ültra- ile cümle
ültra- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ultrasonlu BanyoΔεξαμενή υπερήχων
Ultrasonlu BanyoУлтразвукова баня
Ultrasonlu BanyoУльтразвукова ванна
Ultrasonlu BanyoУльтразвуковая ванна
Ultrasonlu Banyoفوق الصّوتي الحمّام
Ultrasonlu Banyo超音波浴装置
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Aceasta este mult mai fidelă decât ar putea fi o ecografie.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı. Böbreğin içinde gördüğümüz orada büyük bir kütle olduğuydu.V ledvině jsme viděli tamtu velkou skvrnu.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.C'est bien plus net qu'une échographie.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Das ist viel schärfer, als ein Ultraschall-Bild sein würde.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Denna är mycket tydligare än ett ultraljud hade varit.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Dit is veel scherper dan een echo zou zijn.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Gambar ini jauh lebih tajam daripada gambar USG.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Isto é mais preciso do que uma ecografia consegue ser.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Jest dużo ostrzejszy niż USG.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Molto più dettagliata di un'ecografia.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.MRI는 초음파보다 더 선명하지요.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Αυτή είναι πολύ πιο ευκρινής από ό, τι θα ήταν ένα υπέρηχογράφημα.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.Он намного четче, чем изображение на УЗИ.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.זה הרבה יותר חד מאשר אולטרהסונד.
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.فهي أكثر دقة من صورة الأشعة فوق الصوتية .
Ultrasonun olabileceğinden daha canlıydı.腎臓の中に、こんな
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.Apoi mai este lumina UV. Este bună pentru bronz, dar totuși periculoasă pentru corpul uman.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.Depois há a luz ultra violeta. é boa para um bronzeado agradável, mas perigosa para o corpo humano.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.Et il y a les rayons ultraviolets. C'est bon pour un joli bronzage, mais sinon dangereux pour le corps humain.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.In tu je ultravijolična svetloba, ki pripomore do lepega tena, a je sicer škodljiva človeškemu telesu.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.Itt van még az ibolyántúli sugárzás, aminél jót napozhatunk, másrészt viszont ártalmas az emberi szervezetre.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.다음으로 자외선광이 있습니다. 이는 선탠하기에는 좋지만, 그렇지 않다면 인체에는 위험합니다.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.Lalu ada sinar ultraviolet. Sinar ini baik untuk sekadar berjemur, selebihnya berbahaya bagi tubuh manusia.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.Luego está la luz ultravioleta, buena para un buen bronceado, pero también peligrosa para el cuerpo humano.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.Pak máme ultrafialové světlo, to je dobré pro pěkné opálení, ale může být pro lidské tělo nebezpečné.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.Potom je tu ultrafialové žiarenie. Je dobré na pekné opálenie, ale inak nebezpečné pre ľudské telo.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.Rồi có tia cực tím. Nó tốt cho làm nâu da, nhưng mặt khác nguy hiểm cho cơ thể người.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.Så er der ultraviolet lys. Det er godt til en pæn solbrun kulør, men ellers farligt for den menneskelige krop.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.Ultraviolettes Licht - gut für gebräunte Haut, aber ansonsten gefährlich für den menschlichen Körper.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.Далі -- ультрафіолетові промені. Вони дають непогану засмагу, але загалом небезпечні для людського організму.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.И после има ултравиолетова светлина. тя е добра за един хубав загар, но иначе е вредна за човешкото тяло.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.И ультрафиолетовое излучение. Оно хорошо для загара, но в остальном опасно для человеческого тела.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.אז יש אור אולטרה סגול. זה טוב לשיזוף טוב, אבל חוץ מזה מסוכן לגוף האנושי.
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.ثم هنالك الضوء الفوق البنفسجي انه جيد لاكتساب سمرة لطيفة لكن غير ذلك خطر للجسم البشري
Ultraviyole ışınlar. bronz tenler için iyi ancak aksi halde insan vücuduna zararlı.程良い日焼けにはいいですが 度を超すと危険です 赤外線は
Ultraviyole, ve Ultra filtreleme sistemleri.les ultraviolets et les systèmes d'ultrafiltration.
Ultraviyole, ve Ultra filtreleme sistemleri.Ultravioleta e sistemas de Ultrafiltragem.
Ultraviyole, ve Ultra filtreleme sistemleri.Ultraviolet, dan sistem Ultrafiltrasi.
Ultraviyole, ve Ultra filtreleme sistemleri.والأشعة فوق البنفسجية، والترشيح الفائق.
[üst üste konuşmalar] [ultrasonda kalp atışı sesi][kakofonie van pratende mensen] [hartslag bij een echo]
[üst üste konuşmalar] [ultrasonda kalp atışı sesi][nakładające się rozmowy] [dźwięk tętna podczas badania USG]
[üst üste konuşmalar] [ultrasonda kalp atışı sesi][összevissza beszélgetés] [ultrahang hangja]
[üst üste konuşmalar] [ultrasonda kalp atışı sesi][voci che si sovrappongono] [battiti di un'ecografia]
[üst üste konuşmalar] [ultrasonda kalp atışı sesi][άνθρωποι που μιλούν όλοι μαζί] [παλμοί καρδιάς από υπερηχογράφημα]
Ve bu bir güneş kreminin temeli olabilir, çünkü güneş kremleri ultraviyole ışığını emerek çalışır.Dan ini mungkin adalah basis dari tabir surya karena tabir surya bekerja menyerap sinar ultraungu.
Ve bu bir güneş kreminin temeli olabilir, çünkü güneş kremleri ultraviyole ışığını emerek çalışır.Dit kon de basis van een zonnecrème zijn, omdat zonnebrandmiddelen ultraviolet licht absorberen.
Ve bu bir güneş kreminin temeli olabilir, çünkü güneş kremleri ultraviyole ışığını emerek çalışır.저건 선크림의 기본이 되는 거라고 할 수 있죠. 왜냐하면 선크림은 자외선을 흡수하는 것이니까요.
Ve bu bir güneş kreminin temeli olabilir, çünkü güneş kremleri ultraviyole ışığını emerek çalışır.Kvet by sa teda mohol použiť na výrobu opaľovacieho krému, pretože opaľovacie krémy pohlcujú UV svetlo.
Ve bu bir güneş kreminin temeli olabilir, çünkü güneş kremleri ultraviyole ışığını emerek çalışır.Květ by tedy mohl být použit k výrobě opalovacího krému, protože opalovací krémy pohlcují ultrafialové světlo.
Ve bu bir güneş kreminin temeli olabilir, çünkü güneş kremleri ultraviyole ışığını emerek çalışır.Lehet, hogy ez a fényvédőszerek alapja, azok ugyanis elnyelik az ultraibolya sugárzást.
Ve bu bir güneş kreminin temeli olabilir, çünkü güneş kremleri ultraviyole ışığını emerek çalışır.Może jest to spowodowane filtrem słonecznym, ponieważ filtry pochłaniają światło ultrafioletowe.
Ve bu bir güneş kreminin temeli olabilir, çünkü güneş kremleri ultraviyole ışığını emerek çalışır.Und das könnte als Basis einer Sonnencreme dienen, weil Sonnencremes UV-Licht absorbieren.
Ve bu bir güneş kreminin temeli olabilir, çünkü güneş kremleri ultraviyole ışığını emerek çalışır.Và đó có thể là nền tảng của kem chống nắng, bởi vì kem chống nắng hấp thụ ánh sáng cực tím.
Ve bu bir güneş kreminin temeli olabilir, çünkü güneş kremleri ultraviyole ışığını emerek çalışır.Αυτή θα έπρεπε να είναι η βάση του αντηλιακού. Γιατί τα αντηλιακά δουλεύουν απορροφώντας υπεριώδες φως.