öylesine ile cümle

öylesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Öylesine hızlı geçiyorduk ki sadece ilk kısmını duyduk.Íamos a avançar tão depressa que só ouvimos a primeira parte.
Öylesine hızlı geçiyorduk ki sadece ilk kısmını duyduk.우리가 너무 빨리 움직이고 있어서 첫 대목만 들린거죠.
Öylesine hızlı geçiyorduk ki sadece ilk kısmını duyduk.Ma andavamo talmente veloce che sentimmo solo la prima parte.
Öylesine hızlı geçiyorduk ki sadece ilk kısmını duyduk.Mais quelqu'un ne criait pas " You! " vers nous, il criait " USA ! "
Öylesine hızlı geçiyorduk ki sadece ilk kısmını duyduk.Pero como nos movíamos tan rápido, únicamente oíamos la primera parte.
Öylesine hızlı geçiyorduk ki sadece ilk kısmını duyduk.Sau đó đến khúc quanh cuối cùng, khi tất cả chúng tôi nhìn lên, chiếc đồng hồ hiện số "1".
Öylesine hızlı geçiyorduk ki sadece ilk kısmını duyduk.אבל אחנחו עברנו כל כך מהר, ששמענו רק את החלק הראשון.
Öylesine hızlı geçiyorduk ki sadece ilk kısmını duyduk.غير أننا كنا نخطو بسرعة كبيرة، فقط سمعنا أول جزء منها.
Öylesine hızlı geçiyorduk ki sadece ilk kısmını duyduk.最後のカーブを曲がりきって
Öylesine ilham verici bir adamdır ki.Był niesamowicie inspirującym facetem.
Öylesine ilham verici bir adamdır ki.C'était une telle source d'inspiration.
Öylesine ilham verici bir adamdır ki.Él era una persona que inspiraba.
Öylesine ilham verici bir adamdır ki.Era un tip care mă inspira atât de mult.
Öylesine ilham verici bir adamdır ki.Er war eine Inspiration.
Öylesine ilham verici bir adamdır ki.È stato una grande guida.
Öylesine ilham verici bir adamdır ki.Hij was zo'n inspirerende man.
Öylesine ilham verici bir adamdır ki.그는 정말로 영감이 뛰어났어요.
Öylesine ilham verici bir adamdır ki.Ông là người truyền cảm hứng.
Öylesine ilham verici bir adamdır ki.Беше толкова вдъхновяващ човек.
Öylesine ilham verici bir adamdır ki.Он был очень вдохновляющим.
Öylesine ilham verici bir adamdır ki.הוא היה אדם כל כך מעורר השראה.
Öylesine ilham verici bir adamdır ki.كان شخصا ملهما جدا.
Öylesine ilham verici bir adamdır ki.ある時 午前2時に彼のスタジオを訪ねると
Öylesine matris çarpımı yapmamanızı, bu çarpımların anlamını bilmenizi istiyorum. -اذاً انت لا تفعل فقط بعض --نواتج مصفوفة - مصفوفة يمكن ان تكون مملة، لكنكم الآن تعرفون ما
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Annyira tökéletesen rendezett struktúra, hogy nehéz volt nem isteni eredetet tulajdonítani neki.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.A uma estrutura tão perfeitamente organizada, é difícil não lhe atribuir divindade.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Es ist schwierig, einer so perfekt organisierten Struktur nicht eine Form von Göttlichkeit zuzuschreiben.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Es una estructura tan organizada que era difícil no atribuirla a la divinidad.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.E' una struttura organizzata così perfettamente che era difficile non attribuirla a un intervento divinino.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Fiind o structură atât de bine organizată, era greu să nu o atribui divinității.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Jadi dengan struktur yang tersusun begitu sempurna sulit menyangkal keilahian dari hal itu.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Je to tak bezchybne usporiadaná štruktúra, že je ťažké tomu nepripisovať božskú silu.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.그 구조는 완벽하게 짜여있어서 신의 작품이라 하지 않을 수 없습니다.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Một cấu trúc được xếp đặt hoàn hảo đến nỗi nhất định phải do bàn tay thánh thần tạo nên.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Tako popolno organizirani strukturi je težko ne pripisati božanski izvor.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Tak perfektně organizovaná struktura, že bylo těžké nepřisuzovat to boží ruce.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Une structure si bien organisée, il est difficile de ne pas lui attribuer une forme de divinité.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Μια τόσο τέλεια οργανωμένη δομή, δε μπορεί παρά ν' αποδοθεί στο Θείο.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Толкова перфектно организирана структура, че беше трудно да не я обожествим.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.У нього настільки ідеальна будова, що важко не назвати його божественним.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Это настолько прекрасно организованная структура, трудно было не назвать её божественной.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.מבנה מסודר בכזו שלמות, זה היה קשה לא ליחס כוח עליון לזה.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.وكان يتموضع بصورة متناهية الترتيب والدقة وكان من الصعب جداً ان لا ننسب له الخلود
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.いられませんでした そのようなものを体の至る所で
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakAsí pueden eliminarse
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakAstfel ele pot fi eliminate
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakCosì essi possono essere rimossi
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakEntão eles podem ser removidos
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakÍgy lehet eltávolítani
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakIls peuvent être enlevés
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakJoten ne voidaan poistaa
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmak그래서 그들은 제거 될 수 있습니다.
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakSå kan de fjernes
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakSo dass sie entfernt werden können
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakTak mohou být odstraněny
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakVì vậy, họ có thể được gỡ bỏ
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakWięc może być usunięte
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakΈτσι μπορούν να αφαιρεθούν
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakТака че те могат да бъдат премахнати
Öylesine onlar-ebilmek var olmak çıkarmakТак что они могут быть удалены
İlgili Sayfalar