Ana içeriğe geç
Sözlük

ürem ile cümle

ürem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Üreme dönemi içinde üremeyen kuşlar 40 ila 50 kuşluk gruplar hâlinde toplanırlar.A nem szaporodó példányok költési időben 40-50 tagú rajokban kóborolnak.
4 yaşında üreme olgunluğuna erişir.4 évesen jön el az ivarérettség.
Üreme zamanları ekim ayındadır.A párzási időszak októberben van.
Üreme sistemleri canlının üreme tipine uyum sağlayacak şekilde gelişmiştir.Érzékszervei az éjszakai életmódhoz alkalmazkodtak.
Eşeyli üremelerinde, izogami, anizogami ve oogami görülür.Ivaros szaporodásuk izo-, anizo- vagy oogámia.
Ev kırlangıcı, özellikle üreme döneminde kolonilerde çok gürültü çıkaran bir kuştur.E madár társas lény, a költési időszakban nagy kolóniákat alkot.
Durumu gittikçe kötüleşerek böbrek yetmezliği üremiye neden oldu ve ardından kanama geçirdi.A sikertelenség valósággal letaglózta, egyre súlyosabban jelentkezett tüdőbaja is, és ágynak esett.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.Nämä olosuhteet tuottavat eliöiden välistä kilpailua selviytymisestä ja lisääntymisestä.
Bu saldırganlığı, üreme mevsiminde, çok daha büyük kuşlara ve insanlara saldıracak dereceye varır.Pesällään se voi olla hyvin aggressiivinen muita lintuja ja ihmisiä kohtaan.
Üreme zamanı sonbahardadır.Hirvien kiima-aika on syksyllä.
Kral kobra yaklaşık olarak dört yaşına geldiğinde üremeye başlar.Kyhmyjoutsen aloittaa lisääntymisen noin neljävuotiaana.
Eşeyli üreme, genellikle genetik varyasyonları ve evrim hızını artırır.Suvullinen lisääntyminen kasvattaa yleensä geneettistä variaatiota ja voi kasvattaa evoluution nopeutta.
Depresyona girerlerse, en yakın üreme alanına gönderilirler.Kun lähialueet oli raivattu viljelyyn, siirryttiin vaikeampien kohteiden kimppuun.
Üreme zamanı Mart ayında başlar.Pesintä alkaa maaliskuussa.
Üreme zamanları kışın gerçekleşir.Lisääntymisaika on talvella.
Bu üreme şekline metagenez üreme denir.Näin mitattua tuottavuutta kutsutaan jalostusarvotuottavuudeksi.
Tekeşli bir üreme özelliği gösterirler.Se esittelee vauraan talonpoikaissukutilan arkea.
Köpek ile tilki arasında üreme çok nadir görülür.Nisäkkäillä ja ihmisillä parittelua lähisukulaisten kesken tapahtuu harvoin.
Mantarların eşeyli üremesinde genellikle üç evre gözlemlenir: plazmogami, karyogami ve mayoz bölünme.Suvullisten itiöiden syntyminen jakautuu kolmeen vaiheeseen: plasmogamiaan, karyogamiaan ja meioosiin.
Diğer bakterilere göre üreme hızları yavaştır.Kuten muilla kenguruilla, näidenkin lisääntymisnopeus on hidas.
Ancak bu üreme için değildir.Se ei ole ruokasieni.
Üremeleri hakkında pek fazla bilgi bilinmemektedir.Tämän vuoksi ei ole riittävää tietoa käytetyistä viljelykasveista.
Canlının cansızdan üremesi söz konusu olamaz.Isännänviirillä ei voi suorittaa suruliputusta.
Prostat kanseri erkek üreme sisteminde yer alan bir bez olan prostatta gelişen bir kanserdir.Eturauhasen syöpä on miehen eturauhasessa esiintyvä pahanlaatuinen kasvain.
Çok az görülür ve beslenme veya üreme ekolojisi hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Alhaisen eliniän uskotaan johtuneen siitä, että lajin ekologiaa ja ravintovaatimuksia ei tunnettu tarpeeksi.
Üremeyen yetişkinlerde ise, uzun bir kuyruk bulunmaz.Aikuisella perhosella ei ole toimivia suuosia.
Üreme potansiyelleri yüksektir.Τους επιδιωκόμενους ρυθμούς παραγωγής.
Üremeleri hakkında fazla bilinmemektedir.Δεν είναι πολλά γνωστά για την αναπαραγωγή του.
Üreme organlarını dıştan sararak onları dış etkilerden korur.Απομάκρυνση αρθρικών επιφανειών των οστών από τη θέση τους.
Üreme mevsimini Avrasya'da ve ara sıra batı Alaska'da geçirirler.Fuglen yngler i Eurasien og lejlighedsvis i det vestlige Alaska.
Ölüm raporunda ölüm sebebi üremi olarak gösterilmiştir.Men i rapporten står der som dødsårsag vuggedød.
Dişiler 40 yaşına ulaştıklarında üremeyi durdururlar.Han vil lære dem, inden han fylder 40.
Çünkü bu eylem sadece üreme amaçlıdır...Dette tilbud gælder kun ...
Cinsel birleşme insan soyunu sürdüren üremenin temel yöntemidir.Samleje er menneskers mest grundlæggende måde at reproducere sig på.
Özellikle melez olan ve eşeyli üremeyen bitkiler bu şekilde üretilir.Det er især blandt de nøgenfrøede planter, at denne type er udviklet.
Bu faktörler dünya üzerinde yaşamın devamı için hayatta kalma ve üremeye katkıda bulunur.Her dyrkes og produceres der alt, hvad der er nødvendigt for at overleve.
Cinsellik sadece üreme amaçlıdır.Sex var et spørgsmål om forplantning.
Üreme zamanı Nisan ve Mayıs aylarındadır.Fra måne er afledt ord som måned og mandag (månedag).
Daha verimli üreme.Mere strukturfoder.
Biyolojik türler, üreme kabiliyetlerine göre tanımlanabilirler.Antibiotika kan klassificeres efter deres virkemåde.
Üremeleri hakkında fazla bilinmemektedir.Man kender ikke meget til deres forplantning.
Döllenmesiz üremeyle (Partenogenez) çoğalırlar.Apomixis: Frøsætning uden bestøvning (en form for partenogenese).
Bir kadının üreme süresi sonunda âdet döngüsünün durması, menopoz olarak adlandırılır.Menstruationscyklussens ophør markerer enden på en kvindes kønsmodne alder, og betegnes menopause.
Ana benzerlik üreme politikaları ile devletin ideolojik amaçları arasında bulunan bağlantıdır.Nøkkellikheten var koblingen mellom reproduksjonspolitikk og statens ideologiske mål.
Stalinizm ve Nazizm, özellikle üremeye ilişkin olmak üzere ütopyacı biyo-politikanın önemini vurgulamışlardır.Stalinismen og nazismen vektla begge viktigheten av utopisk biopolitikk, særlig med tanke på reproduksjon.
Üreme zamanın'ın dışında yalnız yaşar.Snøugla lever alene utenom hekketiden.
Mayıs - Temmuz arası üreme yapar.Den legger egg mellom mai og juli.
Ana metabolit normal büyüme, gelişme ve üreme süreçleriyle doğrudan ilgilidir.En primær metabolitt er direkte involvert i den normale veksten, utviklingen og reproduksjonen.
Üreme döneminden sonra sekiz hafta boyunca erişkinler tüm tüylerini dökerek değiştirir.Innen åtte uker etter avslutningen av forhandlingene må arbeidstakeren ta ut stevning.
Kontrollü üreme halinde, çoğalabilirler ve tescilli cins hayvanlar olarak gösterilebilirler.Enkelte år kan de bli tallrike og regnes da som skadedyr.
Kuşlarda yumurtadan üreme hakkında bu kadar yeter."Egg fra fugler i Europa.
Şimdi doğada da başarılı bir şekilde üremektedirler.I Middelhavet drives det også oppdrett av arten.
Üreme döneminde erkeklerin çiftleşmemiş erkekler ve genç kuşlardan besinlerini aşırdıkları görülmüştür.I bygget som mennesker bodde i har man også funnet perler og diverse kvinnesmykker.
Böylece kendinden üremeye yer yoktur.Dengan demikian pembuatan bendungan pun tidak terselesaikan.
Üreme alanları Kuzey Atlantik'tir.Daerah berkembang biak mereka adalah Atlantik Utara.
Spermler, kancığın üreme organlarında birkaç gün yaşayabilir.Sel sperma dapat bertahan hingga sembilan hari dalam tubuh wanita.
Çok az görülür ve beslenme veya üreme ekolojisi hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Tidak ada yang diketahui tentang ekologi makan dan perilaku reproduksi.
Yaratıklar yakaladıkları insanları yememekte, onları üreme için kaçırmaktadır.Tidak ada seorangpun yang dibiarkan terluput; hanya hewan yang dirampas untuk mereka sendiri.
Üreme zamanı gelince ilk önce erkekler toplanır ve birbirleri ile en iyi alanlar için dövüşürler.Saat mulai musim pembiakan, jantan akan berkelahi untuk mencoba menyelamatkan pasangan terbaiknya.
Cinsel olgunluğa, üreme organlarının tümüyle gelişmesi ve gamet üretiminin başlamasıyla ulaşılır.Kematangan seksual dicapai dengan matangnya organ reproduksi dan produksi sel gamet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod