

üreme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Biserica vorbeste intotdeauna impotriva casatoriilor si spune ca sensul casatoriei este reproducerea.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Cerkev pogosto govori proti istospolnim zvezam in poudarja, da so smisel zakonske zveze otroci.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Cirkev hovorí vždy za manželstvo a myslí tým, že zmyslom manželstva je reprodukcia.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Církev mluví vždy pro manželství a myslí tím, že smyslem manželství je reprodukce.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.De Kerk spreekt altijd tegen het homohuwelijk en vindt dat de zin van het huwelijk voortplanting behelst.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Die Kirche spricht immer gegen die Ehe und meint, der Sinn der Ehe sei die Vermehrung.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Gereja selalu mengatakan untuk melawan pernikahan dan bilang itu pengertian dari reproduksi pernikahan.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kirken taler altid imod homoseksuelle ægteskaber og siger, at meningen med ægteskab er reproduktion.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kirkko puhuu aina homojen avioliittoja vastaan ja sanoo, että avioliiton tarkoitus on lisääntyminen.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.교회에서는 항상 결혼에 반하는 언급을 하며 결혼의 개념은 번식이라고 말한다.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kościół zawsze wypowiada się przeciwko małżeństwu i twierdzi, że cel małżeństwa to rozmnażanie.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Kyrkan talar alltid mot äktenskap och säger att känslan av äktenskap är reproduktionen.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.La Chiesa è contro i matrimoni gay, perché ritiene che il significato del matrimonio sia la riproduzione.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Nha tho luon len tieng chong lai hon nhan dong gioi va noi rang y nghia cua hon nhan la su sinh san.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Η εκκλησία πάντοτε εναντιόνεται στον γάμο και λέει Ότι το νόημα του γάμου είναι η αναπαραγωγή
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Церква виступає проти одностатевого шлюбу, стверджуючи, що сама ідея спрямована проти продовження роду.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Церковь выступает против однополых браков, утверждая, что сама идея направлена против продолжения рода.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.Църквата винаги е била против еднополовите бракове, подчертавайки репродуктивната роля на брака.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.الكنيسة هي ضد زواج مثلي الجنس لأنه يعتقد أن معنى الزواج هو الإنجاب.
Kilise, her zaman eşcinsel evliliğe karşı söylemlerde bulunuyor, evliliğin amacının üreme olduğunu söylüyor.これはおかしいですね。なぜなら、別の理由で生殖不能な人間も結婚が許されているからです。
Langtang Ulusal Parkı Kızıl Pandaların üreme dönemi için kapatıldı.El Parque Nacional de Langtang cerrado por la época de apareamiento del Panda Rojo.
Langtang Ulusal Parkı Kızıl Pandaların üreme dönemi için kapatıldı.Umi, panda merah dari Kebun Binatang Nogeyama.
Langtang Ulusal Parkı Kızıl Pandaların üreme dönemi için kapatıldı.Национальный парк Лангтанг закрывают к сезону размножения красных панд
Mayoz, üreme hücrelerinde olur.감수분열은 원시생식세포(germ cells) 에서 일어나고요
Mayoz, üreme hücrelerinde olur.În această primă etapă a meiozei, această celulă diploidă în esenţă, se împarte în două celule haploide.
Mayoz, üreme hücrelerinde olur.No es cualquier célula del cuerpo. Es un núcleo.
Mayoz, üreme hücrelerinde olur.有性生殖に必要な、配偶子を作るために
Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .A zárodečné buňky, jsme se dozvěděli už se jedná o ty, které produkují gamet
Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .A z gametocytów, o czym już wiecie, powstają komórki rozrodcze, czyli gamety.
Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .E as células germinativas, nós aprendemos já, estas são as aqueles que produzem gametas.
Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .Pertanto potrebbero entrare in una cellula germinale.
Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .Y las células germinales, que ya hemos aprendido, estos son los son aquellas que producen gametos.
Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .Як ми вже знаємо, вони виробляють гамети.
Öğrendiğimiz gibi, üreme hücreleri, gamte üretirler. .配偶子を生成するものです。 精子の男性と女性のための卵です。
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.Czytałem, że homunkulusy nie mogą się rozmnażać.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.Der stod, at de ikke kan formere sig.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.Det stod att de inte kan fortplanta sig.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.En ese libro decía que los Homunculi no tienen capacidades reproductivas.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.Homunculukset eivät pysty lisääntymään.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.Nel libro c'è scritto che gli Homunculi non possono riprodursi.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.No livro dizia que os Homunculi não tinham capacidade reprodutora.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.Τα Χομάνκιουλους δεν έχουν ικανότητα αναπαραγωγής.
O kitapta Homunculusların üreme yeteneği yok diyordu.В той книге сказано: гомункулы не способны размножаться.
Orgazm için üreme organlarına gerek yok." Orgazm refleksi de şaşırtıcı çeşitlilikte etken ile tetiklenebilir.O reflexo do orgasmo pode ser provocado por uma série de estímulos surpreendentemente grande.
Örneğin, diyebilirsiniz, oh, iyi, üremesinden yıllar sonra dahi beslenme özelliği olması iyiEh bien, probablement pas sauf que s'il affectent la reproduction du prochain cycle.
Örneğin, diyebilirsiniz, oh, iyi, üremesinden yıllar sonra dahi beslenme özelliği olması iyi예를 들어, 여러분이 말할 수 있는 것이, 오, 뭐, 여러분의
Örneğin, diyebilirsiniz, oh, iyi, üremesinden yıllar sonra dahi beslenme özelliği olması iyiNapříklad byste mohli jmenovat pečovatelství v postreprodukčním věku.
Örneğin, diyebilirsiniz, oh, iyi, üremesinden yıllar sonra dahi beslenme özelliği olması iyiNa przykład, że jeśli cechą jest opieka nad potomkami już po zakończeniu okresu reprodukcyjnego.
Örneğin, diyebilirsiniz, oh, iyi, üremesinden yıllar sonra dahi beslenme özelliği olması iyiPor exemplo, você pode dizer: oh, bem, a característica de ser carinho após seus anos reprodutivos, que a
Örneğin, diyebilirsiniz, oh, iyi, üremesinden yıllar sonra dahi beslenme özelliği olması iyi育てる特徴、習性があったとする。
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Ad esempio, sono stati selezionati i tratti che si manifestano dopo la riproduzione?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Bijvoorbeeld, zijn eigenschappen die plaatsvinden na reproductie geselecteerd?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?에를 들면, 번식 후에 나타나는 형질들은
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Například, selektují se i rysy, které se objeví až po reprodukci?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Na przykład, czy cechy, które pojawiają się już po okresie rozrodczym podlegają doborowi?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Por ejemplo, son rasgos que se producen después de la reproducción
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Por exemplo, são características que ocorrem após a reprodução selecionado para?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Sebagai contoh, adalah ciri yang terjadi setelah reproduksi terpilih?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Werden zum Beispiel Merkmale die nach der Fortpflanzung auftreten auch selektiert?
Örneğin, özellikler üreme sonrasında meydana gelir ve seçilir?Наприклад, чи справді риси, що виявляються після розмноження, відібрані?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod