ICC- özellikli Profil Bilgilerini gösterNameName
ICC- özellikli Profil Bilgilerini gösterNameName
ICC- özellikli Profil Bilgilerini gösterNameToon ICC-specifieke profielinformatieName
ICC- özellikli Profil Bilgilerini gösterNameVisa ICC- specifik profilinformationName
ICC- özellikli Profil Bilgilerini gösterNameVisualizza le informazioni profilo delle specifiche ICCName
ICC- özellikli Profil Bilgilerini gösterNameΕμφάνιση πληροφοριών προφίλ ICCName
ICC- özellikli Profil Bilgilerini gösterNameПоказати відомості профілю, характерні для ICCName
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Bei Christus waren die Versuchungen wirtschaftlicher, politischer und spiritueller Natur.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Đối với Kito, những sự cám dỗ đều thuộc về kinh tế, chính trị và linh hồn.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.För Kristus, är frestelserna ekonomiska, politiska och andliga.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Godaan Kristus godaannya adalah hal-hal ekonomis, politik dan spiritual.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.예수님에게는, 그 유혹들이 경제적, 정치적, 정신적인 것이었고,
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Kristove pokušenia boli ekonomické, politické a duchovné.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Kristukselle kiusaukset olivat ekonomisia, poliittisia ja henkisiä.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Kristusove so bile ekonomska, politična in duhovna.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Para el Cristo, las tentaciones son económicas, políticas y espirituales.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Pentru Isus, tentațiile sunt economice, politice și spirituale.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Per Cristo, le tentazioni sono economica, politica e spirituale.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Pokusy Chrystusa były natury ekonomicznej, politycznej i duchowej.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Pour le Christ, les tentations sont économiques, politiques et spirituelles.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Pro Krista byla tato pokušení ekonomická, politická a duchovní.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Voor Christus waren de verleidingen economisch, politiek en spiritueel.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Για το Χριστό, οι πειρασμοί είναι οικονομικοί, πολιτικοί και πνευματικοί.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.Для Христа ці спокуси - економічна, політична і духовна.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.За Исус те били икономическо, политическо и духовно.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.עבור ישו, הפיתויים הם כלכלי, פוליטי ורוחני.
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.للسيد المسيح للمسيح، الاغراءات هي مغريات اقتصادية وسياسية وروحية
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.對耶穌嚟講,誘惑都係 經濟、政治、精神上嘅
İsa'nın başına gelenler ekonomik, siyasi ve ruhani özellikli imiş.経済 政治 精神 仏陀は 全て心理的なもので
Nerede bulunuyoruz? Çok özellikli bir mekan değil. Oldukça karanlık sayılır.우리가 어디에 있지요? 우리는 얕은 종류의 공간에 있죠 꽤 어둡습니다
Önceden beklentilerim çok düşüktü. Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Ik begon zonder enige verwachting, omdat ik toch maar één soort spijkerbroek kende.
Önceden beklentilerim çok düşüktü. Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Imel sem zelo nizka - nisem imel nobenih posebnih pričakovanj, ko je bil na voljo le en tip kavbojk.
Önceden beklentilerim çok düşüktü. Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Jag hade inga förväntningar när det bara fanns en modell.
Önceden beklentilerim çok düşüktü. Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.J'avais de faibles attentes quand il n'y avait qu'un modèle.
Önceden beklentilerim çok düşüktü. Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Jeg havde meget lave -- jeg havde ikke nogen specielle forventninger da de kun kom i en variant.
Önceden beklentilerim çok düşüktü. Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Tadinya pengharapan saya sangat rendah ketika hanya ada satu model.
Önceden beklentilerim çok düşüktü. Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.היו לי ציפיות מאוד נמוכות. לא היו לי שום ציפיות מיוחדות כשהיה רק סוג אחד.
Önceden beklentilerim çok düşüktü. Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.それが100に増えてしまったとたんに、
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Ich hatte keine konkreten Erwartungen, als es sie nur in einer Art gab.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.한가지 스타일로 나올때는 특별한 기대감이 없죠.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Minulla ei ollut mitään erityisiä odotuksia, kun niitä oli vain yhdenlaisia.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Não há expetativas particulares quando só há um tipo.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Neměl jsem žádná konkrétní očekávání, když byla jen jedna možnost.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Nem voltak különösebb elvárásaim, amikor még csak egyféle farmer volt.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Nie miałem żadnych szczególnych oczekiwań kiedy dżinsy były w jednym typie.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Non mi aspettavo niente di eccezionale quando ne esisteva solo un tipo,
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.No tenía expectativas particulares cuando sólo había un tipo.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Nu aveam nici o așteptare deosebită atunci când erau de un singur fel.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Tôi không có bất cứ kỳ vọng đặc biệt nào khi chúng chỉ có một kiểu.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Žiadne zvláštne očakávania pokiaľ bol na trhu len jeden druh.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Δεν περίμενα τίποτα ιδιαίτερο όταν υπήρχε μόνο ένα στιλ.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Дефакто никакви особени очаквания, когато имах само един модел.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Я ничего особенного от них не ждал, когда они были одного фасона.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.Я нічого особливого від них не очікував, коли вони були одного фасону.
Tek bir model bakarken özellikli bir beklentim yoktu.لم يكن لدي أي توقعات تذكر عندما كان هناك نوع واحد فقط.
Ve ilgi çekmesinin özellikli sebebi, bizim uydumuz Ay'dan daha büyük, ve atmosferi var.Azért különleges, mert nagyobb, mint a mi Holdunk, és légköre is van.
Ve ilgi çekmesinin özellikli sebebi, bizim uydumuz Ay'dan daha büyük, ve atmosferi var.Lucrul care îl face interesant este că Titan este mai mare decât Luna şi are atmosferă.
Ve ilgi çekmesinin özellikli sebebi, bizim uydumuz Ay'dan daha büyük, ve atmosferi var.Titan je zajímavý obzvláště proto, že je to satelit větší než náš měsíc a má rovněž atmosféru.
Ve ilgi çekmesinin özellikli sebebi, bizim uydumuz Ay'dan daha büyük, ve atmosferi var.To satelita większy od Księżyca i posiadający atmosferę.
Ve ilgi çekmesinin özellikli sebebi, bizim uydumuz Ay'dan daha büyük, ve atmosferi var.Причина в том, что этот спутник больше, чем наша луна, и у него есть атмосфера.