O, özgürlükçü bir terbiye aldı.He's had a liberal upbringing.
Onlar çok özlediler.They missed a lot.
Geç cevap için özür dilerim.I'm sorry for the late response.
Hemen cevap vermediğim için özür dilerim.I apologize for not replying right away.
Tom Mary'nin özürünü kabul edecek durumda değildi.Tom wasn't in the mood to accept Mary's apology.
Tom özellikle konuşkan hissetmiyordu.Tom wasn't feeling particularly talkative.
Mary gitmek için özendirildi fakat son anda gitmemeye karar verdi.Tom was tempted to go, but at the last moment he decided not to.
Özgürlük ülkesi, geleceğin ülkesi, seni selamlıyorum!Land of liberty, land of the future, I salute you!
Seni çok özledim!I missed you so much!
O, ailesini çok fazla özlüyor.He misses his family very much.
Eğer o onun önemli olduğunu düşünseydi, Tom Mary'ye özür dilerdi.Tom would have apologized to Mary if he had thought it was important.
Tom Mary'nin doğum gününden özel bir şey yapmak istiyor.Tom wants to do something special for Mary's birthday.
Tom doğum günü için Mary'ye özel bir şey vermek istedi.Tom wanted to give Mary something special for her birthday.
Tom bir özel eğitim öğretmeni idi.Tom used to be a special education teacher.
Tom Mary'nin yazılı bir özür sunmak zorunda olduğunu söyledi.Tom said that Mary had to submit a written apology.
Tom kalbimde özel bir yere sahiptir.Tom has a special place in my heart.
Tom'un özür dilemek için çok fırsatı vardı, ama bunu yapmadı.Tom had plenty of chances to apologize, but he didn't.
Tom, özellikle İtalyan restoranlarına gitmeyi seviyor.Tom especially likes going to Italian restaurants.
Tom özellikle İtalyan restoranına gitmeyi sever.Tom especially likes going to Italian restaurants.
Tom, özel hayatı hakkında konuşmak istemiyor.Tom doesn't want to talk about his private life.
Tom'un özür dilemesi gerekmez. O yanlış bir şey yapmadı.Tom doesn't need to apologize. He did nothing wrong.
Tom'un çok fazla özgürlüğü yoktur.Tom doesn't have a lot of freedom.
Tom şemsiyesini o eve dönene kadar özlemedi.Tom didn't miss his umbrella till he got home.
Tom'un onu yapmak için özel bir nedeni yoktu.Tom did it for no particular reason.
Tom Mary'yi özel bir okula göndermeye karar verdi.Tom decided to send Mary to a private school.
Tom kesinlikle Mary'ye bir özür borçlu.Tom certainly owes Mary an apology.
Tom söyledikleri için özür diledi.Tom apologized for what he said.
Tom oğlunun kaba davranışı için özür diledi.Tom apologized for his son's rude behavior.
Tom'un özellikle yakışıklı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is particularly handsome.
Eposta mesajlarının özel olmadığını varsaymalısın.You should assume that email messages aren't private.
Keşke daha özel olabilsem.I wish I could be more specific.
Özür dilemek zorundayım.I have to apologize.
Özürlü insanlar için evi tamir ettim.I fixed the house for the disabled man.
Seninle özel olarak konuşmak istiyorum. Beni ara.I wish to speak with you in private. Call me.
Hayatta kalan mültecilerin özgürlük gözünde tütüyor.The surviving refugees longed for freedom.
Paris'i çok özlüyorum.I miss Paris so much.
Özür dilerim. Seni incitmek istememiştim.I'm sorry. I never meant to hurt you.
Kabalığım için özür dilerim.I apologize for my rudeness.
Tom kızını özlüyor.Tom misses his daughter.
Geciktin zaman öğretmenden özür dile.Apologize to the teacher whenever you're late.
Sizinle özel olarak konuşabilir miyim?May I speak to you in private?
Yılbaşı için özel bir şey yapıyor musunuz?Are you doing anything special for New Year's Eve?
Reçine ve özsu arasındaki farkın ne olduğunu her zaman merak ediyorum.I'm always wondering what the difference is between resin and sap.
Bunun için özür dilerim.I apologize for this.
Bugün seni özledim.I missed you today.
Bugün özel bir tatil!Today is a special holiday!
Tom özensiz bir iş yaptı.Tom did a sloppy job.
Cevaplamadaki gecikme için özür dilerim.I apologize for the delay in replying.
Tom özel tedavi aldı.Tom got special treatment.
Mary'nin hiç özsaygısı yok.Mary has no self-esteem.
Onun özsaygısı yok.She has no self-esteem.
Bu özel bir mülktür.This is private property.
Özür dilerim. Fark etmedim.I'm sorry. I hadn't realized.
Özel efektler mükemmel.The special effects are excellent.
Kim özel eşyalarını toplantı odasında bıraktı?Who left their belongings in the meeting room?
O onun gitmesini ve tüm özel eşyalarını almasını istedi.She asked him to leave and take all his belongings.
Gecikmeden dolayı hepinizden özür dilerim.I am sorry to all of you for being late.
O bir özgürlükçü.He's a libertarian.
Bu hoş değil. Ondan özür dile.That's not nice. Apologise to her.
Onun davranışları için şimdiden özür dilerim.I apologize in advance for his behaviour.