Bir örümceğin kaç tane ayağı var?How many legs does a spider have?
Bir örümceğin kaç tane gözü var?How many eyes does a spider have?
Örümceğin hâlâ orada olduğuna inanamıyorum.I can't believe that spider is still there.
Tavanda bir örümceğin var!You have a spider on the ceiling!
Bu örümceğin çok büyük dişleri var.This spider has very large fangs.
Bu örümceğin ısırması şiddetli ağrıya sebep olur.The bite of this spider causes intense pain.
O örümceğin bir tıraşa ihtiyacı var!That spider needs a haircut!
Bu örümceğin büyük, sivri dişleri var.This spider has big sharp fangs.
Bu örümceğin kayda geçmiş on üçüncü kurbanıydı.This was the spider's 13th recorded victim.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Turning rocks over revealed this crab spider grappling with a beetle.
Bunu cevaplamak için bir örümceğin lif memeciğine çok daha yakından bakmalıyız.To answer that, you have to look a lot closer at the spinneret region of a spider.
Uzun gün ve gecelerimizi örümceğin bu kısmına bakarak geçiriyoruz.We spend long days and nights staring at this part of the spider.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Inside each spider, there are hundreds of silk glands, sometimes thousands.
Tek bir örümceğin yapabileceği liflerde az çok bir çeşitlilik var.There's quite a bit of variation within the fibers that an individual spider can make.
Buna bir örümceğin takım çantası diyebiliriz.We call that the tool kit of a spider.
Bu örümceğin çevresi ile etkileşim için sahip olduğu şey.That's what the spider has to interact with their environment.
Bu scytode, yani tüküren örümceğin yaptığı kılavuz ipi.This is the dragline spun by scytodes, the spitting spider.
Bunlar iplik üretimi için kullanılan örümceğin göbek kısmındaki memeciklerdir.These are spinneret glands on the abdomen of a spider.
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Just like the spider brings a web outside of itself and then go and live in it.
Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan dişi örümceğin durumu gibidir.The semblance of those who take protectors besides God is that of the spider.
Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümceğin yuvasıdır.She arranges a house for herself, but the flimsiest of houses is the spider's.
Allah'ın berisinden veliler edinenlerin durumu, bir ev edinen dişi örümceğin durumuna benzer.The semblance of those who take protectors besides God is that of the spider.
Ve evlerin en güvensizi/en zayıfı elbette ki, dişi örümceğin evidir.She arranges a house for herself, but the flimsiest of houses is the spider's.
Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, örümceğin durumu gibidir.The semblance of those who take protectors besides God is that of the spider.
Allah'tan başka dost edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumu gibidir.The semblance of those who take protectors besides God is that of the spider.
ALLAH'ın dışında edindikleri velilerin örneği, bir ev edinen dişi örümceğin örneğine benzer.The semblance of those who take protectors besides God is that of the spider.
Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümceğin yuvasıdır. Keşke bilseler.And verily the frailest of all houses is the spider's house - if they but knew!
Ve evlerin en güvensizi/en zayıfı elbette ki, dişi örümceğin evidir. Keşke bilselerdi!And verily the frailest of all houses is the spider's house - if they but knew!
Ay örümceğini test edilmiştir.Elle est symbolisée par la Lune.
Ay örümceğini test edilmiştir.La luna fileteada de sable.
Oyuncu, bir örümcek ağını böcek işgalcilerden savunan karadul örümceğinin rolünü alır.El jugador toma el papel de una araña viuda negra que defiende una red de insectos invasores.
Ay örümceğini test edilmiştir.Zastosowano pozaosiowy sztuczny Księżyc.
Ay örümceğini test edilmiştir.Був запропонований місячний ковчег.
Gerek dansın, gerek örümceğin adı İtalya'daki Taranto kentinin adından türetilmişti.Назва танцю пов'язана з місцем його виникнення — містом Таранто на півдні Італії.
Bu örümceğin kayda geçmiş on üçüncü kurbanıydı.Він став одним з трьох плебеїв, які були трибунами цієї каденції.
Ay örümceğini test edilmiştir.A Hold ásványtani feltérképezését végezte.
Ay örümceğini test edilmiştir.Undersøge Månens topologi.
Ay örümceğini test edilmiştir.Ilmenitt er funnet i månesteiner.
Bu örümceğin kayda geçmiş on üçüncü kurbanıydı.出現於故事中的第10個精靈。
Ve örümceğin ağ örmesini Arakne'den aldığı anlatılır.알렉산드리아의 파포스는 아르키메데스 소용돌이가 코논에 의해 발견된 것이라 밝히고 있다.
Ay örümceğini test edilmiştir.הבנת האבולוציה התרמית האסימטרית של הירח.
Gerek dansın, gerek örümceğin adı İtalya'daki Taranto kentinin adından türetilmişti.גישה אחרת סבורה ששמו של המחול נובע מהעיר מטאראנטו שבדרום איטליה.
Ay örümceğini test edilmiştir.Изследвана е лунната гравитация.
Örümceğin ipeği, ipekböceğinin ipeğinden daha ince ve daha dayanıklıdır.Igimänni puit on tugevam ja tihedam kui enamikul okaspuudest.
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.거미줄은 방적돌기에서 나오는데 저희 거미와 거미줄을 연구하는 생물학자들은 거미들의 총구("Business end")이라고 합니다.(웃음)
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.Ezekből buggyan elő a selyem. Mi, pókászok a potrohot ezért csak a pók "serény felének" nevezzük. (Nevetés)
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz. (Gülüşmeler)Spinrag komt uit de spintepels en wij spinragbiologen noemen dat de "zakelijke kant" van de spin.
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.Seitti purkautuu kehruunystyistä, ja meille seittibiologeille tuo seutu on hämähäkin "bisnespuoli". (Naurua)
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.Tơ được tạo ra từ lỗ tơ, và theo các nhà tơ nhện học thì đây là "hậu môn" của chúng. ( Cười)
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.この部分を我々クモ糸の学者は 「営業窓口(先端部)」と読んでいます(笑) 学者は長時間...
Ağ bu memecikten çıkar ve biz, örümcek ağı biyologları, buna örümceğin iş yapan kısmı diyoruz.蜘蛛絲從 "吐絲頭" 嗰度出離,同埋 我哋呢啲蜘蛛絲生物學家,呢啲 我哋叫佢做蜘蛛嘅 "生意"。 (笑聲)
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Cosi' come il ragno tira fuori una ragnatela fuori da se' stesso e poi va a viverci dentro.
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Éppúgy, mint a pók. Hálót sző magából, utána pedig benne él.
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Igual que la araña produce la telaraña y luego se va a vivir a ella.
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Tout comme l'araignée qui tire le fil d'elle-même pour tisser sa toile, puis y vit.
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Просто как паук выпускает из себя паутину, а потом живёт в ней.
Bu, bir örümceğin ağ yapan memeciklerinin ve ağın örümcekten nasıl oluştuğunun bir resmi.Egy kép egy pókról, amint a fonalkák szálai jönnek ki belőle, amint a fonal kialakul.
Bu, bir örümceğin ağ yapan memeciklerinin ve ağın örümcekten nasıl oluştuğunun bir resmi.Esta es una foto de las hileras de una araña, ok, y como están tejiendo seda.
Bu, bir örümceğin ağ yapan memeciklerinin ve ağın örümcekten nasıl oluştuğunun bir resmi.Esta é uma foto de glândulas fiandeiras de uma aranha, e a seda a formar-se a partir de uma aranha.
Bu, bir örümceğin ağ yapan memeciklerinin ve ağın örümcekten nasıl oluştuğunun bir resmi.이것은 거미가 거미 그물에서 나오는 사진입니다, 좋습니다, 그리고 거미에게서 실크가 나옵니다. 아름답지 않습니까?