üçe ile cümle
üçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ayrıca 10 NADH oluşturuyorlar ve bunların her biri elektron taşıma zincirinde üçer tane ATP'ye dönüşüyorlar. -Powstaje też łącznie 10 cząsteczek NADH, a każda z nich, w idealnych warunkach, daje po 3 cząsteczki
Ayrıca 10 NADH oluşturuyorlar ve bunların her biri elektron taşıma zincirinde üçer tane ATP'ye dönüşüyorlar. -שהחברים האלה לא רק מייצרים שני ATP בכל אחד מהשלבים האלה.
Ayrıca 10 NADH oluşturuyorlar ve bunların her biri elektron taşıma zincirinde üçer tane ATP'ye dönüşüyorlar. -هم ينتجون أيضا ، مجتمعين ، 10 NADH وكل منها تنتج 3 ATP في الظروف المثالية
Ayrıca her biri 20 dolar'dan kiracılarla dolu-- şehirin fakirlerin yaşadığı bölgesinde bunu üçe çarpın.피트 당 20달러씩 받는 주요 세입자는 다 찼는데 도시 한복판 다른 곳 임대료의 세 배쯤 되네요.
Ayrıca her biri 20 dolar'dan kiracılarla dolu-- şehirin fakirlerin yaşadığı bölgesinde bunu üçe çarpın.È pieno di importanti locatari a 20 dollari a piede -- è il triplo nel mezzo del ghetto.
Ayrıca her biri 20 dolar'dan kiracılarla dolu-- şehirin fakirlerin yaşadığı bölgesinde bunu üçe çarpın.Es ist voll von Anker-Mietern bei 20 Dollar pro Fuß -- verdreifache das in der Mitte der Innenstadt.
Ayrıca her biri 20 dolar'dan kiracılarla dolu-- şehirin fakirlerin yaşadığı bölgesinde bunu üçe çarpın.És tele van első fecske bérlőkkel négyzetméterenként 200 dollárért -- háromszorosa a belvárosi áraknak.
Ayrıca her biri 20 dolar'dan kiracılarla dolu-- şehirin fakirlerin yaşadığı bölgesinde bunu üçe çarpın.Este plin de spaţii de închiriat la 20 de dolari metrul -- triplu faţă de centrul oraşului.
Ayrıca her biri 20 dolar'dan kiracılarla dolu-- şehirin fakirlerin yaşadığı bölgesinde bunu üçe çarpın.Het zit vol kernhuurders tegen 20 dollar per voet -- doe dat maal drie in de binnenstad.
Ayrıca her biri 20 dolar'dan kiracılarla dolu-- şehirin fakirlerin yaşadığı bölgesinde bunu üçe çarpın.В нем полно ключевых арендаторов, которые платят 20 долларов за фут. Втрое больше, чем в центре города.
Ayrıca her biri 20 dolar'dan kiracılarla dolu-- şehirin fakirlerin yaşadığı bölgesinde bunu üçe çarpın.Имаме и много наематели, от по 20 долара на фут -- утроете това в центъра на града.
Ayrıca her biri 20 dolar'dan kiracılarla dolu-- şehirin fakirlerin yaşadığı bölgesinde bunu üçe çarpın.יש בו גם דיירי עוגן רבים ב-20 דולר לרגל -- תכפילו את זה פי 3 בלב מרכז הפשע העירוני.
Ayrıca her biri 20 dolar'dan kiracılarla dolu-- şehirin fakirlerin yaşadığı bölgesinde bunu üçe çarpın.وهو مليئ بالمستأجرين بسعر 20 دولار للقدم ثلاثة اضعاف الايجار بداخل وسط المدينة
Ayrıca her biri 20 dolar'dan kiracılarla dolu-- şehirin fakirlerin yaşadığı bölgesinde bunu üçe çarpın.インナーシティーの3倍の価格です 噴水もあります
Beni koru. Pekala çocuklar, üçe kadar saydığımda onu korumak için ateş açacağız!Kau harus bangga untuk itu.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.그는 우리와 일하면서 새벽 3시까지 사무실에 있었어요. 그리고 그에게는 일종의 방랑자 같은 면이 있었죠.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.Anh ta ở văn phòng đến tận 3 giờ sáng làm việc với chúng tôi và có cảm giác của 1 người du mục trong anh ta.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.A potem się pakował i wyjeżdżał. Zawsze było w nim coś z nomady.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.Bent volt tudod az irodában és hajnali háromig dolgozott velünk és valahogy ez a nomád érzés vette körül.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.Hij was tot drie uur 's ochtends met ons aan het werk en er ging een echte nomade in hem schuil.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.Stătea în birou până la trei dimineaţa, să lucreze cu noi, şi avea un fel de aer de nomad.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.Zvykol byť v kancelárii do tretej rána pracujúc s nami, mal v sebe niečo nomádske.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.Знаете, он бывал в офисе с трех утра, работая с нами, и в нем был некий дух странствий.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.Стоеше в офиса до три сутринта и работеше с нас, и номадът в него се усещаше.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.היית יודע שהוא יהיה במשרד עד שלוש בבוקר עובד איתנו והייתה בו מין תחושה של הנווד.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.كان كثيراً ما يبقى في المكتب حتى الثالثة صباحاً يعمل معنا و كنت لتحس بأنه من النوع المحب للتجوال.
Biliyorsunuz ki bizimle çalışarak sabah üçe kadar ofiste olacaktı ve onda biraz bedevi duyusu vardı.彼には放浪者的感覚があったね 鉄道駅で亡くなったことほど悲惨なものはないけれど
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.완전히 스스로 움직이는 로봇들이 3대3으로 시합하는 모습을 볼 수 있습니다.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.Các bạn sẽ thấy pha hành động, 3 chọi 3, hoàn toàn tự động.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.Je gaat de actie kunnen zien, drie tegen drie, volledig autonoom.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.Mindjárt látják az akciót, három a három ellen, teljesen önállóan.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.Sie werden nun das tatsächliche Spiel sehen, drei gegen drei, vollständig unabhängig.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.State per vedere l'azione, tre contro tre, completamente autonoma.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.Tady máte možnost vidět hru, tři proti třem, zcela samostatně.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.Uvidíte, ako to išlo, traja proti trom, úplne samostatní.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.Van a ver la acción, tres contra tres, completamente autónomos.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.Veţi vedea acţiunea, trei împotriva a trei, complet autonomi.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.Vous allez voir l'action, 3 contre 3, de façon complètement autonome.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.Zobaczycie akcję, trzech na trzech, w pełni autonomicznych.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.Πρόκειται να δείτε σε δράση, τρεις εναντίον τριών, τελείως αυτόνομα.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.Сейчас вы увидите игру трех против трех, совершенно автономных.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.Ще видите действието, три на три, напълно автономно.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.אתם עומדים לראות את האקשן, שלושה נגד שלושה, אוטונומיים לחלוטין.
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.وسوف ترون هنا .. 3 ضد 3 وهي ذاتية التحكم تماما
Birazdan aksiyonu göreceksiniz, üçe karşı üç, tümüyle özerk.試合を行います そら入った!
Bir bölü üçe bir ekleyince dört bölü üç elde ediyoruz.1+1/3=4/3이기 떄문이죠
Bir bölü üçe bir ekleyince dört bölü üç elde ediyoruz.Sečteme 1 a (1 lomeno 3) a máme (4 lomeno 3).
Bir bölü üçe bir ekleyince dört bölü üç elde ediyoruz.Você adiciona 1 a 1/3 e obtém 4/3.
Bir bölü üçe bir ekleyince dört bölü üç elde ediyoruz.Добавяте 1 към 1/3, получавате 4/3.
Bir bölü üçe bir ekleyince dört bölü üç elde ediyoruz.نضيف 1 الى 1/3، فنحصل على 4/3
Bir yılda dört çeyrek var, üçer aylık süreler.通常 3 月、6 月
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.이 물고기는 제가 가장 좋아하는 물고기 중 하나로 머리의 각 면에 헤드라이트를 3개씩 가졌지요.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.A ta ryba, która jest jedną z moich ulubionych, ma trzy "światła" umieszczone po bokach głowy.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.A táto ryba, jedna z mojich najobľúbenejších, má tri čelné svetlá na každej strane hlavy.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.E questo pesce, che e' uno dei miei preferiti, ha tre luci frontali ad entrambi i lati della testa.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.Et ce poisson là, qui est l'un de mes préférés, a trois phares de chaque coté de sa tète.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.Iar acest pește, care este unul dintre preferații mei, are câte trei lumini de fiecare parte a capului.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.Og denne fisk, som er en af mine favoritter, har tre forlygter på hver side af hovedet,
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.Und dieser Fisch ist einer meiner Favoriten, er hat drei Lichter am Kopf, eins auf jeder Seite.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.Y este pez, uno de mis favoritos, tiene tres luces delanteras a cada lado de su cabeza.
İlgili Sayfalar