özür ile cümle
özür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Avustralya hükümeti, ben özür dilerim.De la part du Gouvernement australien, "je suis désolé".
Avustralya hükümeti, ben özür dilerim.Przepraszam w imieniu australijskiego rządu.
Avustralya Parlamentosu adına özür dilerim ve sana bu özür niteliği olmayan sunuyoruz.De la part du Parlement australien, "je suis désolé". Je vous offre ces excuses, sans aucune réserve.
Avustralya Parlamentosu adına özür dilerim ve sana bu özür niteliği olmayan sunuyoruz.- [Kevin Rudd]
Avustralya Parlamentosu adına özür dilerim ve sana bu özür niteliği olmayan sunuyoruz.Przepraszam w imieniu australijskiego parlamentu. Te przeprosiny są bezwarunkowe.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Aj pre mňa je ľahké vyškoliť niekoho, kto už má skúsenosť s vlastným postihnutím.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Anche per me è facile insegnare a qualcuno che ha già affrontato l'esperienza dell'invalidità.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.A pro mě je to také snadné vyškolit někoho, kdo už prošel zkušeností handicapu.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.És könnyű nekem is, hogy olyan valakit képezzek, aki már tapasztalta a fogyatékosságot.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Et il est facile pour moi aussi de former quelqu'un qui est déjà passé par l'expérience du handicap.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Iar pentru mine e mai ușor să instruiesc pe cineva care a știut odată cum e să ai o dizabilitate.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.또한 이미 장애를 경험 해 본 사람을 훈련하는 건 어렵지가 않습니다.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Para mim também é fácil treinar alguém que já tenha passado pela experiência da incapacidade.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Và điều này cũng dễ dàng hơn cho tôi trong việc đào tạo ai đó người mà đã trải nghiệm qua sự tàn tật.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Voor mij is het ook gemakkelijk om iemand te trainen die zijn mogelijkheden al heeft leren kennen.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Wtedy i ja mam ułatwione zadanie, kiedy ćwiczę kogoś, kogo doświadczyła niepełnosprawność.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Y me resulta sencillo entrenar a alguien que ha pasado por esa experiencia.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Είναι εύκολο για μένα να εκπαιδεύσω κάποιον που έχει περάσει ήδη την δοκιμασία της αναπηρίας.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.И не е никак лесно за мен да обуча някого, който е преживял нещастието да бъде инвалид.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.Мне и самому легче тренировать того, кто прошел через инвалидность.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.קל לי הרבה יותר לאמן מישהו
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.ومن السهل بالنسبة لي أيضا أن أدرب شخصا ما خضع بالفعل لتجربة الإعاقة.
Aynı zamanda, özürlülük tecrübesi geçirmiş bir insanı eğitmek benim için de daha kolay.訓練する方が利にかなっているのです 本当です 覚えの早いこと- 動機が違います
Ayrıca devlet sekreteri Hiçbir özür kanuna göre kulüpler geçti 1947 ve hoparlörNu îmi pare rău în conformitate cu legislația adoptată în 1947 vorbitor de
Ayrıca devlet sekreteri Hiçbir özür kanuna göre kulüpler geçti 1947 ve hoparlörOkouzlující North Andover skutečně
Ayrıca devlet sekreteri Hiçbir özür kanuna göre kulüpler geçti 1947 ve hoparlörТакже госсекретарь не извини соответствии с законом, принятым в 1947 спикера
Ayrıca devlet sekreteri Hiçbir özür kanuna göre kulüpler geçti 1947 ve hoparlörТакож держсекретар не вибачився відповідно до закону, прийнятого в 1947 спікера
Baba! Sana vurursam özür dilerim!Förlåt om jag träffar dig, pappa!
Baba! Sana vurursam özür dilerim!Isä, anteeksi, jos osuin sinuun.
Baba! Sana vurursam özür dilerim!Tato, przepraszam, jeśli cię trafiłem.
Baba! Sana vurursam özür dilerim!Undskyld, hvis jeg rammer dig, far!
Baba! Sana vurursam özür dilerim!Μπαμπά, συγγνώμη αν σε χτυπήσω!
Bağışla beni, Usta. Özür diledi, neden vuruyorsun? Sen de suçlusun.Nie przykro ci, ¿e uderzy³eœ ojca?
Bak, çok ama çok özür dileriz Jackie.C'est vrai, on est vraiment désolé Jackie.
Bak, çok ama çok özür dileriz Jackie.Okay, ci, ci dispiace veramente Jackie.
Bak, çok ama çok özür dileriz Jackie.Ok , es tut und so wirklich leit , Jackie.
Bak, çok ama çok özür dileriz Jackie.Εντάξει, λυπόμαστε τόσο πολύ Τζάκι.
Bak, çok ama çok özür dileriz Jackie.Нам очень, очень стыдно, Джеки.
Bak, çok ama çok özür dileriz Jackie.ちょっと聞きたいことがあったのよ
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Anak-anak, saya harus meminta maaf.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor. Bütün dersin yanlış öğretmişim."Nghe này các em, cô cần phải xin lỗi, cô đã dạy sai bài cho các em.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Copii, trebuie să-mi cer scuze.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Ecoutez, les enfants. Je dois m'excuser.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Hele, děcka, musím se vám omluvit.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Hør engang unger, jeg bliver nødt til at undskylde.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Hörrni, jag måste be om ursäkt.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Jongens, ik moet mijn excuses aanbieden.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Kinder, ich muss mich entschuldigen.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."얘들아, 너희들에게 사과할게 있어.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Miren, chicos, necesito disculparme.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Nézzétek srácok, bocsánatot kell kérnem.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Olhem meninos, tenho que vos pedir desculpa.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Pozrite, deti, chcela by som sa vám ospravedlniť.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Sentite, ragazzi, vorrei chiedervi scusa.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Słuchajcie, muszę was przeprosić.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Κοιτάξτε παιδιά, πρέπει να ζητήσω συγγνώμη.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Вижте, деца, трябва да се извиня.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Ребята, я хочу извиниться.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."Слухайте, я маю вибачитись.
"Bakın çocuklar, özür dilemem gerekiyor."תראו חברה, אני צריכה להתנצל.