ülkeler ile cümle
ülkeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Mali, Sahraaltı Afrika'daki en fakir ülkelerden biridir.Mali is one of the poorest countries in Subsaharan Africa.
Yabancı ülkelerden gelen fikirlere ön yargılı gibi görünüyorsun.You seem to be prejudiced against ideas that come from foreign countries.
Ülkeler barışçıl amaçlarla anlaşmazlıkları çözmekle ilgileniyorlardı.The countries concerned settled the dispute by peaceful means.
Yakıt maliyetinden dolayı deniz aşırı ülkelere uçuş maliyet arttı.The cost of flying overseas has risen with the cost of fuel.
Komşu ülkelerle ticareti desteklemeliyiz.We must promote commerce with neighboring countries.
Genelde Japon arabaları denizaşırı ülkelerde daha popüler.Generally speaking, Japanese cars are popular overseas.
Çoğu gelişmekte olan ülkelerde kentsel nüfus çok hızlı artıyor.The urban population in most developing countries is increasing very fast.
Başka ülkeleri ziyaret edecek misiniz?Are you going to visit any other countries?
Norveç ve Finlandiya gibi ülkelerde kışın çok kar olur.In such countries as Norway and Finland, they have lots of snow in winter.
Çoğu gelişmekte olan ülkeler aşırı nüfustan müzdarip.Most developing countries are suffering from overpopulation.
Bu ülkeler Fransa'ya aitti.Those countries used to belong to France.
Bütün uygar ülkeler savaşa karşıdır.All civilized countries are against war.
Bu, bazı ülkelerde bir hediye ve diğerlerinde rüşvet denilen şeydir.This is what is called a 'present' in some countries and 'bribery' in others.
Bu çiçekler sıcak ülkelerde yetişir.These flowers grow in warm countries.
Bu tür gelenek Asya ülkelerine özgüdür.I think this kind of custom is unique to Asian countries.
Bu abide ülkeleri için hayatlarını veren askerlere adandı.This monument is dedicated to the soldiers who gave their lives to their country.
Bilim adamı sadece Japonya'da değil fakat aynı zamanda yabancı ülkelerde de ünlü.The scientist is famous not only in Japan but also in foreign countries.
Yen yüksekken yabancı ülkelerde seyahat etmek istiyorum.I would like to travel in foreign countries while the yen is strong.
Portakallar sıcak ülkelerde yetişirler.Oranges grow in warm countries.
O ülke, komşu ülkelerle olan diplomatik ilişkileri kesti.That country broke off diplomatic relations with the neighboring countries.
Üç öğrenci kısa konuşmalar yaptılar ve kendilerini ve de ülkelerini tanıttılar.Three students made short speeches and introduced themselves and their countries.
Evlilik gelenekleri ülkelere göre değişir.Marriage customs differ by country.
Konuşma özgürlüğü bazı ülkelerde kısıtlıdır.Freedom of speech is restricted in some countries.
Bana göre, Avustralya, dünyanın en iyi ülkelerden biridir.From my point of view, Australia is one of the best countries in the world.
Benim bakış açıma göre, Avustralya dünyadaki en iyi ülkelerden biridir.From my point of view, Australia is one of the best countries in the world.
Bildiğim kadarıyla, o hiç deniz aşırı ülkelerde bulunmadı.As far as I know, he has never been overseas.
Bir gün yabancı ülkeleri ziyaret edeceğim.I will visit foreign countries someday.
Farklı ülkelerden oyuncak bebekler toplarım.I collect dolls from different countries.
Yabancı ülkelerde bir sürü arkadaşım var.I have many friends in foreign countries.
Biz komşu ülkelerle dostane ilişkileri devam ettirmeliyiz.We should keep up friendly relations with neighboring countries.
Biz hepimiz diğer ülkelerde yabancıyız.We are all foreigners in other countries.
İngilizceni geliştirmek istiyorsan onun konuşulduğu ülkelere gitsen iyi olur.If you are to improve your English, you had better go to countries where it is spoken.
İnsanlar ülkelerini düşmandan kurtardı.The people saved their country from the enemies.
Hükümet, gelişmekte olan ülkelere maddi yardımda bulundu.The government has increased its financial aid to the developing nations.
Batı ülkeleri konuyla ilgili tutumundan dolayı Japonya'ya atlıyor.Western countries are jumping on Japan for its stance on the issue.
Batılı ülkeler doları güçlendirmek için baş başa verip düşünüyorlar.Western nations have to put their heads together to strengthen the dollar.
Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere yardım etmeliler.Advanced countries must give aid to developing countries.
Başka ülkelerin işgali utanç verici bir etkinliktir.The invasion of other countries is a shameful action.
Japonya ve İngiltere ada ülkeleridir.Japan and Britain are island countries.
Japonya, petrol için Arap ülkelerine güvenir.Japan relies on Arab countries for oil.
Japonya gelişmekte olan ülkelere 2 milyar yenlik bir yardım paketini taahhüt etti.Japan guaranteed a 2 billion yen aid package to developing countries.
Japonya petrolde yabancı ülkelere bağımlıdır.Japan depends on foreign countries for oil.
Japonya petrol için diğer ülkelere bağımlıdır.Japan depends on other countries for oil.
Japonya yabancı ülkelere büyük miktarda araba ihraç eder.Japan exports a great number of cars to foreign countries.
Bazı Japonlar ülkelerinin yabancıların gözünde nasıl göründüğü hakkında endişeli.Some Japanese are concerned about how their country looks in the eyes of foreigners.
Avrupa'daki birçok ülkeleri ziyaret etti.He has visited most countries in Europe.
O sık sık yabancı ülkelere seyahat eder.He often travels to foreign countries.
Onlar istilacılara karşı ülkelerini savundular.They defended their country against the invaders.
Doğu ülkelerinin kültürlerinin öğrenimini yaptı.He has studied the cultures of Eastern Countries.
O, az bilinen ülkeler hakkındaki gerçekleri toplamak için dünyayı dolaşıyor.He travels about the world gathering facts about little known countries.
Onlar batı ülkeleriyle iletişim kurdular.They communicated with the Western countries.
Onlar ülkelerini terk ettiler.They abandoned their country.
Onlar ülkeleri uğruna savaştılar.They fought for the sake of their country.
Onlar ülkelerini savundular.They defended their country.
Ülkelerinin savunmasında savaştılar.They fought in defense of their country.
Ülkeler kültür olarak farklıdır.Countries differ in culture.
Askerler ülkeleri için ölmeye hazırdı.The soldiers were ready to die for their country.
Amerika Birleşik Devletleri, demokratik ülkelerin tipik bir örneğidir.The United States is typical of the democratic countries.
Ülkeler dostça ilişkileri sonlandırdı.The countries terminated friendly relations.
Hangi ülkeler Slovenya ile sınır komşusudur?What countries border on Slovenia?
İlgili Sayfalar