örme ile cümle
örme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Santísima Trinidad Kilisesi'nin (şimdiki Ulusal Panteon) inşaatında tuğla örme ustası.Architekt der Heiligen Dreifaltigkeitskirche, (dem gegenwärtigen Nationalpantheon).
Bunlar önceleri kendilerine çubuktan örme kulübeler yapmışlar, daha sonra kerpiçten evler yapmışlardır.Zuerst dienten die Höhlen den Ligurern als Wohnungen.
En sevdiği şey atların yelesini örmektir.Sein Lieblingsmotiv waren Pferde.
Bu binanın kiremidini örmemiz gerektiğini söyledi.Dabei sollen sie das Gebäude vermint haben.
En sevdiği şey atların yelesini örmektir.Son premier goût fut pour les chevaux.
Gretel bir yün çorap örmektedir ve örmekte iken de bir şarkı mırıldanmaktadır.Cole Porter lui donne des robes et des fourrures et a même composé une chanson pour elle.
Gençliğinde duvar örme işinde çalıştı.Il travaille dans sa jeunesse sur l'exploitation agricole.
Mrs Williams düşüncelere dalmıştır, Mrs Desmoulins örgü örmektedir, Miss Carmichael ise okumaktadır.Williams está meditando, la señora Desmoulins está tejiendo y la señorita Carmichael está leyendo.
En sevdiği şey atların yelesini örmektir.Lo que más le gusta es montar a caballo.
Kazak : Baştan geçirilerek giyilen kollu örme giysi.La llave. - Con Sorderita Quítate la ropa.
Eskiden örme sepet ya da oyma kütük gibi malzemeden yapılmış kara kovan denilen kovanlar kullanılmaktaydı.Antiguamente se utilizaban lonas de algodón tratadas con alquitrán o cera.
Ormerod, iki yangın tabakasından söz eder.Sarmiento entre dos fuegos.
Binası iki katlı, taş örme, dış tarafı ahşap bir bina idi.Si tratta di due edifici posti fuori Porta Grande, la Catena era una stalla con annessa taverna.
En sevdiği şey atların yelesini örmektir.Uno dei suoi temi preferiti sono i cavalli.
Bazı iskemle atölyeleri 60 yıldan uzun bir süredir iskemle örme işlerini sürdürmektedir.Кауфман более 60 лет ездит на мотоциклах.
Kağan dışında kalan tüm soylular ve savaşçılar da saçlarını örmek zorundaydılar.وبخلاف الإمبراطور كان جميع النبلاء والمحاربين المتبقيين مجبرين على تضفير شعرهم.
İşçiler beyaz önlüklerinin altına 4 kg ağırlığa kadar örme zincir giyerler.قد يرتدي العمال تُرسًا قد يصل وزنها إلى 8 أرطال (4 كجم) تحت معاطفهم البيضاء.
İngiliz polisi, bıçaklı saldırganlarla ilgilenirken örme zincirle güçlendirilmiş eldiven takar.تستخدم الشرطة البريطانية قفازات تُرسية للتعامل مع المُعتدين المُسلحين بالسكاكين.
En sevdiği şey atların yelesini örmektir.E que o que ela mais gostava era que eu retomasse no Senhor Vinho.
Kağan dışında kalan tüm soylular ve savaşçılar da saçlarını örmek zorundaydılar.Envergonhados, os outros dragões tiveram de sair da batalha também.
Örmeciliğin tarihi antik çağlara dayanır.A Lei da identidade se origina da antiguidade clássica.
Ağustos 2006'da, Elle magazine babasının ünlü, kahverengi örme hırkası ve pijamalarıyla poz vermiştir.In augustus 2006 werd ze gefotografeerd voor ELLE Magazine in haar vaders beroemde bruine vest en pyjamabroek.
Zincir gömlek (diğer adıyla gömlek zırh veya hauberk) örme zincirden yapılmış bir gömlektir.Onder de jas werd een broek gedragen (gewatteerd, gemaakt van vissenhuid of stof).
Gençliğinde duvar örme işinde çalıştı.In zijn jeugd heeft hij gewerkt in de Mini Efteling.
Bu köprü Almanlar tarafından, çelik kafes taş örme tekniği ile yapılmıştır.De achtbaan gebouwd van staal door de Duitse fabrikant Gerstlauer.
Basit örmeklerin anlaşılması teorinin modern halinin kullanılmasıyla epey basitleşmiştir.Bardzo prosta konstrukcja świątyni sprawia, że wygląda ona nowocześnie.
Ona bir hasır ipi örme cezası vermiş.Wtedy ukąsił go wąż ze skutkiem śmiertelnym.
Bu köprü Almanlar tarafından, çelik kafes taş örme tekniği ile yapılmıştır.Bron konstruerades av tyska ingenjörer och är en bågkonstruktion av stål.
Örneğin atların kuyruğunu örmekten çok hoşlanır.Gripen sades vara särskilt förtjust i hästkött.
En sevdiği şey atların yelesini örmektir.Найулюбленішою темою його творів були коні.
Örneğin Gustav Jäger 1880’li yıllarda pamuktan yapılmış örme kıyafetler üretmiştir.У 1880-х роках Густав Йегер ввів в ужиток білизна з вовни (т. зв.
Filmin yönetmeni Declan Donnellan ve Nick Ormerod'dur.Деклан Донелланн, Художник Нік Ормерод.
En sevdiği şey atların yelesini örmektir.Jejich oblíbená podoba je kůň.
Ona bir hasır ipi örme cezası vermiş.Egy feldühödödt bohóc elefánthúggyal öntötte le.
Bazı iskemle atölyeleri 60 yıldan uzun bir süredir iskemle örme işlerini sürdürmektedir.Viialantien kioski on toiminut paikallaan jo yli 60 vuottamilloin?.
Bazı iskemle atölyeleri 60 yıldan uzun bir süredir iskemle örme işlerini sürdürmektedir.Πρόκειται για τον κινηματογράφο "Ηλέκτρα" που λειτουργεί για πάνω από 60 χρόνια.
Kağan dışında kalan tüm soylular ve savaşçılar da saçlarını örmek zorundaydılar.Εκτός από αυτούς υπήρχαν και οι Νεοδαμώδεις οι Είλωτες και οι πολεμιστές του Βρασίδα.
Konuk editör Joan Orme ile.Redaktør sammen med David Hein.
Gençliğinde duvar örme işinde çalıştı.Der brukte ungdom i bygda å gå på epleslang.
Örneğin atların kuyruğunu örmekten çok hoşlanır.Dia sangat senang melihat kuda-kuda dia.
En sevdiği şey atların yelesini örmektir.Nhưng ngon nhất vẫn là món thắng cố ngựa.
Bu süre zarfında Braille okuması öğretildi, piyano çalmasının yanı sıra örme, yemek, ve temizlik işleri yaptı.Bà đã ở đây 3 năm, được dạy đọc chữ nổi (Braille), chơi piano, cũng như khâu vá, nấu nướng, và dọn dẹp.
Zincir gömlek (diğer adıyla gömlek zırh veya hauberk) örme zincirden yapılmış bir gömlektir.鎖の鞭 鉄の鎖で作られた鞭。
Örneğin atların kuyruğunu örmekten çok hoşlanır.馬のつむじを探すのが大好きらしい。
Çin'de örme zırh yaygın olarak üretilmese bile ithal edilmiştir.苦艾酒从未在澳大利亚合法进口或生产。
Ona bir hasır ipi örme cezası vermiş.당 태종은 손복가에게 난릉공주원을 상으로 주었다.
Ve örümceğin ağ örmesini Arakne'den aldığı anlatılır.알렉산드리아의 파포스는 아르키메데스 소용돌이가 코논에 의해 발견된 것이라 밝히고 있다.
Meksika yemekleri listesi ^ William A. Orme Jr. (1985-04-14).William A. Orme Jr. (14 באפריל 1985).
Bu yüzden savaşçılar, örme zincir külahlarının üzerine sert miğferler giyerlerdi.הלוחמים נהגו לענוד שרשרות עשויות משיני הקורבנות.
Örneğin atların kuyruğunu örmekten çok hoşlanır.Обича да преследва опашката си.
Bazı iskemle atölyeleri 60 yıldan uzun bir süredir iskemle örme işlerini sürdürmektedir.Bilo je mlikarica koje su mlijeko nosile čak 60 godina.
En sevdiği şey atların yelesini örmektir.Med svoje najljubše konjičke uvršča tudi jahanje.
Üçüncü sütuna ise "Örmeli Sütun" denilir.Trečioji technika yra vadinama „vilkimu“.
Ona bir hasır ipi örme cezası vermiş.Nad heitsid talle ette rida kehvi saake.
At binmeyi ve at kuyruğu örmeyi ve çocukları çok sever.Ta armastas väga hobuseid ja ratsutamist.
Santísima Trinidad Kilisesi'nin (şimdiki Ulusal Panteon) inşaatında tuğla örme ustası.Teiseks Rebala muinaskihelkonna (praeguse Jõelähtme kirikukihelkonna eelkäija) tähenduses.
Bu binanın kiremidini örmemiz gerektiğini söyledi.Tema sõnul korrastab hoone lammutamine linnapilti.
Altın yuvalar ve saf altından iki zincir yap. Zincirleri örme kordon gibi yapıp yuvalara yerleştir.››A spravíš pletivá zo zlata.
Altın yuvalar ve saf altından iki zincir yap. Zincirleri örme kordon gibi yapıp yuvalara yerleştir.››Csinálj annakokáért arany boglárokat,
Altın yuvalar ve saf altından iki zincir yap. Zincirleri örme kordon gibi yapıp yuvalara yerleştir.››Farai anche i castoni d'or