ülkesinde ile cümle
ülkesinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu Marlboro ülkesinden.هذه من بلدة مارلبورو .
Bu Marlboro ülkesinden.(笑)
Bunu gelişen dünyanyanın 17 ülkesinde yapıyoruz.현재 약 17의 개발도상국에 고객이 있습니다.
Bunu gelişen dünyanyanın 17 ülkesinde yapıyoruz.Działamy w 17 krajach rozwijającego się świata.
Bunu gelişen dünyanyanın 17 ülkesinde yapıyoruz.Fazemos isto em 17 países do mundo em desenvolvimento.
Bunu gelişen dünyanyanın 17 ülkesinde yapıyoruz.Hacemos esto en 17 países en vías de desarrollo.
Bunu gelişen dünyanyanın 17 ülkesinde yapıyoruz.Lo facciamo in 17 paesi in via di sviluppo.
Bunu gelişen dünyanyanın 17 ülkesinde yapıyoruz.Nous l'avons fait dans 17 pays en développement.
Bunu gelişen dünyanyanın 17 ülkesinde yapıyoruz.O facem în 17 țări în curs de dezvoltare.
Bunu gelişen dünyanyanın 17 ülkesinde yapıyoruz.We doen het in 17 landen in de ontwikkelingslanden.
Bunu gelişen dünyanyanın 17 ülkesinde yapıyoruz.Wir machen das in 17 Ländern der dritten Welt.
Bunu gelişen dünyanyanın 17 ülkesinde yapıyoruz.Мы это делаем в 17-ти развивающихся странах.
Bunu gelişen dünyanyanın 17 ülkesinde yapıyoruz.Правим го в 17 страни от развиващия се свят.
Bunu gelişen dünyanyanın 17 ülkesinde yapıyoruz.אנו עושים זאת ב- 17 מדינות מתפתחות בעולם
Bunu gelişen dünyanyanın 17 ülkesinde yapıyoruz.قمنا بذلك في 17 بلدا من بلدان العالم النّامي.
Bunu gelişen dünyanyanın 17 ülkesinde yapıyoruz.そして一番驚くべき数字が
Bunun üzerine, yaşamadığım bir Topluluk ülkesinde otomobil aramaya başladım.U wenst deze auto in dat andere land aan teschaffen.
Bu şu anda bir çok Avrupa ülkesinde kolay bir söylem olmasa gerek.더욱 유럽이 되어야 한다는 것을 제안하시는 것 같은데, 이것은 현재 대부분 유럽 국가들에서 쉬운 담론이 아닙니다.
Bu şu anda bir çok Avrupa ülkesinde kolay bir söylem olmasa gerek.היא יותר אירופה, וזוהי אינה גישה קלה כרגע ברוב המדינות האירופאיות.
Bu şu anda bir çok Avrupa ülkesinde kolay bir söylem olmasa gerek.هو المزيد من الوحدة الأوربية ، الأمر الذي قد لا يكون وجهة سهلة لمعظم الدول الأوربية الآن
Bu şu anda bir çok Avrupa ülkesinde kolay bir söylem olmasa gerek.簡単な話ではないでしょう むしろ国境をより堅く閉ざし
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.때에 이스라엘 온 땅에 철공이 없어졌으니 이는 블레셋 사람이 말하기를 히브리 사람이 칼이나 창을 만들까 두렵다 하였음이라
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.Кузнецов не было во всей земле Израильской; ибо Филистимляне опасались, чтобы Евреи не сделали меча или копья.
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.וחרש לא ימצא בכל ארץ ישראל כי אמר פלשתים פן יעשו העברים חרב או חנית׃
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.ولم يوجد صانع في كل ارض اسرائيل. لان الفلسطينيين قالوا لئلا يعمل العبرانيون سيفا او رمحا.
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.那 時 以 色 列 全 地 沒 有 一 個 鐵 匠 、 因 為 非 利 士 人 說 、 恐 怕 希 伯 來 人 製 造 刀 槍
Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler, ‹‹İbraniler kılıç, mızrak yapmasın›› demişlerdi.那 時以色列 全 地 沒有 一 個鐵匠 、 因為 非利士人 說 、 恐怕 希伯來人 製造 刀槍
Çoğu Avrupa ülkesinde diğer önemli tedbirler bilgi, eğitim ve iletişim (BEİ) odaklı tepkilerdir.A kokaint gyakran fogyasztják együtt az alkohollal, és ez a kombináció fokozott toxicitáshoz vezethet.
Çoğu Avrupa ülkesinde diğer önemli tedbirler bilgi, eğitim ve iletişim (BEİ) odaklı tepkilerdir.Široko kategorijo dejavnosti je mogoče opredeliti kot „intervencije pred izpustitvijo iz zapora“.
Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım.››Căci am fost luat cu sila din ţara Evreilor, şi chiar aici n'am făcut nimic ca să fiu aruncat în temniţă.``
Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım.››Car j`ai été enlevé du pays des Hébreux, et ici même je n`ai rien fait pour être mis en prison.
Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım.››나는 히브리 땅에서 끌려온 자요 여기서도 옥에 갇힐 일은 행치 아니하였나이다
Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım.››Mert lopva hoztak el engem a héberek földérõl, és itt sem cselekedtem semmit, hogy a tömlöczbe vessenek.
Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım.››Nebo kradmo jsem vzat z země Židovské; a zde jsem ničeho neučinil, pročež by mne do tohoto vězení dali.
Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım.››Porque yo fui secuestrado de la tierra de los hebreos, y nada he hecho aquí para que me pusieran en la cárcel
Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım.››thi jeg er stjålet fra Hebræernes Land og har heller ikke her gjort noget, de kunde sætte mig i Fængsel for."
Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım.››Want ik ben ontvoerd uit mijn geboorteland, het land van de Hebreeën, en nu zit ik onschuldig hier."
Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım.››ибо я украден из земли Евреев; а также и здесь ничего не сделал, за что бы бросить меня в темницу.
Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım.››Понеже наистина бях откраднат от Еврейската земя, а пък тук не съм сторил нищо, за да ме хвърлят в тая яма.
Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım.››כי גנב גנבתי מארץ העברים וגם פה לא עשיתי מאומה כי שמו אתי בבור׃
Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım.››لاني قد سرقت من ارض العبرانيين. وهنا ايضا لم افعل شيئا حتى وضعوني في السجن
Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım.››我 實 在 是 從 希 伯 來 人 之 地 被 拐 來 的 、 我 在 這 裡 也 沒 有 作 過 甚 麼 、 叫 他 們 把 我 下 在 監 裡
Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım.››我 實在 是從 希伯來人 之 地 被 拐來 的 、 我 在 這裡 也 沒有 作過 甚 麼 、 叫 他 們把 我 下 在 監裡
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Ačkoli z žaláře vychází, aby kraloval, nýbrž i v království svém může na chudobu přijíti.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.aunque aquél para reinar haya salido de la cárcel, o aunque en su reino haya nacido pobre
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Bo ów z więzienia wychodzi, aby królował, a ten i w królestwie swojem zubożeć może.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.car il peut sortir de prison pour régner, et même être né pauvre dans son royaume.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.embora tenha saído do cárcere para reinar, ou tenha nascido pobre no seu próprio reino.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Es kommt einer aus dem Gefängnis zum Königreich; und einer, der in seinem Königreich geboren ist, verarmt.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.저는 그 나라에서 나면서 가난한 자로서 옥에서 나와서 왕이 되었음이니라
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Lebo vyšlo z domu väzňov, aby kraľovalo, keď sa aj v jeho kráľovstve narodilo chudobné.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.rt [az] a fogságból [is] uralkodásra megy, holott [ennek] országában szegénységben született.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Thi hin gik ud af Fængselet for at blive Konge, skønt han var født i Fattigdom under den andens Regering.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Vì kẻ trẻ ra khỏi ngục khám đặng làm vua , dầu sanh ra nghèo trong nước mình .
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Vì kẻ trẻ ra khỏi ngục khám đặng làm vua, dầu sanh ra nghèo trong nước mình.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Want zo'n jongere zou uit de gevangenis kunnen komen om koning te worden, ook al werd hij arm geboren.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.Zakaj iz jetnišnice je prišel deček, da bi kraljeval, čeprav se je ubog rodil v kraljestvu njegovem.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.διοτι το μεν εξερχεται εκ του οικου των δεσμιων δια να βασιλευση ο δε και βασιλευς γεννηθεις καθισταται πενης.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.ибо тот из темницы выйдет на царство, хотя родился в царстве своем бедным.
Çünkü genç, ülkesinde yoksulluk içinde doğsa bile cezaevinden krallığa yükselebilir.כי מבית הסורים יצא למלך כי גם במלכותו נולד רש׃
İlgili Sayfalar