Ülkemize ne zaman göç ettiniz?When did you immigrate to our country?
Düşman, ülkemize geldi.The enemy has come to our country.
Ülkemize ne borçlu olduğumuzu hepimiz biliyoruz. Vergi dairesi bize bildirir.We all know what we owe to our country. The tax department lets us know.
Ülkemize hoş geldiniz!Welcome to our country!
"İsviçre'nin etrafında sürekli yeni demiyolları yapılıyor ve bu yollar ülkemize doğru yaklaşıyor."The rail tracks are approaching Switzerland, moving nearer on all sides.
Eğer ülkemize girmek istiyorsanız doğru şekillerde girin, bir suçlu gibi arka kapıdan değil.People and knew what they were embarking on when they jumped in a boat .
Bu bizim ülkemize yönelik bir saldırıydı."This was an aggression against our country."
Tüm suçlama ve eleştiriler "yabancıların ülkemize müdahale çabaları" söylemiyle geçiştirilmeye çalışılıyordu.Ein anderer Kritiker nannte den Besuch „ausländische Intervention in unsere inneren Angelegenheiten“.
Ülkemize ne zaman göç ettiniz?¿Cuándo emigró a nuestro país?
Biz de sporcuları ülkemize armağan edeceğiz.Homenajes a los deportistas del municipio.
Ülkemize çok oyunlar onandı.Ha giocato svariate partite in Nazionale.
Ayrıca Honda ülkemize ilk kez Hybrid otomobili bu kasayla getirmiştir.احتفظت هوي في البداية بمحفظة النقل أيضًا.
"İsviçre'nin etrafında sürekli yeni demiyolları yapılıyor ve bu yollar ülkemize doğru yaklaşıyor.Vanuit deze wegen zijn het gehucht Einde en het dorp Swalmen te bereiken.
Ülkemize çok oyunlar onandı.Myślę, że ja dałem tym ludziom wiele moim sposobem gry.
Ülkemize 2013 yılı itibarıyla giriş yapan aracın üç adet motor seçeneği bulunmaktadır.Автомобіль пропонується з березня 2013 року з чотирма варіантами двигунів на вибір.
Biz de sporcuları ülkemize armağan edeceğiz.Návštěvníkům slouží také nová sportoviště.
Ayrıca Honda ülkemize ilk kez Hybrid otomobili bu kasayla getirmiştir.A Honda igazából ezzel az autóval közelítette meg először a prémium-kategóriát.
Biz de sporcuları ülkemize armağan edeceğiz.Kotimaassa Talosela edusti Mäntän Urheilijoita.
Biz de sporcuları ülkemize armağan edeceğiz.Οι αθλητές έπρεπε να παραμείνουν στη χώρα τους.
Ülkemize hoş geldiniz!Καλωσήρθατε στη χώρα μας!
Bu büyülü karışımın ülkemize özge bir şey olduğunu düşünüyorum.Gerakan ini melambangkan telah terjalinnya keakraban dalam persekutuan antarkelompok ini.
Bu barajlar sayesinde ülkemize elektrik sağlanır.Các sông này cung cấp nhiều chất dinh dưỡng cho vùng đất này.
Bu büyülü karışımın ülkemize özge bir şey olduğunu düşünüyorum.這種特別的好道德,便是我們民族的精神。
Ülkemize kışın gelirler.우리나라에서는 겨울에 볼 수 있다.
Biz kahramanların fedakarlıkları takdir ediyoruz, ve ülkemize düşmanlardan uzak tutacağımıza söz veriyoruz.사자들이 싸울 준비를하는 것처럼 준비하고, 적들로부터 우리 나라를 지키리.
Biz de sporcuları ülkemize armağan edeceğiz.הם מעריצים את הספורטאים שלנו.
Biz kahramanların fedakarlıkları takdir ediyoruz, ve ülkemize düşmanlardan uzak tutacağımıza söz veriyoruz.Ние прославяме жертвоготовността на нашия народ, И се заклеваме да не даваме нашата земя на противника.
Eğer ülkemize girmek istiyorsanız doğru şekillerde girin, bir suçlu gibi arka kapıdan değil.Si quieren venir a nuestro país, vengan de la manera apropiada y no por la puerta trasera como un delincuente.
Eğer ülkemize girmek istiyorsanız doğru şekillerde girin, bir suçlu gibi arka kapıdan değil.Никто их силой туда не загонял, и только они виноваты, что оказались в таком положении.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Debemos recuperar al señorito cuanto antes y volver a nuestro país con la manera de conseguir la inmortalidad.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Dobbiamo sbrigarci a ritrovare Sua Altezza, e a riportarlo indietro con il segreto per l'immortalità.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Musimy uwolnić młodego pana i wrócić do naszego kraju z formułą nieśmiertelności.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Nuori herra on löydettävä- -ja vietävä kotiin mukanaan keinot kuolemattomuuteen.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Vi må hente Ling og vende tilbage til vort fædreland med udødelighed.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Vi måste hämta Ling och återvända till vårt hemland med odödlighet.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Πρέπει να τον επαναφέρουμε γρήγορα, και να γυρίσουμε στην πατρίδα με τα μέσα απόκτησης αθανασίας.
Genç efendiyi kurtarıp bir an önce ölümsüzlük taşıyla birlikte ülkemize dönmeliyiz.Надо поскорее найти молодого господина и вернуться на родину, узнав секрет бессмертия.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Det är sagan om den som tog alkemikonsten till vårt land.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Det er eventyret om personen, der bragte alkymien til vores land.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Es un cuento sobre el artista que trajo la alquimia a nuestra tierra.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.É um conto de fadas sobre o artista que levou a alquimia à nossa terra.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.È una leggenda sull'artista che portò l'alchimia nella nostra terra.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Satu taitavasta miehestä, joka toi alkemian maahamme.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.To przypowieść o artyście, który zaszczepił alchemię na tej ziemi.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Παραμύθι για τον καλλιτέχνη που μας έφερε την αλχημεία.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Это сказка о художнике, принесшем на нашу землю алхимию.
Ülkemize gelecek, şehir, ve bana ne yapacağını söyle? Bu adam, sana yüklü bir silah verecek mi?Du fyr, tror jeg ville give dig en ladt pistol?
Ülkemize gelecek, şehir, ve bana ne yapacağını söyle? Bu adam, sana yüklü bir silah verecek mi?Je man, denk dat ik je een geladen pistool?
Ülkemize gelecek, şehir, ve bana ne yapacağını söyle? Bu adam, sana yüklü bir silah verecek mi?날 무엇을 할까? 당신이 사람은 내가 당신에게 장전된 총이나 줄 거라 생각해?
Ülkemize gelecek, şehir, ve bana ne yapacağını söyle? Bu adam, sana yüklü bir silah verecek mi?Sie Kerl, denke ich, würde Ihnen eine geladene Waffe?
Ülkemize gelecek, şehir, ve bana ne yapacağını söyle? Bu adam, sana yüklü bir silah verecek mi?Si fant, mislim, da bi vam nabito pištolo?
Ülkemize gelecek, şehir, ve bana ne yapacağını söyle? Bu adam, sana yüklü bir silah verecek mi?Te srác, gondolom, adnék neked egy töltött fegyvert?
Ülkemize gelecek, şehir, ve bana ne yapacağını söyle? Bu adam, sana yüklü bir silah verecek mi?Tie chlapec, myslím, že by vám nabitú zbraň?
Ülkemize gelecek, şehir, ve bana ne yapacağını söyle? Bu adam, sana yüklü bir silah verecek mi?Tu ragazzo, che mi vuoi dare una pistola carica?
Ülkemize gelecek, şehir, ve bana ne yapacağını söyle? Bu adam, sana yüklü bir silah verecek mi?Ty kluk, myslím, že by vám nabitou zbraň?
Ülkemize gelecek, şehir, ve bana ne yapacağını söyle? Bu adam, sana yüklü bir silah verecek mi?Você cara, acho que eu iria dar-lhe uma arma carregada?
Ülkemize gelecek, şehir, ve bana ne yapacağını söyle? Bu adam, sana yüklü bir silah verecek mi?Voit kaveri, luulen antaisi sinulle ladattu ase?
Ülkemize gelecek, şehir, ve bana ne yapacağını söyle? Bu adam, sana yüklü bir silah verecek mi?Vous gars, pense que je vous donne un fusil chargé?
Ülkemize gelecek, şehir, ve bana ne yapacağını söyle? Bu adam, sana yüklü bir silah verecek mi?Ви хлопець, думаю, я б вам заряджена рушниця?
Ülkemize gelecek, şehir, ve bana ne yapacağını söyle? Bu adam, sana yüklü bir silah verecek mi?Вы парень, думаю, я бы вам заряженное ружье?