örnekler ile cümle
örnekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ben de üzerinde konuştuğum konuyu eski teknolojiyi kullanarak, örneklerle açıklayacağımObjasním to, o čem mluvím, pomocí staré technologie.
Ben de üzerinde konuştuğum konuyu eski teknolojiyi kullanarak, örneklerle açıklayacağımȘi am să vă ilustrez fenomenul folosind tehnologia veche.
Ben de üzerinde konuştuğum konuyu eski teknolojiyi kullanarak, örneklerle açıklayacağımUnd ich werde das, worüber ich rede, illustrieren, indem ich eine veraltete Technik benutze.
Ben de üzerinde konuştuğum konuyu eski teknolojiyi kullanarak, örneklerle açıklayacağımVà tôi sắp diễn tả việc mà tôi đang nói tới bằng cách sự dụng công nghệ cũ.
Ben de üzerinde konuştuğum konuyu eski teknolojiyi kullanarak, örneklerle açıklayacağımVi mostrerò di cosa sto parlando usando della tecnologia obsoleta.
Ben de üzerinde konuştuğum konuyu eski teknolojiyi kullanarak, örneklerle açıklayacağımY voy a ilustrar lo que estoy hablando mediante el uso de la tecnología antigua.
Ben de üzerinde konuştuğum konuyu eski teknolojiyi kullanarak, örneklerle açıklayacağımZaprezentuję to, o czym mówię, przy użyciu starych technologii.
Ben de üzerinde konuştuğum konuyu eski teknolojiyi kullanarak, örneklerle açıklayacağımΘα σας δείξω για τι πράγμα μιλάω χρησιμοποιώντας την παλιά τεχνολογία.
Ben de üzerinde konuştuğum konuyu eski teknolojiyi kullanarak, örneklerle açıklayacağımЯ проиллюстрирую то, о чем говорю, по-старинке.
Ben de üzerinde konuştuğum konuyu eski teknolojiyi kullanarak, örneklerle açıklayacağımואני הולך להדגים על מה אני מדבר על ידי שימוש בטכנולוגיה ישנה.
Ben de üzerinde konuştuğum konuyu eski teknolojiyi kullanarak, örneklerle açıklayacağımوسوف أوضح ما أتحدث عنه باستخدام التكنولوجيا القديمة.
Ben de üzerinde konuştuğum konuyu eski teknolojiyi kullanarak, örneklerle açıklayacağım説明します 基本的な所では古い人間なので
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Aku akan segera berpakaian, berkemas pengumpulan sampel, dan berangkat.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Będę się ubrać od razu, zapakować do pobierania próbek, i wyruszył.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Bom jaz oblekel takoj, pakiranje up zbiranje vzorcev, in pobota.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Hozom öltözve azonnal, összecsomagolni a mintavétel, és elindultak.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Ich werde sofort anziehen, bis die Entnahme von Proben, und ging los.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.'Ik ga meteen aankleden, inpakken het nemen van monsters, en zet uit.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Jag klär direkt, packa ihop insamling av prover, och iväg.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Já si obléknout hned, sbalte odběru vzorků, a vyrazili.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Ja si obliecť hneď, zbaľte odberu vzoriek, a vyrazili.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Jeg får tøj på med det samme, pakke sammen indsamling af prøver, og modregning.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Je vais m'habiller tout de suite, emballer la collecte des échantillons, et partit.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."나는, 바로 입고 샘플의 수집을 싸가지고 출발거야.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Me vestiré de inmediato, el paquete de la colección de muestras, y partió.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Mi vesto subito, impacchettare il prelievo di campioni, e partì.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Saan pukeutunut heti, pakata näytteiden, ja lähti.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Tôi sẽ mặc quần áo ngay lập tức, đóng gói bộ sưu tập các mẫu, và đặt ra.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Voi mă îmbrac imediat, ambalaj de culegere de probe, si a pornit.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Vou me vestir de imediato, arrumar a coleta de amostras, e partiu.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Θα ντυθώ αμέσως, συσκευασία μέχρι τη συλλογή δειγμάτων, και ξεκίνησε.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Аз ще се облече веднага, опаковка на събирането на проби, и тръгнахме.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Я буду одеваться сразу, собрать коллекцию образцов, и отправились.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Я буду одягатися відразу, зібрати колекцію зразків та й пішли.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."אני אתלבש מיד, לארוז איסוף דגימות, ויצאו לדרך.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.سوف "أرتدي ملابسي على الفور ، حزم امتعتهم لجمع العينات ، وانطلقوا.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.あなたは私が私の方法に着手することができるでしょう、あなたはできないだろうか?
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.Alors, ce que je trouve fascinant dans ces exemples c'est comment ils font appel à nos instincts de primates.
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.Az érdekes szerintem ezekben a példákban az, hogy ezek a dolgok valójában kielégítik főemlős ösztöneinket.
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.Ceea ce găsesc eu fascinant în aceste exemple este modul în care apelează la instinctele noastre primare.
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.Fascinující na tomto příkladu je, že vlastně aktivuje naše instinkty primátů.
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.Fascinujúce na týchto príkladoch, je, ako to všetko aktivuje naše zvieracie inštinkty.
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.이제 이 예시들에서 찾은 놀라운 것은 우리의 영장류적인 본능에 실제로 어떻게 입력시키느냐 하는 것입니다.
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.Lo que es fascinante de estos ejemplos es el modo en que despiertan nuestros instintos primates.
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.Najbardziej fascynujące w tych przykładach jest to, że podpinają się one do naszych niskich instynktów.
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.O que eu acho fascinante nestes exemplos é que estão, de facto, a tocar nos nossos instintos primatas.
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.Wat ik fascinerend vind aan deze voorbeelden is hoe ze daadwerkelijk onze primaire instincten aanspreken.
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.В тези примери силно ме впечатли как те се вписват изящно в нашите основни инстинкти.
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.משמעותו שנפח השיתוף המתרחש הוא בשיעורים בלתי נתפסים. כלומר, מדהים לחשוב שבכל רגע בו אני מדברת עכשיו,
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.الآن ما أجده رائعاً في هذه الأمثلة هوكيف انهم في الواقع يستفيدون من غرائزنا الأساسية.
Benim bu örneklerde büyüleyici bulduğum şey bizim primat içgüdülerimize tam olarak nasıl dokundukları.こういった例というのが 私たちの霊長類の本能に刻み込まれている点です つまり、我々は猿の一種であり
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Az egyik kedvenc példám a közreműködő életmódra a Landshare vagy terület megosztás.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Eén van mijn favoriete voorbeelden van samenwerkende levenstijlen heet "Landshare".
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Eines meiner Lieblingsbeispiele für kollaborative Lebensgewohnheiten nennt sich Landshare.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Ett av mina favoritexempel på kollaborativa livsstilar kallas Landshare.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Jeden z mojich obľúbených príkladov kolaboratívneho životného štýlu sa volá Landshare.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Jeden z mých nejoblíbenějších příkladů sdílení životního stylu se jmenuje Landshare.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.Jednym z moich ulubionych przykładów współdzielonego stylu życia jest Landshare.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.제가 좋아하는 협력적 생활방식의 하나는 랜드쉐어라고 하는 것입니다.
Benim işbirlikçi yaşam şekillerine en favori örneklerimden biri toprakpaylaşımı.L'un de mes exemples préférés de modes de vie collaboratifs s'appelle le "Landshare" [partage de terre].