Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?It's pithy almost to the point of being meaningless, but it rings familiar and true, doesn't it?
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.There's a great quote that saved me this past year by Theodore Roosevelt.
İkinci özlü söz: "Varlıkları oldukları gibi değil, olabilecekleri gibi görün."The second quotation is, "See things not as they are, but as they might be."
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var작년의 저를 구해준 훌륭한 문구가 있습니다.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.C'è una bella frase che mi ha salvata lo scorso anno, era di Theodore Roosevelt.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.Có một đoạn trích dẫn từ bài diễn văn của cựu tổng thống Theodore Roosevelt. đã cứu tôi trong năm qua.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.Der er et fantastisk citat, som har reddet mig i det sidste år af Theodore Roosevelt.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.Det finns ett citat som räddat mig det gångna året av Theodore Roosevelt.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.Ein tolles Zitat hat mich durchs letzte Jahr gebracht, von Theodore Roosevelt.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.Er is een geweldig citaat dat me dit jaar al vaak heeft gered, van Theodore Roosevelt.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.Há uma citação maravilhosa que me salvou o ano passado, de Theodore Roosevelt.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.Il y a une merveilleuse citation qui m'a sauvé l'année dernière de Theodore Roosevelt.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.Jeden skvělý citát mě v posledním roce zachránil - od Theodora Roosevelta.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.Theodor Roosevelt povedal vetu, ktorá ma minulý rok zachránila.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.Un citat extraordinar m-a salvat în ultimul an, de Theodore Roosevelt.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.V tem letu me je rešila sijajna misel, ki jo je izrekel Theodore Roosevelt.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.Υπάρχει ένα υπέροχο ρητό που με έσωσε τον τελευταίο χρόνο, και ανήκει στον Θίοντορ Ρούσβελτ.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.Есть прекрасная цитата Теодора Рузвельта, которая спасла меня в прошлом году.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.Є видатна цитата Теодора Рузвельта, що рятувала мене протягом минулого року.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.Има един велик цитат, който ме спасяваше последната година, на Теодор Рузвелт.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz varUna gran cita me salvó el año pasado.
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz varVan egy nagyszerű idézet
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz varישנו ציטוט שהציל אותי בשנה האחרונה
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz varهناك مقولة رائعة أنقذتني في السنة الماضية
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz varルーズベルトの言葉でした
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?C'est mystérieux au point d'en perdre presque toute signification, mais cela sonne juste et familier, non ?
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?E atât de puternic încât e aproape să-şi piardă sensul, dar sună familiar şi adevărat, nu-i aşa?
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?È incisivo al punto da essere quasi privo di significato, ma suona autentico e familiare, vero?
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?Es conciso, casi al extremo de carecer de sentido, pero suena familiar y verdadero, ¿no?
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?Het is kort en bondig, zover zelfs dat het bijna nietszeggend is, maar het klinkt bekend en waar:
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?In seiner Prägnanz ist dieser Satz fast schon bedeutungslos, doch klingt er vertraut und wahr, oder nicht?
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?Jest zwięzłe prawie aż do punktu w którym przestaje coś znaczyć, ale brzmi znajomo i prawdziwie.
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?Je to tak výstižné, až to ztrácí veškerý smysl, ale zní to povědomě a pravdivě, že?
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?이것은 거의 의미가 없을 만큼이나 간단하고 함축적이지만 이것은 익숙하고 사실입니다, 그렇지 않나요?
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?Nó súc tích quá ngắn gọn, đến mức gần như là vô nghĩa, nhưng nghe lại thật quen thuộc và đúng đắn, phải không?
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?Ringkas sampai-sampai hampir tidak berarti, namun terdengar benar dan akrab, bukan?
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?Είναι μεστή σχεδόν σε σημείο να είναι μάταιη, αλλά ακούγεται οικεία και αληθινή, έτσι δεν είναι.
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?Сбито е почти до степен на незначителност, но все пак звучи познато и истинно, нали?
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?התמציתיות שבה כמעט עד כדי חוסר משמעות, אבל היא נשמעת מוכרת ואמיתית, נכון?
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?إنها قوية إلى الحد الذي تبدو فيه عديمة المعنى لكن لها رنين مألوف وحقيقي، أليس كذلك
Bu özlü söz bazen anlamsız gelebiliyor fakat alışılmışı ve gerçeği çağrıştırıyor, değil mi?まるで意味がないかのようですが 身近で真実を言い得た言葉 のように響きませんか? 「汝自身を知れ」
İkinci özlü söz:A segunda citação é:
İkinci özlü söz:Das zweite Zitat lautet:
İkinci özlü söz:Het tweede citaat is:
İkinci özlü söz: "Varlıkları oldukları gibi değil, olabilecekleri gibi görün."Al doilea citat este,"Să vezi lucrurile, nu aşa cum sunt, ci cum ar putea să fie."
İkinci özlü söz: "Varlıkları oldukları gibi değil, olabilecekleri gibi görün."A második idézet, "A dolgokat nem olyannak látni, amilyenek, hanem olyannak, amilyenek lehetnének."
İkinci özlü söz: "Varlıkları oldukları gibi değil, olabilecekleri gibi görün."Câu trích dẫn thứ 2 là ," See things, not as they are, but as they might be."
İkinci özlü söz: "Varlıkları oldukları gibi değil, olabilecekleri gibi görün."두번째 인용구는 "사물을 있는 그대로 보지말고,
İkinci özlü söz: "Varlıkları oldukları gibi değil, olabilecekleri gibi görün."La deuxième citation est, "Voir les choses, non pas comme elles sont, mais comme elles pourraient être."
İkinci özlü söz: "Varlıkları oldukları gibi değil, olabilecekleri gibi görün."La seconda e' "Vedere le cose non per ciò che sono, ma per quello che potrebbero essere."
İkinci özlü söz: "Varlıkları oldukları gibi değil, olabilecekleri gibi görün."La segunda cita dice así, " Ve las cosas, no como son, sino como podrían ser".
İkinci özlü söz: "Varlıkları oldukları gibi değil, olabilecekleri gibi görün.""Widź rzeczy nie takimi, jakie są, ale jakie być mogłyby".
İkinci özlü söz: "Varlıkları oldukları gibi değil, olabilecekleri gibi görün."Το δεύτερο ρητό είναι, "Δες τα πράγματα, όχι όπως είναι, αλλά όπως μπορούσαν να είναι."
İkinci özlü söz: "Varlıkları oldukları gibi değil, olabilecekleri gibi görün.""Не то, что есть сегодня важно знать // А то, чем завтра это может стать"
İkinci özlü söz: "Varlıkları oldukları gibi değil, olabilecekleri gibi görün."הציטטה השנייה היא: "הסתכלו על דברים לא כפי שהם,
İkinci özlü söz: "Varlıkları oldukları gibi değil, olabilecekleri gibi görün."والاقتباس الثاني " شاهد الاشياء، ليست كما تبدوا،
İkinci özlü söz:Вторият цитат е:
Jaymes Joyce'tan. İkinci özlü söz:二つ目は " See things, not as they are,