Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.They did this in order to save one another, especially Sara.
Ailesi onu bulmak amacıyla ümitsizce uğraştı.They used their connections in a desperate attempt to locate her.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Il invite les commerçants étrangers, spécialement les Saxons à Liubice.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Con frecuencia intenta hacer todo lo posible por complacer a los demás, especialmente a Suzuna.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Sembra andare d'accordo con gli altri domestici, soprattutto con Finnian.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Желает убить всех, особенно Сюдзи.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.العبيد المجلوبون من البلاد الأجنبية المجاورة وخصوصا الحبشة.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Blisko związany z Torreslandami, zwłaszcza z Rosaleną.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Hän kosti ankarasti kapinallisille, erityisesti samnilaisille.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Skolen frasagde alle de andre sutraer, specielt Lotus Sutraen.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Hắn là một kẻ vô lại, chuyên quấy rối tình dục người khác, đặc biệt là Sakuma.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Aqoursのメンバーの中では、特に鈴木愛奈との親交が深い。
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Nors uola nebuvo didelė, jis pasikviesdavo prisijungti ir kitus žmones, ypatingai Ramadano laikotarpiu.
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.이렇게 다양한 나라와 문화를 가로질러 보육원들과 그곳을 거친 아이들의 여정은 안타깝지만 정말 유사했습니다
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.Mimo różnic krajobrazu i kultury instytucje i los oddanych im dzieci wyglądały przygnębiająco podobnie.
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.И во всех этих отличающихся друг от друга странах жизнь детей в детдомах угнетающе похожа.
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.Сред тези разнообразни земи и култури институциите и премеждията на децата в тях са депресиращо идентични.
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.У всіх цих таких різних країнах і культурах сиротинці та шлях дітей через них до болю схожі.
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.בכל מגוון המדינות והתרבויות הזה, המוסדות, וחוויות הילדים בהן הן דומות באופן מדכא.
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.في جميع أنحاء هذه البقاع و الحضارات، دار الأيتام، رحلة الطفولة فيهم، متشابهون بشكل كئيب.
Bu çok farklı kültür ve topraklarda, kurumlar ve bu çocukların oralardaki yolculuğu ümitsizce aynıydı.施設や そこでの子どもの暮らしは 憂鬱になるほどよく似ています 外からの刺激が少ないため 自己刺激行動 -