üçe ile cümle

üçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yaptığı plana göre orduyu üçe ayırdı.Voor de aanval besloot hij zijn leger in drieën te verdelen.
Bunun garanti olması için üçe kadar sayılır.Dit is bijna drie keer zoveel als normaal.
Tom altı ay içerisinde yatırımını üçe katladı.Tom heeft zijn investering verdriedubbeld in zes maanden.
Tom altı ayda yatırımını üçe katladı.Tom heeft zijn investering verdriedubbeld in zes maanden.
Turnuvada ilk üçe kalmıştır.W pierwszym konkursie turnieju był trzeci.
(Diğer oğullarına da Üçokları üçe bölmüştür.)Outsiders - And the Three Shall Save You (ang.).
Her oyuncunun üçer taşı bulunur.Każdy gracz ma 3 kolumny.
Tekli Yeni Zelanda'da ilk üçe girmeyi başardı.W Nowej Zelandii znalazł się w pierwszej trójce.
Tabanda (dip) yer alan yaprakların sapı üç sapçığa ayrılır ve her birinin ucunda üçer yaprakçık bulunur.甲と乙 Kou to Otsu), na twarzy każdej z nich jest krąg z trzema otworami tworzącymi trójkąt.
Ortada göbek taşı ve iki tarafında üçerden 6 kurna vardır.W okolicach głowy i ramion ma sześć odnóży, po trzy z każdej strony.
Hristiyan mezhepleri, üçe ayrılmaktadır.U podnóża wzgórza chrześcijanie podzielili się na trzy zgrupowania.
Josep Guardiola ve Carlo Ancelotti, kupayı iki farklı takımla üçer kez kazanma başarısı göstermişlerdir.Carlo Ancelotti och Josep Guardiola är de är de enda tränarna som vunnit 3 titlar i 2 olika klubbar.
Daha sonra bu üçe en son ikiye düşürüldü.Senare minskades antalet till två.
Şumnu'dan göçtüklerinde üçe ayrılmışlardır.Från den släpptes tre hitsinglar.
Daha sonra bu üçe en son ikiye düşürüldü.Пізніше ця сума була зменшена вдвічі.
Genelde yalnız yaşarlar ama bazen ikişer veya üçer bireyin birlikte yem aradığıda görülür.Зазвичай він один, втім, останнім часом зустрічаються плати з двома, а то і з трьома відеороз'ємами.
Hristiyan mezhepleri, üçe ayrılmaktadır.Křesťané byli rozděleni na tři části.
Ancak gerekli durumlarda bu sayı üçe çıkabilir.V případě potřeby lze kapacitu zvětšit až trojnásobně.
Ses dalgaları üçe ayrılır.Tok Visly se dělí na tři části.
Anadolu Selçuklu Devleti birkaç kez iki ve üçe bölündü.Generalul Țenescu a ordonat: două-trei ore.
Ayrıca, metal-ligand bağ değeri birden üçe kadar uzanabilir.De asemenea, ordinul de legătură dintre metal și ligand poate varia de la unu la trei.
Bu simbiyotik ilişkiler parazitizm, mutualizm ve komensalizm olarak üçe ayrılırlar.Aceste relații simbiotice pot fi plasate în sfera parazitismului, mutualismului sau comensalismului.
1946 ve 1950 Avrupa şampiyonalarında üçer madalya kazandı.Germania nu a fost invitată în 1946 și 1950 la campionatele europene respective.
Üçe kadar sayacağım yapamazsan anneni vururum der.Háromig számolok, aztán lövünk.'
Bu manevralar, Berlin'in güneyindeki Alman kuvvetlerini üçe bölmüştür.Ezek a manőverek 3 részre osztották a déli német erőket.
2, 3 ve 4 sıralı olmak üzere üçe ayrılılar.Amelyik 2, 3 illetve 4 oldalt fog át.
(Bazı değerlere sahip açılar üçe bölünebilir ama her açı üçe bölünemez.)(Bárki egyetérthet a két állítás közül az egyikkel, anélkül hogy egyetértene a másikkal.
İki sırada üçer odadan oluşmaktadır.Két kötetben három rész.
Saatlerin üst kısımlarda üçer pencere kuşağı bulunmaktadır.Az ablakok felett vannak az órák helyei.
Hristiyan mezhepleri, üçe ayrılmaktadır.Bár keresztények, megszegik a parancsot.
Bu simbiyotik ilişkiler parazitizm, mutualizm ve komensalizm olarak üçe ayrılırlar.Ezeket a szimbionta kapcsolatokat feloszthatjuk parazita, mutualista és kommenzalista típusúakra.
1541 yılında Türklerin Buda'yı fethetmesiyle ülke üçe bölündü.Véglegesen 1541-ben került török kézre Buda elfoglalásával együtt.
Final etabında takımlar üçerli E ve F gruplarına ayrıldılar.Ezeket a járatokat később áthelyezték az új terminál C és D részlegére.
Takımlar, bir, iki ve üçer kişiden oluşabilirler.Az árazógépek lehetnek egy-, két- vagy háromsorosak.
Oyun, üçer kişilik iki takım ile oynanır.Peliin ottaa osaa kaksi kolmehenkistä joukkuetta.
Bir eleme turundan sonra 24 takım 8 grupta üçer takım halinde oynamıştır.Näin yhdessä divisioonassa pelaa seitsemän ja kolmessa kahdeksan joukkuetta.
Forum üçe üç kavgayla sonuçlandı.Kolmijalan omistuksesta tuli kiista.
Diğerleri ise üçer takımdan oluşmuştu.Joukko muodostui kolmesta ryhmästä.
On bir ülkenin katıldığı organizasyonda, takımlar üçerli üç ve iki takımlı bir gruba ayrıldı.Sijalle 10 sijoittuneet joukkueet karsivat Kakkosen sarjapaikasta Kolmosen joukkueiden kanssa.
Küçük mavi kuşlar(Jay,Jake,Jim grup adları the blues): Dokunulduğunda üçe bölünür.Siniset linnut (Jimi, Jani ja Joni) ovat pieniä lintuja, jotka pystyvät jakautumaan kolmeksi.
Bu yüzden, örneğin, üç kere dört, dört kere üçe eşittir.Lisäksi hän ylti kolme kertaa kakkoseksi ja neljä kertaa kolmoseksi.
Antik Yunan tiyatro sanatında oyunlar tragedya,satirik ve komedya olarak üçe ayrılırdı.Varhaisimmat teatterimuodot olivat tragedia, komedia ja satyyrinäytelmät.
Ses dalgaları üçe ayrılır.Οι σάλπιγγες ηχούν τρεις φορές.
Taylor Swift'in dört ödül kazandığı törende; Black Eyed Peas ve Kings of Leon üçer ödül kazandı.Η Τέιλορ Σουίφτ κέρδισε τέσσερα Γκράμι, ενώ οι Black Eyed Peas, Jay-Z & Kings of Leon κέρδισαν τρία.
Özdal Üçer (d.Οι άλλοι τρεις (W.
Diğerleri ise üçer takımdan oluşmuştu.Οι υπόλοιποι συνεχίζουν πλέον ως τρίο.
Brian Kirk ve Daniel Minahan üçer bölüm yönetirken Alan Taylor sezonun son iki bölümünü çekmiştir.Brian Kirk og Daniel Minahan instruerede tre episoder hver, og Alan Taylor instruerede de sidste to.
Turnuvada ilk üçe kalmıştır.Det første år blev han nummer tre i Touren.
Ses dalgaları üçe ayrılır.Ringgaden er delt op i tre.
Daha sonra bu üçe en son ikiye düşürüldü.Først av disse kom to-dørs sedan.
İçinde üçe ayrılırlar.Den er delt i tre.
(Bazı değerlere sahip açılar üçe bölünebilir ama her açı üçe bölünemez.)(Hvis man har behov for å bruke flere argumenter, kan man dele argumentene opp i tre hovedkategorier.
Grubun kendi ülkesi İsveç'te ise şarkı, her iki sürümüyle de ilk üçe girmeyi başardı.I hans hjemland, Sveits, klarte begge singlene en førsteplass.
Piyasadaki köpek yiyecekleri konserve (yaş), kuru ve nemli olmak üzere üçe ayrılır.Tidligere ble det også laget truger for hester, både i tre og metall.
Ancak gerekli durumlarda bu sayı üçe çıkabilir.Dette skal eventuelt gjøres i tre trinn.
1541 yılında Türklerin Buda'yı fethetmesiyle ülke üçe bölündü.Da tyrkerne erobret den viktige byen Buda i 1541, var Ungarn i praksis delt i tre.
Şarkı bunun yanı sıra Yeni Zelanda'da ilk üçe girmeyi başarmıştır.I tillegg nådde sangen først 33.-plass og senere førsteplass i New Zealand.
İki sırada üçer odadan oluşmaktadır.Dobbeltboller er dreiet av tre.
Antik Yunan tiyatro sanatında oyunlar tragedya,satirik ve komedya olarak üçe ayrılırdı.Teateret i antikkens Hellas besto av tre typer drama: tragedie, komedie, og satyrspill.
2, 3 ve 4 sıralı olmak üzere üçe ayrılılar.Beberapa proyek akan melalui langkah 2, 3 dan 4 beberapa kali.
İlgili Sayfalar