Fransız öpücüğü, dil kullanılarak yapılan ateşli bir öpüşme şeklidir.A French kiss is a style of kiss using the tongue.
Queenie, Jacob'ın hafızası yağmur ile silinirken ona veda öpücüğü verir.Queenie kisses Jacob goodbye as the rain erases his memories.
Sonra Isabelle, öpücüğün Jace'inki olabileceğini söyler.Clary and Izzy suggest that the kiss might be from Jace.
İlk öpücüğümüzün Rodney aracılığında olmasıyla bir alakası olabilir." ^ Martin Wood.May have something to do with our first kiss being through Rodney."
Hayat Öpücüğü, Zeki Müren albümü.Our right to love: a lesbian resource book.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.It is the marriage kiss of death and something that should be avoided.
Sonra benim için onlara sarılıp... ikisine de babalarından iyi geceler öpücüğü ver.How you doing, soldier?
Öpücüğü şimdi alırsanız, olur ve biter.Well if you get the kiss now, it's over and done with.
Bu ciddi bir şeyin bir ölüm öpücüğüdür, çünkü onu resmi yapar.And that is a kiss of death for something serious because it makes it solemn.
Goodbye öpücüğü.A goodbye kiss.
Öpücüğün zamanlamasıThe timing of the kiss
İlk öpücüğünüzün yakında geleceğini hissediyorum.I have a feeling your first kiss is coming soon.
Fransız öpücüğü gibi mi?With Iike wrestling tongues?
Ve şu tek bir öpücüğün karar verme becerimi elimden alacağını biliyorum.I know that one kiss could take away all my decision-making ability.
Planlama girişimciliğin ölüm öpücüğüdür.Planning is the kiss of death of entrepreneurship.
İlk öpücüğümü asla unutmayacağım.Ich werde nie meinen ersten Kuss vergessen.
Bir delinin seni öpmesine izin ver ama bir öpücüğün seni deli etmesine asla izin verme!Erlaube einem Verrückten dich zu küssen, aber erlaube einem Kuss niemals, dich verrückt zu machen!
Biz asla ilk öpücüğü unutmayız.Nous n'oublions jamais le premier baiser.
Yahuda öpücüğü (Judas Kiss), İncil de İsa'nın Yahuda'yı öpmesi.La trahison de Judas, ou baiser de Judas.
Bu Addie'nin de ilk öpücüğü olmuştur.C'est la première apparition d'Addison.
Hayat Öpücüğü, Murat Boz şarkısı.Le temps de vivre, chanson de Georges Moustaki.
İlk öpücüğümün daha romantik olacağını hayal ettim.Pensaba que mi primer beso sería más romántico.
Bir iyi geceler öpücüğü olmadan tatlı rüyalar görmeyeceğim.Sin beso de buenas noches no tendré dulces sueños.
Sahte Diana, (yani Giove) de iki kız arasında birkaç iffetli öpücüğün yanlış bir şey olmadığını yanıtlar.“Ella” replica que no hay nada malo en unos besos castos entre chicas.
Yahuda öpücüğü (Judas Kiss), İncil de İsa'nın Yahuda'yı öpmesi.Prendimiento de Cristo o Beso de Judas.
Queenie, Jacob'ın hafızası yağmur ile silinirken ona veda öpücüğü verir.Queenie saluta Jacob con un bacio e, su ordine di Picquery, gli cancella la memoria.
Queenie, Jacob'ın hafızası yağmur ile silinirken ona veda öpücüğü verir.Куини целует Якоба на прощание, когда дождь стирает его воспоминания.
Ölüm Öpücüğü (İzmir DT.)Игра со смертью. (рус.).
Bu Addie'nin de ilk öpücüğü olmuştur.Это было первое убийство Клайда.
Sonra Isabelle, öpücüğün Jace'inki olabileceğini söyler.كلاري وايزي يشيرون إلى أن القبلة قد تكون من جايس.
Clary artık serbesttir ve en çok arzuladığı öpücüğün de Jace'inki olduğu ortaya çıkmıştır.وبعد ذلك كلاري أصبحت حرة، مما يثبت أن قبلة جايس هي الأكثر رغبة لكلاري.
Sasha'yı kendisine katılmaya ikna edemeyen Bob, ona bir veda öpücüğü verir ve ikili yollarını ayırır.Quando não é possível convencer Sasha a ir com ele, ele lhe dá um beijo de despedida, e eles se separam.
Clary artık serbesttir ve en çok arzuladığı öpücüğün de Jace'inki olduğu ortaya çıkmıştır.Simon se oferece para beijá-la, mas percebe que o beijo que ela mais deseja é na verdade o de Jace.
Bu Addie'nin de ilk öpücüğü olmuştur.Foi também o primeiro amor de Violetta.
Onun öpücüğünü döndürdü.Ela lhe retribuiu o beijo.
Tom çocuklarına elveda öpücüğü verdi.Tom deu um beijo de despedida nos filhos.
Onun öpücüğünü özlüyorum.Sinto falta do beijo dela.
Onun öpücüğünü özledi.Ele teve saudade do beijo dela.
İlk öpücüğünü hatırlıyor musun?Você lembra seu primeiro beijo?
İlk öpücüğünü hatırlıyor musun?Você se lembra do seu primeiro beijo?
Biz asla ilk öpücüğü unutmayız.Nós nunca esquecemos o primeiro beijo.
Ben iyi geceler öpücüğü aldım.Eu ganhei um beijo de boa-noite.
Ölüm Öpücüğü (İzmir DT.)Pocałunek śmierci (szw.
Bu Addie'nin de ilk öpücüğü olmuştur.Це було перше вбивство Клайда.
İlk öpücüğümdü.Це був мій перший поцілунок.
Avril Lavigne, J-14 adlı bir dergiye ilk öpücüğünü 14 yaşındayken verdiğini söyledi.V jednom rozhovoru pro časopis J-14 řekla, že svou první pusu dostala ve 14 letech.
Bu Addie'nin de ilk öpücüğü olmuştur.Έδρα του δήμου ήταν η Πρώτη.
Avril Lavigne, J-14 adlı bir dergiye ilk öpücüğünü 14 yaşındayken verdiğini söyledi.Janne Teller udgav sin første novelle i Berlingske Tidende, da hun var 14 år gammel.
Queenie, Jacob'ın hafızası yağmur ile silinirken ona veda öpücüğü verir.Queenie hôn tạm biệt Jacob khi cơn mưa xóa đi ký ức của anh.
Sasha'yı kendisine katılmaya ikna edemeyen Bob, ona bir veda öpücüğü verir ve ikili yollarını ayırır.Khi không thể thuyết phục Bob được nữa, Sasha đành trao nhau cho anh nụ hôn tạm biệt và đường ai nấy đi.
Queenie, Jacob'ın hafızası yağmur ile silinirken ona veda öpücüğü verir.クイニーは雨がジェイコブの記憶を消してしまうので、ジェイコブにキスして別れを告げる。
Rusalka bu öpücüğün lanet ve ölüm getireceğini açıklar; ama kararlı Prens'i çaydıramaz.루살카는 자신의 입맞춤은 죽음과 저주를 의미한다고 말했지만, 왕자는 단호하였다.
Queenie, Jacob'ın hafızası yağmur ile silinirken ona veda öpücüğü verir.קוויני מנשקת את ג'ייקוב לשלום בעוד הגשם משכיח ממנו את זיכרונותיו.
Örümcek Kadının Öpücüğü, Arjantinli yazar Manuel Puig'in 1976 yılında yayımladığı politik psikolojik romandır.„Целувката на жената-паяк“ е роман от аржентинеца Мануел Пуиг (1976).
Öpücüğü ıslaktır.Vodný roztok je slabo kyslý.
Anna'nın sürpriz öpücüğü karşılıklı etkileşimin tohumlarını ekmiştir.Butlerjeva kritika je vodila v vzajemno občudovanje.
Yahuda öpücüğü (Judas Kiss), İncil de İsa'nın Yahuda'yı öpmesi.Juuditi suudlus ja Juuda suudlus.
Bu ciddi bir şeyin bir ölüm öpücüğüdür, çünkü onu resmi yapar.Ce qui est un coup fatal pour une chose sérieuse parce que ça la rend solennelle.
Bu ciddi bir şeyin bir ölüm öpücüğüdür, çünkü onu resmi yapar.그것은 진지한 것에 대한 자살행위였습니다. 왜냐하면 그것은 엄숙하게 만들기 때문이죠.
Bu ciddi bir şeyin bir ölüm öpücüğüdür, çünkü onu resmi yapar.Şi acesta este sărutul morţii pentru ceva serios pentru că îl face solemn.