ünitesi ile cümle

ünitesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu Kathmandu,Nepal'de bir yenidoğan yoğunbakım ünitesi.Това е интензивното отделение за новородени в Катманду, Непал.
Bu Kathmandu,Nepal'de bir yenidoğan yoğunbakım ünitesi.Это отделение интенсивного ухода за новорождёнными в Катманду, Непал.
Bu Kathmandu,Nepal'de bir yenidoğan yoğunbakım ünitesi.זהו חדר תינוקות במרכז רפואי בקטמנדו, נפאל.
Bu Kathmandu,Nepal'de bir yenidoğan yoğunbakım ünitesi.لذا هذه وحدة العناية المكثفة لحديثي الولادة في كاتماندو، نيبال.
Bu Kathmandu,Nepal'de bir yenidoğan yoğunbakım ünitesi.ここの赤ちゃんはみな こんな感じの保育器の中にいます
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü. Ama büyük bir fark vardı.Kaikissa tapauksissa tehohoito lopetettiin, ja heidän lapsensa kuolivat.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.Dalam semua kasus, mesin penunjang hidupnya dilepaskan, dan bayinya meninggal.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.Dans tous les cas, le maintien artificiel de la vie avait été supprimé, et les enfants étaient morts.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.Em todos os casos retiraram o suporte básico de vida, e as crianças morreram.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.En todos los casos, el soporte vital fue retirado y los bebés habían muerto.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.I alle tilfælde, blev respiratoren fjernet, og spædbørnene var døde.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.In alle gevallen waren de toestellen afgekoppeld en waren de kinderen gestorven.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.In allen Fällen wurden die lebenserhaltenden Systeme abgeschaltet und die Kinder sind gestorben.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.În toate cazurile, aparatele au fost deconectate iar copiii au murit.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.In tutti i casi, la macchina era stata staccata e i bambini erano morti.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.I samtliga fall hade man valt bort respiratorn och barnet dött.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.모든 경우에서 생명유지장치는 제거되었습니다, 그리고 유아는 죽었습니다.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.Minden esetben lekapcsolták a létfenntartó készülékeket, és a gyermekek meghaltak.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.Trong tất cả các trường hợp, máy trợ giúp được bỏ ra đứa trẻ sơ sinh sẽ chết.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.V obou případech byla podpora odstraněna a kojenci zemřeli.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.Vo všetkých prípadoch bola podpora života odstránená a bábätká zomreli.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.W każdym przypadku odłączone od respiratora dziecko zmarło.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.Σε όλες τις περιπτώσεις, η υποστήριξη ζωής αφαιρέθηκε και τα νεογνά είχαν αποβιώσει.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.Во всех случаях аппараты поддержания жизни отключили, и младенцы ушли из жизни.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.Във всички случаи жизнепотдържащите функции бяха спрели и децата им починали.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.У всіх випадках підтримку життєдіяльності було від"єднано, і новонароджені померли.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.בכל המקרים התינוק נותק ממכשיר ההנשמה, ומת.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.جميعهم انه اختاروا ازالة جهاز التنفس الصناعي واختاروا وفاة ابنائهم
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.彼らの赤ちゃんは亡くなりました でも 1つ大きな差がありました
Bu, Yapay Zekâ'nın ilk Ünitesi olacak.Đây là bài 1 của Trí tuệ nhận tạo.
Bu, Yapay Zekâ'nın ilk Ünitesi olacak.Esta es la Unidad 1 de Inteligencia Artificial.
Bu, Yapay Zekâ'nın ilk Ünitesi olacak.では始めましょう
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Also, das Ziel für die ersten drei Einheiten des Kurses ist es, diesen Korpus zu aufzubauen.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Celem trzech pierwszych rozdziałów jest właśnie stworzenie tego korpusu.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Donc, le but des trois premières unités du cours est de construire ce corpus.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Entonces, la meta para las tres primeras unidades del curso es construir ese corpus.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Het doel voor de eerste drie units van dit vak is om dat corpus te bouwen.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Joten ensimmäisen kolmen oppitunnin aiheena on rakentaa tämä kieliaineisto.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.L'obiettivo delle prime tre unità del corso è di costruire la base di informazioni
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.O objectivo para as três primeiras aulas do curso é construir esse corpus.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Vì thế mục tiêu của 3 unit đầu tiên là làm kho ngữ liệu đó.
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Итак, цель наших трех первых разделов курса в создании этой базы
Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.Нашата цел за първите 3 урока на този клас е да построим основата, корпусът.
Coca-Cola'nın yönetim kurulu başkanı bunun yüzlerce ünitesini, gelişen dünyada, test etmeyi onayladı.Chủ tịch của Coca-Cola vừa đồng ý làm một thử nghiệm lớn với hàng ngàn chiếc ở các nước đang phát triển.
Coca-Cola'nın yönetim kurulu başkanı bunun yüzlerce ünitesini, gelişen dünyada, test etmeyi onayladı.코카콜라의 회장이 개발도상에 있는 여러 국가에서 수백대의 워터메이커를 사용하는 대규모 시험을 하기로 최근에 동의했지요.
Coca-Cola'nın yönetim kurulu başkanı bunun yüzlerce ünitesini, gelişen dünyada, test etmeyi onayladı.Predseda Coca-Coly nedávno súhlasil s väčším testom stoviek týchto jednotiek v rozvojových krajinách.
Coca-Cola'nın yönetim kurulu başkanı bunun yüzlerce ünitesini, gelişen dünyada, test etmeyi onayladı.Ředitel Coca-Coly souhlasil s velkým testem stovek těchto jednotek v rozvojových zemích.
Coca-Cola'nın yönetim kurulu başkanı bunun yüzlerce ünitesini, gelişen dünyada, test etmeyi onayladı.Президент Coca-Cola уже дал согласие провести серьёзное испытание сотни единиц в развивающихся странах.
Coca-Cola'nın yönetim kurulu başkanı bunun yüzlerce ünitesini, gelişen dünyada, test etmeyi onayladı.Шефът на Кока-Кола се съгласи наскоро да направи значим тест на стотици от този продукт в развиващия се свят.
Coca-Cola'nın yönetim kurulu başkanı bunun yüzlerce ünitesini, gelişen dünyada, test etmeyi onayladı.היו"ר של "קוקה קולה" הסכים זה עתה לערוך מבחן גדול של מאות יחידות כאלה במדינות המתפתחות.
Coca-Cola'nın yönetim kurulu başkanı bunun yüzlerce ünitesini, gelişen dünyada, test etmeyi onayladı.وافق رئيس مجلس إدارة كوكاكولا للتو للقيام بإختبار كبير للمئات من الوحدات من هذا في العالم النامي.
Coca-Cola'nın yönetim kurulu başkanı bunun yüzlerce ünitesini, gelişen dünyada, test etmeyi onayladı.開発途上国で 何百ものこの機械を 使う大規模な実用化実験に合意しました もし 実験がうまくいけば -- もちろん
[David Evans] Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.ובכן, המטרה של שלושת היחידות הראשונות של הקורס היא לבנות מצבור כזה.
[David Evans] Bu yuzden kursun ilk uc unitesinin hedefi bu korpusu insa etmek.ウェブ上を漁って 検索エンジン用のコーパスを構築したいのです
Dedik ki, işe mahalle ünitesi ile başlayalım.Am început cu unitatea cartierului urban.
Dedik ki, işe mahalle ünitesi ile başlayalım.Así que dijimos, vamos a comenzar con esa célula vecinal.
Dedik ki, işe mahalle ünitesi ile başlayalım. Bunu sıkıştırılmış kentsel hücre olarak düşünüyoruz.Wir nehmen die Nachbarschaften als kompakte städtische Keimzellen.
Dedik ki, işe mahalle ünitesi ile başlayalım.Cominciamo con una cellula di quartiere.
Dedik ki, işe mahalle ünitesi ile başlayalım.Commençons par cette cellule de quartier.
Dedik ki, işe mahalle ünitesi ile başlayalım.자 그럼 마을 단위에서 생각해봅시다.
İlgili Sayfalar