ülkelerin ile cümle

ülkelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Ar fi putut sa ia cu forta din bogatiile altor tari ca sa ajute la refacerea tezaurului Frantei
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Będą mogli grabić bogactwa innych krajów żeby pomóc wypełnić francuskie szkatuły
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Byli by schopni ukořistit bohatství jiné země a využít ho ve prospěch Francie.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Eles poderão pilhar a riqueza de outros países para ajudar a construir o cofre da França.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.그들은 아마 다른 나라의 부를 약탈할 수 있을 테고 그것으로 프랑스 정부 재원을 재건하는 데 사용할 지도 모릅니다
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Mais si la guerre était un échec et que la France perdait, alors qu'arriverait-il ?
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Sie könnten den Reichtum von anderen Ländern plündern Frankreich helfen den Staatssäckel aufzubauen.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Биха могли да плячкосат богатствата на други държави и така да напълнят френската хазна.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Вони б вивозили багатства з інших країн з метою збудувати французьку скарбницю.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.و لربما استطاعوا أن ينهبوا ثروات البلاد الأخري للمساعدة في بناء خزانة فرنسا.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.それは、フランス財政の助けになる。 仮に状況が悪くなり、フランスが負けたとしても
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.A díky těmto čtyřem charakteristikám je jsou schopni filtrovat ihned, jak přicházejí do země.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.Dan karena empat karakteristik tersebut, mereka dapat menyaringnya saat tiba di dalam negeri.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.Devido a essas quatro características conseguem filtrá-lo à medida que entra no país.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.Dzięki tym czterem właściwościom, można filtrować informacje wpływające do kraju.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.És e négy jellemzőnek köszönhetően meg tudják szűrni, amint az országba érkezik.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.Et à cause de ces quatre caractéristiques ils sont capables de les filtrer à leur entrée dans le pays.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.자국으로 흘러들어오는 순간에 필터링 할 수 있다는 발상입니다. 하지만 마지노선의 요새처럼,
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.Si din cauza acestor 4 caracteristici ei pot sa filtreze ce intra in tara.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.Te štiri lastnosti dopuščajo filtriranje medijskih vsebin, ki prihajajo v državo.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.Und wegen diesen vier Charakteristiken sind sie in der Lage zu Filtern während sie in das Land kommen.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.Vanwege die vier eigenschappen... kunnen ze alles filteren wat het land binnenkomt.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.Y debido a esas cuatro características ellos son capaces de filtrarlos cuando entran al país.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.Και λόγω αυτών των τεσσάρων χαρακτηριστικών μπορούν να τα φιλτράρουν καθώς εισέρχονται στη χώρα.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.Заради тези четири характеристики са в състояние да ги филтрират при влизането им в страната.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.Основываясь на этих 4-х характеристиках, они могут фильтрировать информацию, которая проходит в страну.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.ובגלל 4 התכונות האלה הם יכולים לסנן אותם כאשר הם נכנסים לתוך המדינה.
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.فأنه بمقدورهم تصفيتها قبل أن تدخل البلاد ولكن مثلما خط ماقينوت
Bu dört özellik sayesinde, yurtdışından ülkelerine giren bilgileri kontrol edebiliyorlar.国に入って来る時点で フィルタリングできるのです しかしマジノ線のように
Bu durum rapor eden ülkelerin hemen hepsi için geçerlidir. 14 ülkede tedavi(1) http://isadora.advsh.net/ wszystkie kraje odnotowały wyrost tej średniej (123
Bu durum rapor eden ülkelerin hemen hepsi için geçerlidir. 14 ülkede tedaviQuesto accade in quasi tutti i 22 paesi che hanno fornito dei dati.
Bu durum rapor eden ülkelerin hemen hepsi için geçerlidir.Ez a 22 adatközlő ország közül szinte mindegyikre érvényes.
Bu durum rapor eden ülkelerin hemen hepsi için geçerlidir.Höga nivåer av psykiska störningar rapporteras för denna population.
Bu durum rapor eden ülkelerin hemen hepsi için geçerlidir.In dieser Bevölkerungsgruppe wurde ein hohes
Bu durum rapor eden ülkelerin hemen hepsi için geçerlidir.Les rapports sur les traitements suggèrent
Bu durum rapor eden ülkelerin hemen hepsi için geçerlidir.Lituânia, a Letónia e a Roménia (120).
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Estos países estaban tratando de resolver el como reconstruír sus universidades.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Họ đang cố gắng tìm cách xây dựng lại hệ thống đại học.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Ils réfléchissaient à la manière dont ils pourraient reconstruire leurs universités.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Încercau să-şi dea seama cum îşi pot reclădi universităţile.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.그들은 대학을 재건할 방법을 찾고 있었죠.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Si chiedevano in che modo ricostruire le loro università.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Sie versuchten herauszufinden, wie sie ihre Universitäten wieder aufbauen sollten.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Zastanawiali się jak odbudować swoje uniwersytety.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Ze vroegen zich af hoe ze hun universiteiten opnieuw konden opbouwen.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Προσπαθούσαν να βρουν τρόπους να ξαναχτίσουν τα πανεπιστήμιά τους.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Они пытались понять, как реорганизовать свои университеты.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.Те се опитваха да проумеят как да изградят отново унивурситетите си.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.הם ניסו לחשוב איך לשקם את האוניברסיטאות שלהם.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.وكانوا يحاولون معرفة كيفية إعادة بناء جامعاتهم.
Bu eğitimciler, ülkelerindeki üniversiteleri nasıl yeniden yapılandırmak gerektiğini araştırıyorlardı.旧ソ連における教育は
Bu fikri haklar tüm AB ülkelerinde geçerlidir.Aceste drepturi de proprietate intelectuală sunt valabile în toate ţările UE.
Bu fikri haklar tüm AB ülkelerinde geçerlidir.Die geistigen Eigentumsrechte haben für das gesamte Gebiet der Europäischen Union Gültigkeit.
Bu fikri haklar tüm AB ülkelerinde geçerlidir.Ezek a szellemi tulajdonjogok az EU minden országában érvényesek.
Bu fikri haklar tüm AB ülkelerinde geçerlidir.Příslušná práva související s duševním vlastnictvím platí ve všech zemích EU.
Bu fikri haklar tüm AB ülkelerinde geçerlidir.Te prawa własności intelektualnej obowiązują we wszystkich krajach Unii Europejskiej.
Bu fikri haklar tüm AB ülkelerinde geçerlidir.Tieto práva duševného vlastníctva platia vo všetkých štátoch EÚ.
Bu fikri haklar tüm AB ülkelerinde geçerlidir.Τα εν λόγω δικαιώµατα piνευµατικής ιδιοκτησίας ισχύουν σε όλες τις χώρες της ΕΕ.
Bu grafik ülkelerin performansını gösteriyor.Această diagramă arată rezultatele țărilor.
Bu grafik ülkelerin performansını gösteriyor.Ce graphique présente la performance des pays.

İlgili Sayfalar