ügü ile cümle
ügü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Düşman sevinçle uğuldadıDe vijand barstte los in koren
Düşman sevinçle uğuldadıEl enemigo terrible gritó de alegría
Düşman sevinçle uğuldadıIl nemico lanciò un terribile grido di gioia
Düşman sevinçle uğuldadıIn grausamer Freude schrien des Feindes Heere.
Düşman sevinçle uğuldadı İnsanlar korkuyla ağlayarak kaçarkenFjenden skreg i horribel jubel mens mænd løb i frygt og råbte...
Düşman sevinçle uğuldadıL'ennemi hurla avec une terrible hilarité
Düşman sevinçle uğuldadıNepriateľ jasá v strašnom veselí
Düşman sevinçle uğuldadıO inimigo urrou de felicidade
Düşman sevinçle uğuldadıThe enemy howled in terrible mirth Zawyło z uciechy wroga złe plemię
Düşman sevinçle uğuldadıΜε απαίσια ούρλιαξαν οι εχθροί χαρά
Düşman sevinçle uğuldadıВраг в жуткой радости возликовал,
Düşman sevinçle uğuldadı我らが民は逃げ惑う
Ebe, bu üç kız kardeşin talihsiz bir günde doğduklarını ve bunun uğursuz olduğunu söylüyor.La levatrice annunciò che queste tre bimbe, nate in un giorno così infausto, erano tutte maledette.
Ebe, bu üç kız kardeşin talihsiz bir günde doğduklarını ve bunun uğursuz olduğunu söylüyor.La partera pregonó que estas tres bebés, nacidas en un día de fe, estaban todas embrujadas.
Ebe, bu üç kız kardeşin talihsiz bir günde doğduklarını ve bunun uğursuz olduğunu söylüyor.Moaşa a prezis că fetiţele născute într-o astfel de zi, erau blestemate.
Ebe, bu üç kız kardeşin talihsiz bir günde doğduklarını ve bunun uğursuz olduğunu söylüyor.Και η μαμή ανακοίνωσε πως αυτά τα τρία μωρά, γεννημένα μια τέτοια μοιραία μέρα, ήταν όλα καταραμένα.
Ebe, bu üç kız kardeşin talihsiz bir günde doğduklarını ve bunun uğursuz olduğunu söylüyor.И акушерка предрекла, что все дети, рождённые в такой суеверный день, подвержены порче.
Ebe, bu üç kız kardeşin talihsiz bir günde doğduklarını ve bunun uğursuz olduğunu söylüyor.והמיילדת הכריזה ששלושת התינוקות האלו, נולדו בכזה יום חדור אמונה, כולן מכושפות
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSEloy CuadraEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSErik Kjær PedersenEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSGilles Caulier, Joëlle Cornavin, Thibaut Cousin, François-Xavier DuranceauEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSJan Prokop Stanislav Visnovsky Martin MančuškaEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSJosé Nuno PiresEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSKlára CihlářováEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSMarta Rybczyńska Jerzy SkalskiEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSMohamed SAAD محمد سعدEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSPark ShinjoEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSRinse de Vries, Ruurd F. Pels, Bram SchoenmakersEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSRok Papež, Roman Maurer, Gregor RakarEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSSergiu BivolEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSSimone SolinasEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSStefan AsserhällEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSSzántó TamásEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSTaiki Komoda,Noboru Sinohara,Hideki Ikemoto,Shimada Hirofumi,Kurose ShushiEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSTapio Kautto, Teemu Rytilahti, Tapio Mattila, Jorma KarvonenEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSΤούσης Μανώλης, Σπύρος ΓεωργαράςEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSВасил СтоевEMAIL OF TRANSLATORS
Erkan Kaplan, Bülent Bolat, Uğur ÇetinEMAIL OF TRANSLATORSЮрій ЧорноіванEMAIL OF TRANSLATORS
Fışkırtan balina Inn? Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzSpouter Inn: -.? פיטר קופין "קופין - Spouter - רעות למדי כי
Fışkırtan balina Inn? Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzSpouter 호텔 : -.? 피터 코핀은 "코핀 - Spouter - 그걸 오히려 불길한
Fışkırtan balina Inn? Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzنزل الثرثار : --؟ بيتر التابوت "التابوت -- الثرثار -- لا تحمد عقباها وإنما في أن
Fışkırtan balina Inn? Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz特定の接続、思想I.
Gece gündüz bu uğurda çalışırdı.그는 그것에 대 한 하루 종일 일했다.
Gece gündüz bu uğurda çalışırdı.عمل ليلاً ونهاراً لذلك.
Gerçekten de. O profesörle yine karşılaşması gerçekten de uğursuzluk olmalı.لابد وان حظها سيء عندما اشرفت على اختباره تلك البروفيسوره
Gerçekten de. O profesörle yine karşılaşması gerçekten de uğursuzluk olmalı.どうする? デートの約束はお流れだな
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.A Gileádból való Barzillai is eljöve Rógelimból, és általméne a királylyal a Jordánon, kisérvén õt a Jordánon.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.Ano i Barzillai Galádský vyšel z Rogelim, a přepravil se s králem přes Jordán, aby ho zprovodil za Jordán.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.Bát-xi-lai ở Ga-la-át cũng từ Rô-ghê-lim xuống , và qua sông Giô-đanh với vua đặng đưa vua đến bên kia sông .
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.Bát-xi-lai ở Ga-la-át cũng từ Rô-ghê-lim xuống, và qua sông Giô-đanh với vua đặng đưa vua đến bên kia sông.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.I Barzillaj Gileádsky sišiel s Rogelíma a prepravil sa s kráľom cez Jordán, odprevadiac ho za Jordán.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.In Barzilaj Gileadčan je prišel doli iz Rogelima in je šel s kraljem čez Jordan, da bi ga spremil čez Jordan.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.Juga Barzilai orang Gilead itu datang dari Rogelim untuk mengiringi raja menyeberangi Sungai Yordan
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.길르앗 사람 바르실래가 왕을 보내어 요단을 건네려고 로글림에서 내려와서 함께 요단에 이르니
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.Også Gileaditen Barzillaj drog ned fra Rogelim og fulgte med Kongen for at ledsage ham til Jordan.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.И Верзеллий Галаадитянин пришел из Роглима и перешел с царемИордан, чтобы проводить его за Иордан.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.Тоже и галаадецът Верзелай слезе от Рогелим та премина Иордан с царя, за да го изпрати оттатък Иордан.
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.וברזלי הגלעדי ירד מרגלים ויעבר את המלך הירדן לשלחו את בירדן׃
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.ونزل برزلاي الجلعادي من روجليم وعبر الاردن مع الملك ليشيعه عند الاردن
Gilatlı Barzillay da Şeria Irmağını geçişte krala eşlik edip onu uğurlamak üzere Rogelimden gelmişti.基 列 人 巴 西 萊 從 羅 基 琳 下 來 、 要 送 王 過 約 但 河 、 就 與 王 一 同 過 了 約 但 河