ördeği ile cümle
ördeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çin restoranında Pekin ördeği yedik.We ate Peking duck in the Chinese restaurant.
Henüz bir Kuzey Şoveler ördeği görmedim.I have not yet seen a Northern Shoveler duck.
Oğlumun lastik ördeği sarı renklidir.My son's rubber duck is yellow.
O ördeği hedefliyorum.I am aiming at that duck.
Kolu bir ördeğin kafası gibi şekillendirilmiş.The handle is shaped like a duck's head.
Pekin'de bir dizi restoran Pekin Ördeğinin yapımı konusunda uzmandır.A number of restaurants in Beijing specialise in Peking Duck.
Fakat ölü ördeğin yanında canlı bir ördek var, ve lütfen dikkat ediniz.But next to the dead duck is a live duck, and please pay attention.
Canlı ördek ölü ördeğin üstüne çıktı ve çiftleşmeye başladı.The live duck mounted the dead duck, and started to copulate.
İşte bu, bir ördeğin penisinin nadide bir resmi; yani ördek gerçekten de erkekti.And here's a rare picture of a duck's penis, so it was indeed of the male sex.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.B is the place where the duck hit the glass, and C is from where I watched it.
Ördeğimi geri alabilir miyim lütfen?May I have my duck back, please?
İçeriye geldi ve anne ördeğin yavrusuna yaptığı gibi, üzerine kapaklandı.So, he wandered in and it imprinted on him like a mommy duck does to its duckling.
Mandarin Ördeği tekmesi.The Mandarin Duck kick
Körfezi binlerce yaban ördeği, patkalar ve diğer ördekler ile paylaşırlar .They share the bay with thousands of coots, pochards, and other ducks.
Kırmızı mavi, kırmızı ördeğin gagasının rengini temsil eder.Ruddy blue represents the coloring of the beak of the ruddy duck.
Bir ördeği fırında pişiriyorum.Ich brate eine Ente.
Oğlumun plâstik ördeği sarıdır.Le canard en plastique de mon fils est jaune.
Bir Çin atasözü birbirini seven çiftler mecazi anlamda için söyle der: "İki mandarin ördeği suda oynuyor".Китайская поговорка о любящей паре — «две мандаринки, играющие в воде» (кит. трад.
Pekin'de bir dizi restoran Pekin Ördeğinin yapımı konusunda uzmandır.Утка в Пекине подаётся в специализированных ресторанах.
Yaban Ördeği yıldız kümesi, içerdiği 2.900 yıldızla bilinen en zengin açık kümelerden biridir.É um dos mais ricos e compactos aglomerados abertos conhecidos, contendo cerca de 2 900 estrelas.
Ayrıca Yaban ördeği üremektedir.Er is ook gekweekte zalm.
Pekin'de bir dizi restoran Pekin Ördeğinin yapımı konusunda uzmandır.Звідси відкривається чудове видовище на Пекін.
Lezzetli ördeğimi yedik.Ми з'їли мою смачну качку.
Söylencelerde adı sıklıkla “Kögön” (yaban ördeği) ile birlikte anılır.Obvykle se shoduje se jmenným (krátkým) tvarem přídavných jmen.
Pekin ördeğiAlonžová paruka
Pekin'de bir dizi restoran Pekin Ördeğinin yapımı konusunda uzmandır.Un număr de restaurante din Beijing se specializează în rața Pekin.
Ayrıca Yaban ördeği üremektedir.Este de asemenea obsedat de Vestul Sălbatic.
Pekin'de bir dizi restoran Pekin Ördeğinin yapımı konusunda uzmandır.Számos pekingi étterem specializálódott a pekingi kacsa készítésére.
Söylencelerde adı sıklıkla “Kögön” (yaban ördeği) ile birlikte anılır.Ruqyah terkadang disebut pula dengan ‘azimah (azimat).
Pekin ördeği Pekin orjinli bir yemektir.Masakan beijing adalah gaya lokal memasak.
Bir Çin atasözü birbirini seven çiftler mecazi anlamda için söyle der: "İki mandarin ördeği suda oynuyor".כך למשל האמרה הסינית "זוג ברווזי מנדרין המשחקים במים" מתייחסת לזוגות אוהבים.
Ayrıca Yaban ördeği üremektedir.Той също се изработва от вълнено сукно.
Dişi bir macar ördeği Netta rufina Museum specimenLapija Neprinokę riešutai Prinokęs riešutas Juglans nigra - Museum specimen
Ah, pardon. Ördeğimi geri alabilir miyim lütfen?A, chwileczkę, dostanę z powrotem kaczkę?
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.B adalah tempat di mana bebek itu menabrak kaca dan C adalah tempat saya menyaksikannya.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.B az a hely, ahol a kacsa nekirepült az üvegnek, C, ahonnan megfigyeltem az esetet.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.B c'est l'endroit où le canard s'est cogné contre la vitre, et C c'est l'endroit d'où je l'ai regardé.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer."b"는 그 오리가 유리에 부딪친 곳이고, "c"는 제가 관찰한 곳입니다.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.B de plek waar de eend het glas raakte en C waar ik stond te kijken.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.B die Stelle, wo die Ente in die Scheibe flog, C ist mein Beobachtungspunkt.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.B è il posto in cui l'anatra ha colpito il vetro, e C è il punto da dove ho guardato.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.B e locul unde rața s-a lovit de sticlă, iar C e locul de unde am privit scena.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer."B" é onde o pato bateu no vidro e "C" é de onde eu observei.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.B es el lugar donde el pato chocó contra el vidrio, y C es el lugar donde lo observé.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.B je miesto, kde kačica narazila do skla a C je odkiaľ som to pozoroval.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.B je místo, kde kachna narazila do skla a C je místo, odkud jsem je pozoroval.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.B là nơi mà con vịt đâm và kính, và C là nơi tôi quan sát nó.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.B - miejsce, gdzie kaczka uderzyła w szybę, C - punkt, z którego obserwowałem kaczki.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.B هو مكان اصطدام البطّ بالزّجاج، و C هو مكان رؤيتي للأمر.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer."c" は私が観察していた場所です これは先ほどの写真です
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.В — место куда утка влетела и ударилась о стекло, и С — место откуда я всё наблюдал.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.В - місце на склі, куди врізалась качка, С - місце, з якого я це спостерігав.
B ördeğin cama çarptığı yer, ve C de benim olan biteni izlediğim yer.בי הוא המקום שבו הברווז פגע בזכוכית, וסי הוא המקום שממנו צפיתי בכך.
Canlı ördek ölü ördeğin üstüne çıktı ve çiftleşmeye başladı.Az élő kacsa felhágott a döglött kacsára, és közösülni kezdett vele.
Canlı ördek ölü ördeğin üstüne çıktı ve çiftleşmeye başladı.Con vịt sống nhảy chồm lên con vịt chết và bắt đầu giao hợp.
Canlı ördek ölü ördeğin üstüne çıktı ve çiftleşmeye başladı.De levende eend beklom de dode eend en begon te copuleren.
Canlı ördek ölü ördeğin üstüne çıktı ve çiftleşmeye başladı.Der lebende Erpel stieg auf den toten und begann zu kopulieren.
Canlı ördek ölü ördeğin üstüne çıktı ve çiftleşmeye başladı.El pato vivo se montó sobre el pato muerto, y empezó a copular con él.
Canlı ördek ölü ördeğin üstüne çıktı ve çiftleşmeye başladı.살아 있는 오리가 죽은 오리 위로 올라가서 교미를 하기 시작했습니다.
Canlı ördek ölü ördeğin üstüne çıktı ve çiftleşmeye başladı.l'anatra viva monta sull'anatra morta e inizia ad accoppiarsi.