ügü ile cümle

ügü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Lea, ‹‹Uğurum!›› diyerek çocuğa Gad adını verdi.ותאמר לאה בגד ותקרא את שמו גד׃
Lea, ‹‹Uğurum!›› diyerek çocuğa Gad adını verdi.فقالت ليئة بسعد. فدعت اسمه جادا.
Lea, ‹‹Uğurum!›› diyerek çocuğa Gad adını verdi.利 亞 說 、 萬 幸 、 於 是 給 他 起 名 叫 迦 得 。 〔 就 是 萬 幸 的 意 思
Lea, ‹‹Uğurum!›› diyerek çocuğa Gad adını verdi.利亞說 、 萬幸 、 於是 給 他 起名 叫 迦得 。 〔 就 是 萬幸 的 意思
Lütfen hepiniz merhumu uğurlamak için biraz daha yaklaşın.À tous, rapprochez-vous s'il vous plaît.
Lütfen hepiniz merhumu uğurlamak için biraz daha yaklaşın.Cu toţii, vă rog să o însoţiţi de aproape.
Lütfen hepiniz merhumu uğurlamak için biraz daha yaklaşın.Iedereen, kom alstublieft dichterbij zitten.
Lütfen hepiniz merhumu uğurlamak için biraz daha yaklaşın.Prego tutti voi di avvicinarvi per starle accanto in questo momento.
Lütfen hepiniz merhumu uğurlamak için biraz daha yaklaşın.Prosim, pridite bližje.
Lütfen hepiniz merhumu uğurlamak için biraz daha yaklaşın.Pueden acercarse, por favor.
Lütfen hepiniz merhumu uğurlamak için biraz daha yaklaşın.Todos, por favor, fiquem a uma certa distância.
Lütfen hepiniz merhumu uğurlamak için biraz daha yaklaşın.Παρακαλώ, ο καθένας να την αποχαιρετήσει από εδώ.
Lütfen hepiniz merhumu uğurlamak için biraz daha yaklaşın.Прошу всех приблизиться к ней для прощания.
Lütfen hepiniz merhumu uğurlamak için biraz daha yaklaşın.فليقترب الجميع لإلقاء نظرة الوداع من فضلكم
Lütfen, merhumu dualarınızla uğurlayın.Despedidla todos con una oración.
Lütfen, merhumu dualarınızla uğurlayın.Iedereen, zeg vaarwel met een gebed.
Lütfen, merhumu dualarınızla uğurlayın.Namenimo ji, prosim, kratko molitev.
Lütfen, merhumu dualarınızla uğurlayın.Salutiamola con una preghiera.
Lütfen, merhumu dualarınızla uğurlayın.Toată lumea, vă rog să o însoţiţi cu o rugăciune.
Lütfen, merhumu dualarınızla uğurlayın.Toda a gente, vamos fazer uma oração.
Lütfen, merhumu dualarınızla uğurlayın.Tout le monde, vous pouvez lui dire au revoir avec une prière.
Lütfen, merhumu dualarınızla uğurlayın.Ας την ξεπροβοδίσουμε όλοι με μια προσευχή.
Lütfen, merhumu dualarınızla uğurlayın.Прошу всех произнести прощальную молитву.
Lütfen, merhumu dualarınızla uğurlayın.يا جماعة من فضلكم ودعوها وادعوا لها
Niçin Tüccar Wang Gil Dong'u uğurlamaya gitmedi?¿Por qué no ha ido el Mercader Wang a despedirte de Gil Dong?
Niçin Tüccar Wang Gil Dong'u uğurlamaya gitmedi?Pourquoi le marchand Wang n'est-il pas allé voir Gil Dong partir ?
Niçin Tüccar Wang Gil Dong'u uğurlamaya gitmedi?Tại sao lái buôn Vương không đi tiễn Gil Dong nhỉ?
Niçin Tüccar Wang Gil Dong'u uğurlamaya gitmedi?Защо Уанг не е отишъл да го изпрати?
Niçin Tüccar Wang Gil Dong'u uğurlamaya gitmedi?Почему торговец Ван не пошёл провожать Гиль Дона, ведь он был его другом?
Nocebo etkisi bunun tersidir. Üç uğursuz kız kardeşin öyküsü nocebo etkisine örnektir.W przypadku efektu nocebo jest odwrotnie, jak w historii o trzech siostrach, na których ciążyła klątwa.
O bir avukat oldu. Bu uğursuz geldi.그는 변호사되었습니다. 그런 불길한 소리.
O bir avukat oldu. Bu uğursuz geldi.Whatそれらの間の関係であり、どのような彼の繰り返しの訪問の目的?
O bir avukat oldu. Bu uğursuz geldi.הוא היה עורך דין. זה נשמע מאיים.
O bir avukat oldu. Bu uğursuz geldi.وكان محام. وبدا أن لا تحمد عقباها.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.A odprawiwszy je, odszedł na górę, aby się modlił.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.Appena li ebbe congedati, salì sul monte a pregare
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.A rozlúčiac sa s nimi odišiel na vrch modliť sa.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.A rozpustiv je, šel na horu, aby se modlil.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.Dupăce Şi -a luat rămas bun dela norod, S'a dus în munte, ca să Se roage.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.E, tendo-a despedido, foi ao monte para orar.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.In poslovivši se od njih, odide na goro molit.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.Ja sanottuaan heille jäähyväiset hän meni pois vuorelle rukoilemaan.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.무리를 작별하신 후에 기도하러 산으로 가시다
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.Minekutána pedig elbocsátotta õket, fölméne a hegyre imádkozni.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.Ngài lìa khỏi chúng rồi , thì lên núi mà cầu_nguyện .
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.Ngài lìa khỏi chúng rồi, thì lên núi mà cầu nguyện.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.Och när han hade tagit avsked av folket, gick han därifrån upp på berget för att bedja.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.Og da han havde taget Afsked med dem, gik han op på Bjerget for at bede.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.Og da han skiltes fra dem, gikk han op i fjellet for å bede.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.Quand il l`eut renvoyée, il s`en alla sur la montagne, pour prier.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.Setelah melepaskan orang banyak itu, Yesus pergi ke bukit untuk berdoa
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.Toen iedereen weg was, ging Jezus de berg op om te bidden. Alleen.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.Und da er sie von sich geschafft hatte, ging er hin auf einen Berg, zu beten.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.Y habiéndose despedido de ellos, se fue al monte a orar
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.και απολυσας αυτους, υπηγεν εις το ορος να προσευχηθη.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.И, отпустив их, пошел на гору помолиться.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.И след като се прости с тях, отиде на бърдото да се помоли.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.І, відпустивши їх, пійшов на гору молитись.
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.ויהי אחר שלחו אתם ויעל ההרה להתפלל׃
Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.وبعدما ودعهم مضى الى الجبل ليصلّي.

İlgili Sayfalar