Bütün yapabileceğimiz ümit etmektir.All we can do is hope.
Artık bütün yapabileceğimiz Tom'un yapmaya söz verdiği şeyi yapmasını ümit etmektir.All we can do now is hope that Tom does what he's promised to do.
Bir inşaat firmasına sahiptir ve oğlunun bir gün yerine geçeceğini ümit etmektedir.But still he has a hope that everything will change and one day his son will return.
Bir inşaat firmasına sahiptir ve oğlunun bir gün yerine geçeceğini ümit etmektedir.Il crée également sa propre entreprise de travaux publics, espérant que son fils la reprendra.
Bir inşaat firmasına sahiptir ve oğlunun bir gün yerine geçeceğini ümit etmektedir.Possiede l'albergo di famiglia e spera che un giorno suo figlio possa ereditarlo.
Ama asırlık maziye sahip bölge şarabı eski günlerine dönmeyi ümit etmektedir.Je vhodná i do okrajových vinařských oblastí pro své rané zrání.
Yemen 2006 yılında üyelik için görüşmelere başlamıştır ve 2016 yılına kadar üye olmayı ümit etmektedir.Η Κύπρος ζήτησε βοήθεια από τους Ευρωπαίους και έως το 2016 θα έχει μέτρα.
Bu bitki ile gençleşmeyi ümit etmektedir.これを植えることで繁殖が可能。
Halife Memun'un bu hizmetinden dolayı kendini yüksek unvan ve görevle mükafatlandıracağı ümit etmekte idi.以捐贈者為基礎的主要特徵是捐贈沒有獎勵,而是基於捐贈者的利他主義心理。
Yemen 2006 yılında üyelik için görüşmelere başlamıştır ve 2016 yılına kadar üye olmayı ümit etmektedir.예멘은 2007년부로 회원국 가입을 위해 협상 중에 있으며 2016년 경에 가입국으로 승인 받고자 한다..