ülkem ile cümle

ülkem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.E lo sto facendo anche perché è una cosa normale a casa mia, la gente mangia solo un pasto al giorno.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Ik doe dit ook omdat het thuis normaal is dat mensen één maaltijd per dag eten.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Je le fais aussi parce que chez moi, c'est normal, on ne mange qu'un repas par jour.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Robię to również dlatego, że w moim domu to jest normalna rzecz, ludzie jedzą jeden posiłek dziennie.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Şi fac asta pentru că este un lucru normal la mine acasă, oamenii mănâncă o singură dat pe zi.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Também o faço porque é uma coisa normal na minha terra, vivermos apenas com uma refeição por dia.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Tôi làm điều này còn vì ăn duy nhất một bữa trong ngày là chuyện bình thường ở đất nước tôi.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Und ich tue dies auch, weil es bei mir zuhause normal ist, dass die Leute nur eine Mahlzeit am Tag essen.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Y hago esto también porque es algo normal en mi hogar, la gente come una vez al día.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Правя това също и защото е нещо нормално в моя дом, хората се хранят по веднъж дневно.
Bunu yapıyorum çünkü... Benim ülkemde normal bir şey bu, insanlar günde bir öğün yiyiyorlar.Я это делаю, потому что люди в моей стране обычно едят раз в день.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.Azt terveztem, hogy egész életemben diplomata leszek és a hazámat szolgálom.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.Chciałem do końca życia być dyplomatą, służyć mojemu krajowi.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.Credevo di fare il diplomatico a vita, di servire il mio paese.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.Esperaba que mi vida entera fuera ser diplomático, servir a mi país.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.Ich hatte erwartet, mein ganzes Leben als Diplomat zu verbringen, meinem Land zu dienen.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.Ik verwachtte mijn hele leven een diplomaat te zijn, mijn land te dienen.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.Je m'attendais à être diplomate toute ma vie et servir mon pays.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.전 평생 외교관으로 살고 나라를 위해 일하고자 했었습니다.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.M-am așteptat să fiu diplomat toată viața, să-mi servesc țara.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.Myslel jsem, že budu diplomatem po celý život, že budu sloužit své zemi.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.Tôi dự tính cả đời cống hiến cho ngoại giao, cho quốc gia.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.Περίμενα να είμαι διπλωμάτης όλη μου τη ζωή, να υπηρετώ την πατρίδα μου.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.Очаквах, че цял живот ще бъда дипломат, ще служа на родината си.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.Усе життя я хотів бути дипломатом, служити своїй країні.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.Я думал, что всю свою жизнь буду дипломатом, буду служить своей стране.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.ציפיתי כי כל חיי שאהיה דיפלומט, וכי אשרת את מדינתי.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.توقعت أن أمضي حياتي في العمل الدبلوماسي ، في خدمة بلدي.
Bütün hayatım boyunca diplomat olmayı, ülkeme hizmet etmeyi umdum.大使になることが私の目標でした
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.A to je země, ze které pocházím, Turecko.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Dat is het land waar ik vandaan kom, namelijk Turkije.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Đó là đất nước mà tôi sinh ra, Thổ Nhĩ Kỳ.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Ed è il paese da cui provengo; è la Turchia.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Esse país é o meu país natal, a Turquia.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Et c'est le pays d'où je viens; c'est la Turquie.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Ez az ország, Törökország, ahonnan én jöttem.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Jest to państwo z którego pochodzę -- Turcja.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Je to krajina, odkiaľ pochádzam; Turecko.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.바로 제 모국인 터키입니다.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Och det är det land jag kommer ifrån; det är Turkiet.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Și aceasta este țara de unde vin eu, Turcia.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Und das ist das Land aus dem ich komme; das ist die Türkei.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Yaitu negara asal saya sendiri: Turki.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Y ese es mi país de origen, Turquía.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Και αυτή είναι η χώρα από την οποία κατάγομαι, η Τουρκία.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.И това е държавата, от която аз идвам; това е Турция.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.И это страна, из которой я родом - Турция.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.Це країна, з якої я родом; це Туреччина.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.זו המדינה ממנה אני בא: טורקיה.
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.وهي الدولة التي قدمت منها .. انها تركيا
Bu ülke benim ülkem; Türkiye.というのも、トルコは一度も植民地化されなかったのです。
Bu yalanlamanın AFP'den gelmiş olmasına çok şaşırdım. Ülkemizde haber ajansları yok mu?J'ai été surpris que le démenti vienne de l'AFP, nous n'avons donc pas d'agences de presse locales ?
Bu yalanlamanın AFP'den gelmiş olmasına çok şaşırdım. Ülkemizde haber ajansları yok mu?Me sorprendió que la negativa viniera de la AFP, ¿No tenemos agencias de noticias locales?
Bu yüzden şuan ülkemin 15 trilyon dolar borcu var.현재 미국은 15조 달러의 빚을 지고 있습니다.
Bu yüzden şuan ülkemin 15 trilyon dolar borcu var.Atualmente, o meu país tem uma dívida de 15 biliões de dólares.
Bu yüzden şuan ülkemin 15 trilyon dolar borcu var.De modo que mi país tiene una deuda de 15 billones de dólares.
Bu yüzden şuan ülkemin 15 trilyon dolar borcu var.Dluh mojí země dosahuje 15 bilionů dolarů.
Bu yüzden şuan ülkemin 15 trilyon dolar borcu var.Donc aujourd'hui mon pays a une dette de 15 mille milliards de dollars.
Bu yüzden şuan ülkemin 15 trilyon dolar borcu var.Il mio paese ha un debito di 15 mila miliardi di dollari.
Bu yüzden şuan ülkemin 15 trilyon dolar borcu var.I tak mój kraj ma 15 bilionów dolarów zadłużenia.
İlgili Sayfalar