özenle ile cümle

özenle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden bir perde yap; üzerini Keruvlarla ustaca süsle.你 要 用 藍色 紫色 朱紅色 線 、 和撚 的 細麻 、 織 幔子 . 以 巧匠 的 手工 繡 上 惹韁皎
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.5월이 시작될 때쯤 나라에서 알뜰하게 배급하던 비축 식량이 완전히 고갈되었습니다
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.All'inizio di maggio, le riserve di cibo nazionali attentamente razionate erano completamente esaurite.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Anfang Mai waren die sorgsam rationierten Lebensmittelreserven völlig erschöpft.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.A principios de mayo las reservas de alimento, muy bien racionadas, se agotaron por completo.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Đầu tháng năm, nguồn lương thực dự trữ vốn dĩ đã hạn chế của quốc gia bị cạn kiệt hoàn toàn.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Di awal bulan Mei cadangan pangan negara yang dibatasi dengan hati-hati benar-benar habis.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.I begyndelsen af maj, var nationens forsigtigt rationerede fødevarereserve total opbrugt.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.La începutul lunii mai, rezerva naţionalǎ, raţionalizatǎ cu grijǎ, a fost pe deplin epuizatǎ.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Május elejére a nemzet gondosan adagolt élelmiszerkészlete teljesen kimerült.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Na začátku května byly schraňované národní zásoby potravin na příděl naprosto vyčerpané.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Tegen begin mei was de zorgvuldig gerantsoeneerde voedselreserve compleet uitgeput.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Začetek maja je bila državna rezerva hrane povsem izpraznjena.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Začiatkom mája sa už úplne vyčerpali dôsledne prerozdelené potravinové rezervy krajiny.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Z początkiem maja, starannie wydzielana narodowa rezerwa jedzenia zupełnie się wyczerpała.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.Μέχρι τις αρχές του Μαΐου, το απόθεμα τροφής που μοιραζόταν προσεκτικά είχε εξαντληθεί εντελώς.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.В начале мая тщательно поделенные запасы продовольствия страны были полностью исчерпаны.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.До началото на май, внимателно разпределяните хранителни запаси на нацията били напълно изчерпани.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.На початок маю, ретельно нормований продовольчий резерв країни був повністю вичерпаний.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.עד תחילת מאי, הקצבת המזון הקפדנית שהנהיגה המדינה, התרוקנה לגמרי.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.مع بداية شهر مايو، كان احتياطي البلد من المواد الغذائية والمُقَـنَّنِ بعناية قد تم استنفاذه تماما.
Mayıs ayının başlarında ulusun özenle ayrılmış olan yiyecek stokları tamamen tükenmişti.国が考えて配給していた食糧備蓄は 完璧に底をつきました 大飢饉に見舞われました
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.A ki megtartóztatja az õ vesszejét, gyûlöli az õ fiát; a ki pedig szereti azt, megkeresi õt fenyítékkel.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Aquele que poupa a vara aborrece a seu filho; mas quem o ama, a seu tempo o castiga.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Celui qui ménage sa verge hait son fils, Mais celui qui l`aime cherche à le corriger.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Chi risparmia il bastone odia suo figlio, chi lo ama è pronto a correggerlo
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Cine cruţă nuiaua, urăşte pe fiul său, dar cine -l iubeşte, îl pedepseşte îndată. -
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Den som sparer sitt ris, hater sin sønn; men den som elsker ham, tukter ham tidlig.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Den som spar sitt ris, han hatar sin son, men den som älskar honom agar honom i tid.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.El que detiene el castigo aborrece a su hijo, pero el que lo ama se esmera en corregirlo
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Hvo Riset sparer, hader sin Søn, den, der elsker ham, tugter i Tide.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Joka vitsaa säästää, se vihaa lastaan; mutta joka häntä rakastaa, se häntä ajoissa kurittaa.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Kdo zdržuje metlu svou, nenávidí syna svého; ale kdož ho miluje, za času jej tresce.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.초달을 차마 못하는 자는 그 자식을 미워함이라 자식을 사랑하는자는 근실히 징계하느니라
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Kto zawściąga rózgi swej, ma w nienawiści syna swego; ale kto go miłuje, wczas go karze.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Người nào kiêng roi vọt ghét con trai mình; Song ai thương con ắt cần lo sửa trị nó.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Người nào kiêng roi_vọt ghét con_trai mình ; Song ai thương con ắt cần lo sửa trị nó .
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Ten, kto zdržuje svoj prút, nenávidí svojho syna; ale ten, kto ho miluje, kázni ho zavčasu.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Tidak memukul anak, berarti tidak cinta kepadanya; kalau cinta, harus berani memukul dia
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Wer seine Rute schont, der haßt seinen Sohn; wer ihn aber liebhat, der züchtigt ihn bald.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Wie nooit straft, bederft zijn zoon; maar wie zijn zoon liefheeft, straft hem reeds op jonge leeftijd.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Ο φειδομενος της ραβδου αυτου μισει τον υιον αυτου αλλ' ο αγαπων αυτον παιδευει αυτον εν καιρω.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Който щади тоягата си, мрази сина си, А който го обича наказва го на време.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.Кто жалеет розги своей, тот ненавидит сына; а кто любит, тот сдетства наказывает его.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.חושך שבטו שונא בנו ואהבו שחרו מוסר׃
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.من يمنع عصاه يمقت ابنه ومن احبه يطلب له التأديب.
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.不 忍 用 杖 打 兒 子 的 、 是 恨 惡 他 . 疼 愛 兒 子 的 、 隨 時 管 教
Oğlundan değneği esirgeyen, onu sevmiyor demektir. Seven baba özenle terbiye eder.不忍用 杖 打兒 子 的 、 是 恨惡他.疼愛 兒子 的 、 隨時 管教
Onu özenle ve sevgiyle büyüttüm.J'ai pris sincèrement et consciencieusement soin d'elle.
Onu özenle ve sevgiyle büyüttüm.Teljes odaadással és lelkiismeretesen gondoztam.
Onu özenle ve sevgiyle büyüttüm.Το μεγάλωσα με την αμέριστη προσοχή μου.
Onu özenle ve sevgiyle büyüttüm.لقد منحته كل عطفي
"Özenle çiziyorum," dedim."Desenez cu ardoare," am spus.
"Özenle çiziyorum," dedim."Em đang vẽ chăm chú ạ," Tôi nói.
"Özenle çiziyorum," dedim."Estou a desenhar o melhor que posso," disse.
"Özenle çiziyorum," dedim."Ich male fleißig," sagte ich.
"Özenle çiziyorum," dedim."Ik ben druk aan het tekenen," zei ik.
"Özenle çiziyorum," dedim."Je dessine avec attention", ai-je répondu.
"Özenle çiziyorum," dedim."열심히 그림을 그리고 있습니다."
"Özenle çiziyorum," dedim."Me estoy esmerando en hacer este dibujo", dije.
İlgili Sayfalar