ürünü ile cümle
ürünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bence bu hayal ürünü birşey.「コピー」思想は サイト促進に有効ね
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.C'est plutôt la conséquence d'une grande négligence.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.Creo que este es el resultado de una negligencia grave.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.Eu cred că este rezultatul unei neglijenţe evidente.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.Ich glaube, das ist das Ergebnis von grober Fahrlaessigkeit.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.Ik denk dat dit het resultaat is van grove nalatigheid.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.저는 역겨운 태만함이 이런 결과를 초래했다고 생각합니다.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.Lo ritengo il risultato di una negligenza oltraggiosa.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.Minusta tämä johtuu törkeästä huolimattomuudesta.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.Myslím si, že je to výsledek obrovské nedbalosti.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.Myslím si, že je to výsledok obrovskej nedbalosti.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.Saya berpikir bahwa ini adalah hasil dari kelalaian.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.Szerintem inkább a vétkes hanyagság eredménye.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.Tôi nghĩ đó là kết quả của sự thờ ơ lãnh đạm.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.To rezultat poważnego zaniedbania.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.Мисля, че това е резултат от груба небрежност.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.Я думаю, что это результат вопиющей халатности.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.אני חושב שזאת תוצאה של רשלנות חמורה.
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.انما هو نتيجة جشع وإهمال متعمد
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.我認為呢個係粗淺而無知嘅結果
Bence bu iğrenç bir ihmalkarlığın ürünü.(拍手)
Ben fırsatların bir ürünüyüm.저는 50년대와 60년대에
Ben fırsatların bir ürünüyüm. 50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.Ik ben een product van kansen, zeldzame kansen in de jaren '50 en '60, die meisjes niet kregen;
Ben fırsatların bir ürünüyüm. 50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.Jestem produktem szans, rzadkich szans lat 50. i 60., których dziewczyny nie dostawały,
Ben fırsatların bir ürünüyüm. 50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.Jsem výsledkem příležitostí, vzácných příležitostí v 50. a 60. letech, které děvčata nedostávala.
Ben fırsatların bir ürünüyüm. 50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.Saya adalah hasil dari kesempatan, kesempatan langka di tahun 50-an dan 60-an, yang tidak dimiliki para gadis.
Ben fırsatların bir ürünüyüm. 50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.Som výsledkom príležitostí, zriedkavých príležitostí v 50. a 60. rokoch, ktoré dievčatá nedostávali.
Ben fırsatların bir ürünüyüm. 50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.Sou um produto de oportunidades, oportunidades raras nos anos 50 e 60, que as raparigas não tinham.
Ben fırsatların bir ürünüyüm. 50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.Soy producto de las oportunidades, oportunidades poco comunes en los años 50 y 60, que las niñas no recibían.
Ben fırsatların bir ürünüyüm. 50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.Sunt produsul oportunităţilor, oportunităţi rare în anii '50 şi '60, pe care fetele nu le-au avut.
Ben fırsatların bir ürünüyüm. 50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.Tôi là thành quả của những cơ hội, những cơ hội hiếm hoi giữa thập niên 50 và 60. không dành cho các bé gái.
Ben fırsatların bir ürünüyüm. 50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.Είμαι ένα προιόν από ευκαιρίες, σπάνιες ευκαιρίες τη δεκαετία του '50 και του '60, που τα κορίτσια δεν είχαν.
Ben fırsatların bir ürünüyüm. 50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.Я є результатом цих можливостей, рідкісних можливостей в 50-ті і 60-ті, яких не мали дівчата.
Ben fırsatların bir ürünüyüm. 50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.Я такая, какая я есть, благодаря возможностям, редким в 50-е, 60-е, которых не было у других девочек.
Ben fırsatların bir ürünüyüm.50年代、60年代としては稀な
Ben fırsatların bir ürünüyüm.אני תוצר של הזדמנויות,
Ben fırsatların bir ürünüyüm.أنا نتاج من فرص ،
Ben iç savaştan doğmuş nefretin yan ürünüyüm.Eu sou o resultado do ódio, nascido dessa guerra civil.
Ben iç savaştan doğmuş nefretin yan ürünüyüm.Io sono uno scarto dell'odio, figlio della guerra civile.
Ben iç savaştan doğmuş nefretin yan ürünüyüm.Jag är en ruttnande spillra av hat, född ur inbördeskriget.
Ben iç savaştan doğmuş nefretin yan ürünüyüm.Ja jestem jątrzącą się raną nienawiści, spowodowaną tą wojną.
Ben iç savaştan doğmuş nefretin yan ürünüyüm.Jeg er et produkt af det had, der blev skabt under borgerkrigen.
Ben iç savaştan doğmuş nefretin yan ürünüyüm.Olen vihan märkivää vuotoa, sisällissodasta syntynyt
Ben iç savaştan doğmuş nefretin yan ürünüyüm.Soy el asqueroso producto del odio nacido de esa guerra civil.
Ben iç savaştan doğmuş nefretin yan ürünüyüm.Είμαι ο νοσηρός σπόρος του μίσους που γέννησε ο εμφύλιος.
Ben iç savaştan doğmuş nefretin yan ürünüyüm.Я - гноящийся продукт ненависти, порождённой гражданской войной.
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.Đứa con báo chí của tôi là một sản phẩm của xã hội.
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.Il mio stile giornalistico è un prodotto della mia società.
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.저의 이러한 저널리즘은 우리 사회의 하나의 결과물입니다.
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.Le journaliste que je pratique est un produit de la société dans laquelle je vis.
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.Meine Art des Journalismus ist ein Produkt der Gesellschaft, in der ich lebe.
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.Mi clase de periodismo es producto de mi sociedad.
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.Mijn soort journalistiek is een product van mijn maatschappij.
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.Min form for journalisme er et produkt af mit samfund.
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.Moje dziennikarstwo jest produktem mojego społeczeństwa.
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.O meu tipo de jornalismo é um produto da minha sociedade.
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.Tipul meu de jurnalism e un produs al societăţii.
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.Мой журнализм — это продукт моего общества.
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.Моя журналістика - це наслідок діяльності мого суспільства.
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.סגנון העיתונאות הזה הוא תוצר של החברה שלי.