Tom şimdi Mary'yi öpüyor olabilir.Tom may be kissing Mary now.
Tom Mary'ye bir öpücük verdi ve arabasına bindi.Tom gave Mary a kiss and got into his car.
Tom, Mary'ye yanağından küçük bir öpücük verdi.Tom gave Mary a little kiss on her cheek.
Şimdiye kadar öptüğüm ilk kız Mary idi.Mary was the first girl I ever kissed.
Tom Mary'yi öpmek için cesaretini topladı.Tom plucked up the courage to kiss Mary.
Tom Mary'ye yanağından kocaman bir öpücük verdi.Tom gave Mary a quick kiss on her cheek.
Sen şimdiye kadar öptüğüm ilk erkeksin.You're the first guy I've ever kissed.
Tom onu sevdiği için Mary'yi öptü.Tom kissed Mary because he liked her.
Tom her zaman Mary'ye günaydın öpücüğü verir.Tom always kisses Mary good morning.
Tom, Mary'ye sıkıca sarıldı ve bir öpücük verdi.Tom gave Mary a big hug and a kiss.
Tom gerçekten Mary'i öpmek istedi.Tom really wanted to kiss Mary.
Sanırım Mary onu öpmemi istiyor, ancak emin değilim.I think Mary wants me to kiss her, but I'm not sure.
Mary onu öpmemi istiyor gibi görünüyordu.It looked like Mary wanted me to kiss her.
Tom Mary'nin gözlerine baktı, eğildi ve onu öptü.Tom looked into Mary's eyes, leaned in, and kissed her.
Tom'un onu öpmeme izin vereceğini sanmıyorum.I don't think Tom would let me kiss him.
Tom'u öpmek istiyorum ve bence o da beni öpmek istiyor.I want to kiss Tom, and I think he wants to kiss me, too.
Tom'u alnından öptüm.I kissed Tom on his forehead.
Tom'un beni öpmesini istiyorum.I want Tom to kiss me.
Çocuklarımı neredeyse hiç öpmüyorum.I almost never kiss my children.
Neredeyse Tom'u öpüyordum ama öpmemeye karar verdim.I almost kissed Tom, but I decided not to.
Tom'a beni öptüremem.I can't get Tom to kiss me.
Tom, Mary'ye iyi geceler öpücüğü verdi.Tom kissed Mary goodnight.
Umarım Tom beni öpmeye çalışmaz.I hope Tom doesn't try to kiss me.
Tom'u öpmenin nasıl bir şey olacağını hep merak etmişimdir.I've always wondered what it would be like to kiss Tom.
Tom asla beni öpmeye çalışmadı bile.Tom never even tried to kiss me.
Bu operasonun akıl hocaları kimdi?Who is the brains of this operation?
Onu öpmeyi hayal etti.She dreamed about kissing him.
Tom, Mary'yi öpmeyi hayal etti.Tom dreamed about kissing Mary.
Mary, Tom'u öpmeyi hayal etti.Mary dreamed about kissing Tom.
Tom'u öpen kişiyim.I'm the one who kissed Tom.
Onu neden öpmedin?Why didn't you kiss him?
Neden onu öpmedin?Why didn't you kiss her?
Tom bir optometristtir.Tom is an optometrist.
Mary'yi öperken gördüğümün Tom olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure that it was Tom that I saw kissing Mary.
Mary kurbağayı öptü.Mary kissed the frog.
Mary bir prense dönüşeceğini umarak kurbağayı öptü.Mary kissed the frog, hoping that it would transform into a prince.
Operadan hoşlanır mısın?Do you like the opera?
Sami, operasyonun beyniydi.Sami was the brains of the operation.
Tom Mary'yi ilk kez mi öptü?Was that the first time Tom kissed Mary?
Tom bir vinç operatörüdür.Tom is a crane operator.
Daha önce hiç öpülmemişti.He had never been kissed before.
O daha önce hiç öpülmemişti.She had never been kissed before.
İlk öpücüğümün özel olmasını istedim.I wanted my first kiss to be special.
Tom Mary'yi öptü. Alice'i de öptü.Tom kissed Mary. He also kissed Alice.
Tom Mary'yi öptü. O, Alice'i de öptü.Tom kissed Mary. He kissed Alice, too.
Seni Tom'u öperken gördüm.I saw you kiss Tom.
Birisini Tom'u öperken gördüm.I saw someone kissing Tom.
Birini Tom'u öperken gördüm.I saw somebody kissing Tom.
Tom'un Mary'yi öptüğünü biliyorum.I know Tom kissed Mary.
Tom bir FBI operasyonunda suçüstü yakalandı.Tom was caught red-handed in an FBI sting operation.
Tom'un neden Mary'yi öpmeyi reddettiğini merak ediyorum.I wonder why Tom refused to kiss Mary.
Umarım Tom, Mary'yi öpmedi.I hope Tom didn't kiss Mary.
Tom'un Mary'yi öpmediğini umuyorum.I hope that Tom didn't kiss Mary.
Tom'un Mary'yi öpeceğini biliyordum.I knew Tom would kiss Mary.
Tom'u öptüğümü hayal ettim.I dreamed I kissed Tom.
Öne eğildi ve onu öptü.He leaned forward and kissed her.
Bana küçük bir öpücük ver.Give me a little kiss.
Bana bir öpücük daha ver.Give me another little kiss.
Belki seni öpmemeliydim.Maybe I shouldn't have kissed you.
Henüz Mary'yi öpmedim.I haven't kissed Mary yet.