ürem ile cümle

ürem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Üreme olgunluğuna minimum 1-1,5 yaşlarında ulaşırlar.Az ivarérettséget 1-1,5 éves korukban érik el.
Çocuk doğurma Üreme Gebelik ÖlümA gyermekotthon ritkán frissített blogja
Üreme mevsiminde grimsi beyaz uzun tüyleri bulunur.Ivarérett korban jellegzetesek nagy, fehér színű vállfoltjai.
Üreme mevsimi kış boyuncadır ve tropikal sularda gerçekleşir.A párzási időszak télen van, mindjárt a szubtrópusi és trópusi tengerekbe való megérkezéskor.
Bölünerek yıkılan alyuvarlar aşırı miktarda bilirubin maddesi üremesine neden olur.A műtéti úton szerzett sérülések sokkal specifikusabb memóriazavarokat eredményeznek.
Üreme döneminden sonra eylül ayında Çin'in doğusuna göçen kuşlar Mart ayında geri dönerler.A törpegém vonuló madár, Magyarországról szeptemberben indul Dél-Afrikába, ahonnan csak májusban tér vissza.
Üreme zamanı Mart ayında başlar.Szaporodási időszaka májusban kezdődik.
Üreme dönemini Çin, Sibirya ve Japonya'da geçirir.Előfordulási területe Szibérián keresztül Kínáig, a Koreai-félszigetig és Japánig tart.
Üreme dönemi içinde üremeyen kuşlar 40 ila 50 kuşluk gruplar hâlinde toplanırlar.A nem szaporodó példányok költési időben 40-50 tagú rajokban kóborolnak.
4 yaşında üreme olgunluğuna erişir.4 évesen jön el az ivarérettség.
Üreme zamanları ekim ayındadır.A párzási időszak októberben van.
Üreme sistemleri canlının üreme tipine uyum sağlayacak şekilde gelişmiştir.Érzékszervei az éjszakai életmódhoz alkalmazkodtak.
Eşeyli üremelerinde, izogami, anizogami ve oogami görülür.Ivaros szaporodásuk izo-, anizo- vagy oogámia.
Ev kırlangıcı, özellikle üreme döneminde kolonilerde çok gürültü çıkaran bir kuştur.E madár társas lény, a költési időszakban nagy kolóniákat alkot.
Durumu gittikçe kötüleşerek böbrek yetmezliği üremiye neden oldu ve ardından kanama geçirdi.A sikertelenség valósággal letaglózta, egyre súlyosabban jelentkezett tüdőbaja is, és ágynak esett.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.Nämä olosuhteet tuottavat eliöiden välistä kilpailua selviytymisestä ja lisääntymisestä.
Bu saldırganlığı, üreme mevsiminde, çok daha büyük kuşlara ve insanlara saldıracak dereceye varır.Pesällään se voi olla hyvin aggressiivinen muita lintuja ja ihmisiä kohtaan.
Üreme zamanı sonbahardadır.Hirvien kiima-aika on syksyllä.
Kral kobra yaklaşık olarak dört yaşına geldiğinde üremeye başlar.Kyhmyjoutsen aloittaa lisääntymisen noin neljävuotiaana.
Eşeyli üreme, genellikle genetik varyasyonları ve evrim hızını artırır.Suvullinen lisääntyminen kasvattaa yleensä geneettistä variaatiota ja voi kasvattaa evoluution nopeutta.
Depresyona girerlerse, en yakın üreme alanına gönderilirler.Kun lähialueet oli raivattu viljelyyn, siirryttiin vaikeampien kohteiden kimppuun.
Üreme zamanı Mart ayında başlar.Pesintä alkaa maaliskuussa.
Üreme zamanları kışın gerçekleşir.Lisääntymisaika on talvella.
Bu üreme şekline metagenez üreme denir.Näin mitattua tuottavuutta kutsutaan jalostusarvotuottavuudeksi.
Tekeşli bir üreme özelliği gösterirler.Se esittelee vauraan talonpoikaissukutilan arkea.
Köpek ile tilki arasında üreme çok nadir görülür.Nisäkkäillä ja ihmisillä parittelua lähisukulaisten kesken tapahtuu harvoin.
Mantarların eşeyli üremesinde genellikle üç evre gözlemlenir: plazmogami, karyogami ve mayoz bölünme.Suvullisten itiöiden syntyminen jakautuu kolmeen vaiheeseen: plasmogamiaan, karyogamiaan ja meioosiin.
Diğer bakterilere göre üreme hızları yavaştır.Kuten muilla kenguruilla, näidenkin lisääntymisnopeus on hidas.
Ancak bu üreme için değildir.Se ei ole ruokasieni.
Üremeleri hakkında pek fazla bilgi bilinmemektedir.Tämän vuoksi ei ole riittävää tietoa käytetyistä viljelykasveista.
Canlının cansızdan üremesi söz konusu olamaz.Isännänviirillä ei voi suorittaa suruliputusta.
Prostat kanseri erkek üreme sisteminde yer alan bir bez olan prostatta gelişen bir kanserdir.Eturauhasen syöpä on miehen eturauhasessa esiintyvä pahanlaatuinen kasvain.
Çok az görülür ve beslenme veya üreme ekolojisi hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Alhaisen eliniän uskotaan johtuneen siitä, että lajin ekologiaa ja ravintovaatimuksia ei tunnettu tarpeeksi.
Üremeyen yetişkinlerde ise, uzun bir kuyruk bulunmaz.Aikuisella perhosella ei ole toimivia suuosia.
Üreme potansiyelleri yüksektir.Τους επιδιωκόμενους ρυθμούς παραγωγής.
Üremeleri hakkında fazla bilinmemektedir.Δεν είναι πολλά γνωστά για την αναπαραγωγή του.
Üreme organlarını dıştan sararak onları dış etkilerden korur.Απομάκρυνση αρθρικών επιφανειών των οστών από τη θέση τους.
Üreme mevsimini Avrasya'da ve ara sıra batı Alaska'da geçirirler.Fuglen yngler i Eurasien og lejlighedsvis i det vestlige Alaska.
Ölüm raporunda ölüm sebebi üremi olarak gösterilmiştir.Men i rapporten står der som dødsårsag vuggedød.
Dişiler 40 yaşına ulaştıklarında üremeyi durdururlar.Han vil lære dem, inden han fylder 40.
Çünkü bu eylem sadece üreme amaçlıdır...Dette tilbud gælder kun ...
Cinsel birleşme insan soyunu sürdüren üremenin temel yöntemidir.Samleje er menneskers mest grundlæggende måde at reproducere sig på.
Özellikle melez olan ve eşeyli üremeyen bitkiler bu şekilde üretilir.Det er især blandt de nøgenfrøede planter, at denne type er udviklet.
Bu faktörler dünya üzerinde yaşamın devamı için hayatta kalma ve üremeye katkıda bulunur.Her dyrkes og produceres der alt, hvad der er nødvendigt for at overleve.
Cinsellik sadece üreme amaçlıdır.Sex var et spørgsmål om forplantning.
Üreme zamanı Nisan ve Mayıs aylarındadır.Fra måne er afledt ord som måned og mandag (månedag).
Daha verimli üreme.Mere strukturfoder.
Biyolojik türler, üreme kabiliyetlerine göre tanımlanabilirler.Antibiotika kan klassificeres efter deres virkemåde.
Üremeleri hakkında fazla bilinmemektedir.Man kender ikke meget til deres forplantning.
Döllenmesiz üremeyle (Partenogenez) çoğalırlar.Apomixis: Frøsætning uden bestøvning (en form for partenogenese).
Bir kadının üreme süresi sonunda âdet döngüsünün durması, menopoz olarak adlandırılır.Menstruationscyklussens ophør markerer enden på en kvindes kønsmodne alder, og betegnes menopause.
Ana benzerlik üreme politikaları ile devletin ideolojik amaçları arasında bulunan bağlantıdır.Nøkkellikheten var koblingen mellom reproduksjonspolitikk og statens ideologiske mål.
Stalinizm ve Nazizm, özellikle üremeye ilişkin olmak üzere ütopyacı biyo-politikanın önemini vurgulamışlardır.Stalinismen og nazismen vektla begge viktigheten av utopisk biopolitikk, særlig med tanke på reproduksjon.
Üreme zamanın'ın dışında yalnız yaşar.Snøugla lever alene utenom hekketiden.
Mayıs - Temmuz arası üreme yapar.Den legger egg mellom mai og juli.
Ana metabolit normal büyüme, gelişme ve üreme süreçleriyle doğrudan ilgilidir.En primær metabolitt er direkte involvert i den normale veksten, utviklingen og reproduksjonen.
Üreme döneminden sonra sekiz hafta boyunca erişkinler tüm tüylerini dökerek değiştirir.Innen åtte uker etter avslutningen av forhandlingene må arbeidstakeren ta ut stevning.
Kontrollü üreme halinde, çoğalabilirler ve tescilli cins hayvanlar olarak gösterilebilirler.Enkelte år kan de bli tallrike og regnes da som skadedyr.
Kuşlarda yumurtadan üreme hakkında bu kadar yeter."Egg fra fugler i Europa.
Şimdi doğada da başarılı bir şekilde üremektedirler.I Middelhavet drives det også oppdrett av arten.

İlgili Sayfalar