örtüsü ile cümle

örtüsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.El Seol está desnudo delante de Dios, y el Abadón no tiene cubierta
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.înaintea Lui locuinţa morţilor este goală, adîncul n'are acoperiş.
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.하나님 앞에는 음부도 드러나며 멸망의 웅덩이도 가리움이 없음 이니라
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.Nuda è la tomba davanti a lui e senza velo è l'abisso
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.Odkryta jest propast před ním, i zahynutí není zakryto.
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.Odkryte są przepaści przed nim, a nie ma przykrycia zatracenie.
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.O Seol está nu perante Deus, e não há coberta para o Abadom.
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.Paljaana on tuonela hänen edessänsä, eikä ole manalalla peitettä.
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.Priepasť šeola je nahá pred ním, a nieto prikrytia abaddonu.
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.Smrtna država je odkrita pred Njim in peklenska globočina nima pokrova.
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.Γυμνος ο αδης εμπροσθεν αυτου, και η απωλεια δεν εχει σκεπασμα.
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.Преизподнята е гола пред Него, И Авадон+ няма покрив.
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.Преисподняя обнажена пред Ним, и нет покрывала Аваддону.
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.ערום שאול נגדו ואין כסות לאבדון׃
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.الهاوية عريانة قدامه والهلاك ليس له غطاء.
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.在 神 面 前 陰 間 顯 露 、 滅 亡 也 不 得 遮 掩
Tanrının önünde ölüler diyarı çıplaktır, Yıkım diyarı örtüsüz.在 神 面前 陰間 顯露 、 滅亡 也 不 得 遮掩
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.Abre la ventana de la buhardilla, y, claro, allí hay un mantel enredado alrededor de la antena de televisión.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.Apre la finestra dell'attico e, ovviamente, c'è la tovaglia avviluppata attorno all'antenna.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.Hij opent het raam van de zolder, en daar is een tafellaken om de antenne gewaaid.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.Il ouvre la fenêtre du grenier, bien entendu, et il y a une nappe enroulée autour de l'antenne de l'immeuble.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.다락방 창문을 열었더니, 역시나, 거기에 건물의 텔레비젼 안테나에 감긴 식탁보가 있네요.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.Otwiera okno (na poddaszu oczywiście) a tam obrus owinięty dookoła głównej anteny telewizyjnej budynku.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.Он открывает чердачное окно и, конечно же, оказывается, что это скатерть обмоталась вокруг антенны.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.הוא פותח את החלון של עליית גג, כמובן, ומוצא מפת שולחן שעוטפת את אנטנת הטלוויזיה של הבניין.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.ويقوم بفتح النافذه ليجد بالطبع مفرش الطاوله ملتف حول هوائي البنايه.
Tavan arasının penceresini açıyor, bir masa örtüsü var. binanın televizyon anteninin etrafına sarılmış.ビルのテレビのアンテナを包むように それを取り除くと問題は即解決
Tayftan bitki örtüsünü tespit edebilmek muazzam.C'est fou de pouvoir détecter des plantes à partir d'un spectre.
Tayftan bitki örtüsünü tespit edebilmek muazzam.È incredibile poter individuare vegetazione dallo spettro
Tayftan bitki örtüsünü tespit edebilmek muazzam.Elképesztő, hogy észlelni tudunk növényzetet egy spektrumból.
Tayftan bitki örtüsünü tespit edebilmek muazzam.Es increíble que podamos detectar vegetación a partir de un espectro.
Tayftan bitki örtüsünü tespit edebilmek muazzam.Es ist erstaunlich, dass man Vegetation aus einem Spektrum ablesen kann.
Tayftan bitki örtüsünü tespit edebilmek muazzam.Este uimitor că putem detecta vegetaţie într-un spectru.
Tayftan bitki örtüsünü tespit edebilmek muazzam.Het is verbazingwekkend dat we vegetatie kunnen waarnemen in een spectrum.
Tayftan bitki örtüsünü tespit edebilmek muazzam.스펙트럼으로부터 초목지대를 찾아낸다는건 놀라운 일이지요.
Tayftan bitki örtüsünü tespit edebilmek muazzam.To fascynujące, że potrafimy wykryć roślinność na podstawie widma.
Tayftan bitki örtüsünü tespit edebilmek muazzam.Изумително е, че можем да откриваме растителност по един спектър.
Tayftan bitki örtüsünü tespit edebilmek muazzam.Просто потрясающе, что растительную жизнь можно выявлять с помощью спектров.
Tayftan bitki örtüsünü tespit edebilmek muazzam.זה מדהים שניתן לגלות צמחייה באמצעות ספקטרום.
Tayftan bitki örtüsünü tespit edebilmek muazzam.لمن المدهش انه بإمكاننا إكتشاف المساحات المزروعة من خلال الطيف.
Tayftan bitki örtüsünü tespit edebilmek muazzam.驚きますよね それを他の惑星に対して
Tepe Örtüsü Birleşmesi'nin yaratılması."Confluenţele boltei pădurii".
Tepe Örtüsü Birleşmesi'nin yaratılması.캐노피 연합에 대해 말씀드릴게요.
Tepe Örtüsü Birleşmesi'nin yaratılması.la generación de Canopy Confluences (Confluencias en el Dosel Forestal).
Tepe Örtüsü Birleşmesi'nin yaratılması.שהוא יצירת "חופת היער - השפעות משותפות".
Tepe Örtüsü Birleşmesi'nin yaratılması.وهو جيل من ملتقيات المظلة.
Tepe Örtüsü Birleşmesi'nin yaratılması.私の役割は生物学者とアーティストをめぐり合わせることです
Tepe örtüsünde dansçılarımız oldu.Anche dei ballerini sono stati con noi nella canopea.
Tepe örtüsünde dansçılarımız oldu.Au fost şi oameni care au dansat sus în bolta pădurii.
Tepe örtüsünde dansçılarımız oldu.Chúng tôi đã cho mọi người lên các tán cây.
Tepe örtüsünde dansçılarımız oldu.우리는 캐노피 위에 댄서들도 있었어요
Tepe örtüsünde dansçılarımız oldu.Mieliśmy już tam w górze tancerzy.
Tepe örtüsünde dansçılarımız oldu.Nous avons eu des danseurs dans la canopée.
Tepe örtüsünde dansçılarımız oldu.Teníamos bailarines allí en el dosel forestal.
Tepe örtüsünde dansçılarımız oldu.We hebben dansers in de boomtoppen gehad.
Tepe örtüsünde dansçılarımız oldu.Wir hatten sogar Tanzprojekte in den Baumkronen.
Tepe örtüsünde dansçılarımız oldu.Имали сме танцьори горе в балдахина.
Tepe örtüsünde dansçılarımız oldu.Мы пригласили танцоров подняться с нами на полог.
Tepe örtüsünde dansçılarımız oldu.רקדנים רקדו למעלה בחופה.
Tepe örtüsünde dansçılarımız oldu.لقد كان لدينا ناس يرقصون على قمة مظلة الشجرة.

İlgili Sayfalar