ünlülerin ile cümle

ünlülerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çin imparatorlarının en ünlülerinden biridir.Han er kjent som en av den kinesiske histories største keisere.
En ünlülerinden biri de Rolls Royce RB211-535'tir.757 merupakan pesawat Boeing pertama yang menggunakan mesin non-US yaitu Rolls-Royce RB211-535.
Daha sonra ünlülerin davetli olduğu bir dansa katılır.Penonton diharapkan untuk ikut menari.
Sofistlerin en ünlülerinden biri Protagoras’tır.Di antara kaum Sofis, hanya Protagoras yang lebih terkenal darinya.
En ünlülerinden biri de Rolls Royce RB211-535'tir.新しい派生機種はRB211-535として指定された。
En ünlülerinden biri de Rolls Royce RB211-535'tir.这种新型号就是RB211-535系列。
32-bit tasarımların en ünlülerinden biri, 1979’de üretilen MC68000 idi.最著名的32位微处理器是摩托罗拉于1979年推出的MC68000。
Piramit adı verilen firavun mezarlarının en ünlülerinden üçü Gize'dedir.為“沖繩三大名花”之一,是沖繩縣宇流麻市的市花。
Caz Çağı'nda Chicago'daki ünlülerin skandalları ve yolsuzlukları gibi temaları işlemektedir.이 영화는 재즈 시대 시카고의 유명인, 스캔들, 부패를 주제로 다루었다.
Şarkıdaki konuşulan bölümde Gaga, yaşamları trajik bir şekilde sona eren ünlülerin isimlerini söylüyor.השיר כולל הפסקה שבה, גאגא אומרת שמות של אנשים מפורסמים שחייהם הסתיימו באופן טרגי.
Aynı dönemde çektiği ünlülerin fotoğrafları birer belge niteliğindeydi.עם זאת, מעדויות של תושבים שחיו בו באותה העת, עולה תמונה שונה.
Daha sonra ünlülerin davetli olduğu bir dansa katılır.Nakon toga ju jedan dečko pozove na ples.
Bunların en ünlülerinden biri videotape formatıdır.Jedna je od najpoznatijih videoigara uopće.
Pazartesi ve Salı günleri, ünlülerin yarıştığı, Ben Bilmem Eşim Bilir Ünlüler başlamıştır.Zbog posta i pokorničkog obilježja srijede i petka, na te se dane ne slave svetački spomendani.
Sofistlerin en ünlülerinden biri Protagoras’tır.Od svih likova najuspjeliji je Sokratov.
32-bit tasarımların en ünlülerinden biri, 1979’de üretilen MC68000 idi.Najslávnejším z 32-bitových návrhov je MC68000 predstavená v roku 1979.
"Ruhpolding" ismi Bavyera sözcüğü olan Rupoltingin den kaynaklıdır ve "güçlü ünlülerin halkı" anlamına gelir.Názov „Ruhpolding“ pochádza z Bavorského slova Rupoltingin a znamená „ľudia silného a slávneho“.
Ünlülerin Mezarları.Gyvakarų kapinynas.
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.A hírességekről bennünk kialakult kép érdekel.
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.Ik ben geïnteresseerd in hoe die beroemdheid wordt gezien.
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.Interesuje mnie postrzeganie gwiazd.
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.Je suis intéressé par la perception de la célébrité.
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.그들에 관한 인식들에 더 관심이 있지요.
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.Ma intereseaza perceptia asupra celebritatii.
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.Mich interessiert die Wahrnehmung des Prominenten.
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.Sino en la percepción de la celebridad.
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.Sono interessata nella percezione della celebrità.
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.Tôi chỉ hứng thú với cách nhìn về người nổi tiếng.
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.Интересувам се от възприятието на знаменитостта.
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.Я интересуюсь тем, какими мы представляем знаменитостей.
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.אני מתעניינת בתפיסה של הסלבריטי.
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.أنا مهتمة بالتصور الخاص بالمشاهير
Ben bu ünlülerin nasıl algılandıkları ile ilgileniyorum.そして何人かのそっくりさんで作品をつくった結果
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.Ik vind de beroemdheden zelf niet echt interessant.
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.Je suis pas vraiment intéressée par les people mêmes.
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.저는 사실 연예인들 그 자체에는 별로 관심이 없습니다.
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.Maguk a hírességek nem igazán érdekelnek.
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.Mich interessiert der Prominente selbst nicht so sehr.
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.No estoy realmente interesada en los famosos por los famosos mismos.
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.Non sono interessata nelle celebrità di per sè stesse.
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.Nu ma intereseaza neaparat celebritatile.
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.Tak na prawde nie interesują mnie gwiazdy same w sobie.
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.Tôi không có hứng thú gì với những người nổi tiếng.
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.Всъщност не се интересувам от самите знаменитости.
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.Я не очень-то заинтересована в самих знаменитостях.
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.אני לא ממש מתעניינת בסלבריטאים עצמם.
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.أنا في الواقع لست مهتمة بالمشاهير انفسهم
Ben gerçekte ünlülerin kendileri ile ilgilenmiyorum.私は有名人がどう認識されるかに興味があるのです
Bu adamların en ünlülerinden biri, Frere Jacques, burada mesaneden taşların çıkartıldığıJeden z najsławniejszych z tych ludzi:
Bu adamların en ünlülerinden biri, Frere Jacques, burada mesaneden taşların çıkartıldığı이런 사람중에 가장 유명한 사람으로 페레 쟈끄란 사람은 여기 보인 그림처럼 당시로서는
Bu adamların en ünlülerinden biri, Frere Jacques, burada mesaneden taşların çıkartıldığıUno de los tipos más famosos, Frere Jacques, mostrado aquí haciendo una litotomía.
Bu adamların en ünlülerinden biri, Frere Jacques, burada mesaneden taşların çıkartıldığıאחד מהמפורסמים יותר מבין האנשים האלה, האח יעקב, שנראה כאן בניתוח ליתוטומיה,
Bu adamların en ünlülerinden biri, Frere Jacques, burada mesaneden taşların çıkartıldığıأحد اشهر هؤلاء الأشخاص كان "فرير جاك" ترونه هنا يقوم بإجراء "ليثوتوميا"
Bu adamların en ünlülerinden biri, Frere Jacques, burada mesaneden taşların çıkartıldığıここでは結石切除術、 つまり膀胱結石を除去しているところですが
Bu Nick, Twitter hesabı var ve takip ettiği ünlülerin Tweet'lerini okuyor, ama bir sorunu var.Ini Nick.
Bu Nick, Twitter hesabı var ve takip ettiği ünlülerin Tweet'lerini okuyor, ama bir sorunu var.이 사람은 닉입니다. 트위터를 하면서 그가 팔로우하는 모든 멋진 사용자들의 트윗들을 읽고 있죠.
Bu Nick, Twitter hesabı var ve takip ettiği ünlülerin Tweet'lerini okuyor, ama bir sorunu var.Tässä on Nick, hän on Twitterissä ja lukee twiittejä kaikilta seuraamiltaan mahtavilta tileiltä
Bu Nick, Twitter hesabı var ve takip ettiği ünlülerin Tweet'lerini okuyor, ama bir sorunu var.To jest Nick, jest na Twitterze, czyta tweety ze wszystkich fajnych kont, które obserwuje.
Bu Nick, Twitter hesabı var ve takip ettiği ünlülerin Tweet'lerini okuyor, ama bir sorunu var.Toto je NIck, On je na Twitteru, čte tweety ze všech skvělých účtu, které sleduje.
Bu Nick, Twitter hesabı var ve takip ettiği ünlülerin Tweet'lerini okuyor, ama bir sorunu var.Это Ник. Он сидит в Твиттере. Там он читает интересные твиты своих друзей.

İlgili Sayfalar