Ana içeriğe geç
Sözlük

örtünün ile cümle

örtünün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
43
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Tom örtünün altına saklandı.Tom hid under the covers.
Bu örtünün teminat olarak verilmesi borçlunun hayatını riske atacağından yasaktır.Leaving without permission would be to risk their lives.
Ama örtünün altında üç boyutlu anıtsal bir vücut olduğuna dair hiçbir şey yok.But there is really no sense of a monumental, three-dimensional body under that drapery.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.That's a piece of history, but it comes in a mathematical wrapping.
Ta ki, o (güneş) bir örtünün ardından kayboldu."And when the horses disappeared,
Tunus'ta laik hükümet, dini aşırılıklara karşı olan muhalefette örtünün kullanılmasını yasaklamıştır.En Tunisie, le gouvernement séculaire a banni l'utilisation du voile en opposition à l’extrémisme religieux.
Bu nedenle de pencereleri üst örtünün saçaklarına kadar dayanmaktadır.Alla fönster höggs även upp till samma storlek.
Kuşkusuz bu egemenliğin yanı sıra ahşap kirişlemeli düz tavan örtünün tümüyle ortadan kalktığı söylenemez.Neméně hloupé by však bylo se domnívat, že okamžikem uzavření chrámu přestalo existovat úplně.
Örtünün üzerindeki incilerin tahmini sayısı 10 milyon kadardır.Mata manusia dapat membedakan sekitar 10 juta warna.
Örtünün üzerindeki incilerin tahmini sayısı 10 milyon kadardır.Ich odhadovaný počet vo svete je 10 miliónov.
Ama örtünün altında üç boyutlu anıtsal bir vücut olduğuna dair hiçbir şey yok.Maar er is geen enkele aanwijzing van een monumentaal, drie dimensionaal lichaam onder de gedrapeerde kleding.
Ama örtünün altında üç boyutlu anıtsal bir vücut olduğuna dair hiçbir şey yok.Mais on n'a pas vraiment l'impression d'avoir un monument en trois dimensions sous cette draperie.
Ama örtünün altında üç boyutlu anıtsal bir vücut olduğuna dair hiçbir şey yok.Nie ma sensu tworzyyć ogromnego, trójwymiarowego ciała pod suknią.
Ama örtünün altında üç boyutlu anıtsal bir vücut olduğuna dair hiçbir şey yok.Pod tímto pláštěm neexistuje žádný pocit těla.
Ama örtünün altında üç boyutlu anıtsal bir vücut olduğuna dair hiçbir şey yok.Але нема відчуття присутності тривимірного тіла під накидкою.
Ama örtünün altında üç boyutlu anıtsal bir vücut olduğuna dair hiçbir şey yok.Но нет ощущения, что где-то под драпировками есть плотное, трёхмерное тело.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.C'est de l'histoire, mais présentée de façon mathématique.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.Das ist ein Stück Geschichte, verpackt in Mathematik.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.Dat is een stukje geschiedenis verpakt in wiskunde.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.Det är en bit historia, men i en matematisk förpackning.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.Đó là một mảnh ghép của lịch sử, nhưng nó có trong toán học.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.Eso es parte de la historia, pero viene en un paquete matemático.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.É uma parte da história, mas vem embrulhada em matemática.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.E un aspect al istoriei, dar învăluit în matematică.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.È un pezzo di storia, ma avvolto dalla matematica.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.Ez a történelem egy része, matematikai csomagolásban.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.Itu adalah kepingan sejarah yang terbungkus oleh matematika.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.Jest to kawałek historii w matematycznym opakowaniu.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.그것이 역사의 한 부분이고, 수학적으로 포장한 것이구요.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.To je kus historie, ale v matematickém balení.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.To je kúsok histórie vyjadrený matematickou rečou.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.Είναι κομμάτι ιστορίας, αλλά εμφανίζεται με μαθηματικό περίβλημα.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.Вот вам исторический факт в математической обертке.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.Това е част от историята, но тя идва в математическа опаковка.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.Це історична зміна, але з математичною обгорткою.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.זו פיסה של היסטריה, אבל היא מגיעה בעטיפה מתמטית.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli..إنها قطعة من التاريخ، لكنها تأتي مغلفة بالرياضيات.
Bu tarihi gerçekliğin bi parçası ama matematiksel bir örtünün altında gizli.数学は 歴史に働く力を
Örtünün oluşturduğu bu zarif kavis, anne ile çocuk arasında bir köprü gibi, ikisini birbirine bağlıyor.- i stwarza to subtelne połączenie między nimi- ten pomost
Örtünün oluşturduğu bu zarif kavis, anne ile çocuk arasında bir köprü gibi, ikisini birbirine bağlıyor.Vytváří to mezi nimi oblouk, most.
Örtünün zerafetine bakın, bence bu resimdeki en güzel bölümlerden birisi. .A podívejte se na tu jemnost toho závoje. Myslím, že je to jedna z nejkrásnějších částí této malby.
Örtünün zerafetine bakın, bence bu resimdeki en güzel bölümlerden birisi. .Dr Zucker: Spójrzcie też na delikatność tej szaty
Örtünün zerafetine bakın, bence bu resimdeki en güzel bölümlerden birisi. .А погляньте на витонченість. ціє вуалі.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod