örtüyü ile cümle

örtüyü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Kate örtüyü masanın üstüne yaydı.Kate spread the cloth over the table.
Tom yatağa girdi ve örtüyü üzerine çekti.Tom crawled into bed and pulled the covers over himself.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.And everybody is shocked when the old man takes off his head covering and shows himself.
Çünkü matlık bana gözkapakları için istediğim opak örtüyü verecek.Because the matte will give me an opaque coverage that I want for the lid.
Yelek bana kocaman bir yatağın üzerine serilmiş bir örtüyü hatırlatıyordu.The doublet makes me think of a coverlet on the vast bed.
"Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp-kaldırdık.(And unto the evil-doer it is said): Thou wast in heedlessness of this.
Çiftlik sahibi yüzündeki örtüyü çıkarır ve böylece onun Bathsheba olduğu anlaşılır.Entonces ella se quita el velo que llevaba en la cara y resulta que es Bathsheba Everdene.
Bu örtüyü daha sonra Milano Katedraline hediye eder.Seu coração é no entanto depositado na catedral de Milão.
"Örtüyü uzatmak" deyimi, kadının evlenme isteğini ifade eden bir terimdir.Att "gå under pällen" var ett annat uttryck för giftermål.
Titürel'in sesi oğlu Amfortas'a Kutsal Kase'yi kapayan örtüyü açmasını söyler.Ακούγεται η φωνή του Τίτουρελ που λέει στο γιο του, Αμφόρτας, να αποκαλύψει το Δισκοπότηρο.
Naomi, gelini Rut'u Boaz'ın uyuduğu harmanlığa gönderip Boaz'ın ayağındaki örtüyü kaldırmasını söyledi.No'omi sender Ruth til tærskepladsen om natten og instruerer hende at lægge sig ved Boaz' fødder.
Titürel'in sesi oğlu Amfortas'a Kutsal Kase'yi kapayan örtüyü açmasını söyler.Titurels stemme høres, som beder sønnen, Amfortas, at afdække gralen.
Isınmak istiyenler bu örtüyü dizleri üzerine çekerler, ayaklarını mangalın etrafına koyarlardı.용군은 그 꼬리를 베어버리고, 껍찔을 벗겨내어 산 위에 펼쳐놓았다.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.A zkazí na hoře této zastření, kteréž zastírá všecky lidi, a přikrytí, jímž přikryti jsou všickni národové.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.Di atas bukit itu Ia akan menyingkapkan awan kesedihan yang menyelubungi bangsa-bangsa
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.E destruirá neste monte a coberta que cobre todos os povos, e o véu que está posto sobre todas as nações.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.Ja hän hävittää tällä vuorella verhon, joka verhoaa kaikki kansat, ja peiton, joka peittää kaikki kansakunnat.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.또 이 산에서 모든 민족의 그 가리워진 면박과 열방의 그 덮인 휘장을 제하시며
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.Og han borttager på dette Bjerg Sløret, som tilslører alle Folkeslag, og Dækket, der dækker alle Folk.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.Tại trên núi nầy Ngài sẽ trừ diệt mặt của đồ đắp trên muôn dân, và cái màn che phủ mọi dân tộc.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.Tại trên núi nầy Ngài sẽ trừ_diệt mặt của đồ đắp trên muôn_dân , và cái màn che_phủ mọi dân_tộc .
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.и уничтожит на горе сей покрывало, покрывающее все народы, покрывало, лежащее на всех племенах.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.ובלע בהר הזה פני הלוט הלוט על כל העמים והמסכה הנסוכה על כל הגוים׃
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.ويفني في هذا الجبل وجه النقاب. النقاب الذي على كل الشعوب والغطاء المغطى به على كل الامم.
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.他 又 必 在 這 山 上 、 除 滅 遮 蓋 萬 民 之 物 、 和 遮 蔽 萬 國 蒙 臉 的 帕 子
Bütün halkların üzerindeki örtüyü, Bütün ulusların üzerine örülmüş olan örtüyü Bu dağda kaldıracak.他 又 必 在 這 山上 、 除滅 遮蓋萬 民 之物 、 和 遮蔽 萬國 蒙臉 的 帕子
İsa örtüyü bir eliyle toplamış, diğer eliyle ise çekiyor.Jak jednou ručkou závoj odtahuje a druhou se po ní natahuje.
Ve bu o kadar şaşırtıcı bir şey ki belki bu örtüyü kaldırdığımda nefesinizin kesilmesi uygun olabilir.제 생각엔 제가 이 헝겊을 벗기는 순간 아마도 여러분은 정말 깜짝 놀라실 겁니다. 놀라움의 탄성이 아주 적절할것 같군요.
Ve bu o kadar şaşırtıcı bir şey ki belki bu örtüyü kaldırdığımda nefesinizin kesilmesi uygun olabilir.To coś jest tak niesamowite i zadziwiające, że wskazanym byłoby wzdychnąć z zachwytu, gdy ściągnę okrycie.
Ve bu o kadar şaşırtıcı bir şey ki belki bu örtüyü kaldırdığımda nefesinizin kesilmesi uygun olabilir.וזה משהו כל כך מדהים וכל כך מהמם שאני חושב שאולי בעודי מסיר את הבד אנחת תדהמה הולמת תתאים.
Ve bu o kadar şaşırtıcı bir şey ki belki bu örtüyü kaldırdığımda nefesinizin kesilmesi uygun olabilir.وهو شيء صاعق و مذهل جدا إلى درجة أنه أعتقد عند رفع الستارة عنه سيكون من المناسب اظهار قدر كبير من الاندهاش.
Ve bu o kadar şaşırtıcı bir şey ki belki bu örtüyü kaldırdığımda nefesinizin kesilmesi uygun olabilir.この布をめくると同時に 皆さんが圧倒されて 息を飲む音が聞こえてくるのではないかと思っています どうぞ 遠慮なく驚きの声をお聞かせください
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.En iedereen is verbijsterd als de oude man zijn hoofdbedekking afdoet en zichzelf toont.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.Ficaram todos em choque quando o ancião tira o seu capuz e se revela.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.그러면서 나이 든 그가 가렸던 얼굴을 드러내어 자신을 밝히자 모든 사람들이 놀랐습니다.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.Mindenki megdöbben, amikor az öreg leveszi fejfedőjét és felfedi magát.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.Semua orang kaget ketika orang tua itu melepaskan penutup kepalanya dan menunjukkan wajahnya.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.Și toți sunt șocați când bătrânul își descoperă capul și se arată.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.Todos se asombran cuando el anciano se quita el sombrero y se muestra.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.Tout le monde est choqué quand le vieil homme découvre son visage et se montre.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.Tutti restano sorpresi quando il vecchio si scopreil capo e si fa riconoscere.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.Und alle erschrecken als der alte Mann seine Kopfbedeckung abnimmt und sich zu erkennen gibt.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.Všetci sú šokovaní, keď starý pán odkryje svoju tvár a ukáže sa.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.Wszyscy są w szoku, kiedy starzec zdejmuje nakrycie głowy i ujawnia się.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.Κι όλοι ταράζονται όταν ο γέροντας βγάζει το κάλυμμα της κεφαλής του και αποκαλύπτεται.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.Всички са потресени, когато старецът сваля покривалото от главата си и се показва.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.Старец снимает капюшон и все в полном изумлении узнают, кто это такой.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.וכולם נדהמים כשהאיש הזקן חושף את פניו וחושף את עצמו.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.ويصدم الجميع عندما يرفع الرجل المسن غطاء رأسه ويكشف عن نفسه.
Ve herkes yaşlı adam başındaki örtüyü çıkardığında ve kendisini gösterdiğinde şok olur.アキレウスはプリアモスを見て 自分の父を思い 涙を流しました
Yelek bana kocaman bir yatağın üzerine serilmiş bir örtüyü hatırlatıyordu.A kabát egy ágytakaróra emlékeztet egy hatalmas ágyon.
Yelek bana kocaman bir yatağın üzerine serilmiş bir örtüyü hatırlatıyordu.Chiếc áo chẽn khiến tôi liên tưởng đến khăn phủ trên chiếc giường lớn.
Yelek bana kocaman bir yatağın üzerine serilmiş bir örtüyü hatırlatıyordu.Das Wams erinnert mich an eine Bettdecke auf einem riesigen Bett.
Yelek bana kocaman bir yatağın üzerine serilmiş bir örtüyü hatırlatıyordu.Dubletten får mig til at tænke på en dyne på den enorme seng.
Yelek bana kocaman bir yatağın üzerine serilmiş bir örtüyü hatırlatıyordu.El jubón me hace pensar en un edredón sobre una gran cama.
Yelek bana kocaman bir yatağın üzerine serilmiş bir örtüyü hatırlatıyordu.Het wambuis doet me denken aan de sprei op het grote bed.
Yelek bana kocaman bir yatağın üzerine serilmiş bir örtüyü hatırlatıyordu.Il farsetto mi fa pensare a un copriletto sull'enorme letto.
Yelek bana kocaman bir yatağın üzerine serilmiş bir örtüyü hatırlatıyordu.Jackan får mig att tänka på överkast på den stora sängen.
Yelek bana kocaman bir yatağın üzerine serilmiş bir örtüyü hatırlatıyordu.Jaket itu membuat saya berpikir akan selimut di atas ranjang yang besar.
Yelek bana kocaman bir yatağın üzerine serilmiş bir örtüyü hatırlatıyordu.Kaftan przywodzi mi na myśl kapę na łoże.

İlgili Sayfalar