önleme ile cümle
önleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bekâret kemeri, cinsel ilişkiyi önlemek için tasarlanmış elbise kilitleme aracıdır.חגורת צניעות היא מתקן או פריט לבוש המיועד למנוע מהלובש את האפשרות לקיים יחסי מין.
Devlet, dini inançlardan herhangi birisini ya da hiçbirisini desteklememeli ya da önlememelidir.לכל אדם תהא הזכות להאמין או שלא להאמין בכל דת.
(2010 (2010) itibarıyla), hastalığı önlemeye yönelik etkili bir aşı bulunmamaktadır.נכון להיום (2014) לא פותח חיסון יעיל כנגד הנגיף.
Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alır.חומרת הענישה צריכה להיות מספקת כדי להבטיח את היעדים של ביטחון וסדר.
Bilişsel davranış terapisi eğiticidir, hastaya kendi terapisti olmasını öğretmeyi ve tekrarı önlemeyi amaçlar.דרך הטיפול בסוס לומד המטופל לטפל בעצמו ולהכיר את יכולותיו מחדש.
Yardımın amacı,Orta Doğu'da komünizmin yayılmasını önlemekti.ברית זו נחתמה במטרה לבלום התפשטות קומוניסטית עתידית במזרח אסיה.
İlk davası, The Arcadian'ın yıkılmasını önlemektir.החוק הראשון אסר על אורזים לפגוע בהליך האריזה.
Tüm tehlikelere rağmen, sancağın düşman eline geçmesini önlemek.על הסיור היה להימנע בכל מחיר ממגע עם כוחות האויב.
Uzun vadede önlemek için iki doz gereklidir.За дългосрочна превенция са необходими две дози.
Amacı, adet sıvısının (endometrium uterus astarından gelen kan) kıyafetlere sızmasını önlemektir.Целта е да се предотврати изтичането на менструалната течност (кръвта от маточната лигавица) върху дрехите.
Kolera aşıları, kolerayı önlemede etkili aşılardır.Ваксините срещу холера са ваксини, които са ефективни при профилактиката на холерата.
Yanık önleme programları ciddi yanıkların oranını önemli ölçüde azaltmıştır.Програмите за превенция на изгарянията са намалили значително случаите на сериозни изгаряния.
Sadece ben çıkıp önlemeye çalıştım.Трябваше да бягам и да се крия.
Yaklaşık 20 bin Kızıl Ordu askeri de Alman kuvvetlerinin huruç hareketini önleme mücadelesinde ölmüştür.Около 20 000 червеноармейци загиват в опит да спрат пробива.
Bilim insanları dang hummasını önleme ve hastalığı tedavi etme konularında araştırma yapmayı sürdürüyorlar.Учените продължават да правят научни изследвания на начините за предотвратяване и лечение на денга.
Kazıklar tamamiyle zemin suyuna yerleştirildi, bakteriler tarafından sebeb olacak çürümeyi önlemek için.Мазнините уплътняват пространството на съда и не позволяват на бактериите да го развалят.
Kızamık aşısı kızamık hastalığını önlemede çok etkili bir aşıdır.Те са много добро превантивно средство за борба с маларията.
Devletlerin İşkenceyi Önleme Yükümlüğü.При лишаване на гражданство от държавата.
Bir önleme paketinin amacı yönetim kontrollü hatları azaltmaktır.Управленският контрол е върху спазването на нормите на организацията.
Yanık önleme programları ciddi yanıkların oranını önemli ölçüde azaltmıştır.Programi za prevenciju opeklina su bitno smanjili broj slučajeva teških opeklina.
Bu potansiyel olarak ciddi sağlık tehlikelerini önlemek için takip edilmesi gereken bir dizi rutinleri içerir.Ona uključuje postupke koje treba slijediti radi izbjegavanja potencijalno ozbiljnih zdravstvenih rizika.
Bununla birlikte devamlı polis baskınlarını önlemek için polise para öderlerdi.Ipak, mafija je također plaćala reket policiji da bi spriječili stalne racije.
Ancak çakışmayı önleme sorumluluğu tamamen pilota aittir.Sve, naravno, ovisi o procjeni pilota.
Bazı tür pnömonileri önlemek için aşılar mevcuttur.Dostupna su cjepiva za sprječavanje određenih vrsta pneumonije.
Kızamık aşısı kızamık hastalığını önlemede çok etkili bir aşıdır.Cjepivo protiv ospica je vrlo učinkovito cjepivo za prevenciju ospica.
Önlemek için, hastalığın görüldüğü bölgelerde sivrisineklerin azaltılması gerekir.Prevencija uključuje smanjenje broja uboda komaraca u područjima gdje se javlja ova bolest.
Hamilelikte, yeni doğanlarda Group B streptokoksik enfeksiyonunu önlemek için de kullanılabilir.Nekroza se može pojaviti i kod infekcije streptokoka grupe A .
Özellikle olgunlaşmamış meyveler zararlı etkilerinin önlemesi için pişirilerek yenmektedir.Utični utor se koristi prvenstveno da se onemogući neovlašteno odvijanje vijaka.
İran 1968’te Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nı (NSYÖA) imzaladı ve 1970’te onayladı.Iran je također još 1970. potpisao sporazum o neširenju nuklearnog oružja.
Yardımın amacı,Orta Doğu'da komünizmin yayılmasını önlemekti.Prejavovala sa v podpore zamedzovania prieniku komunizmu v západnej pologuli.
Taşkınları önlemek ve sulama yapmak amacıyla inşa edilip 1976 yılında işletmeye açılmıştır.Balážimu podarilo stavbu udržať a v roku 1971 dostavať.
Telefon ayrıca gürültü önleme teknolojisi de içerir.Displej obsahuje aj technológiu zerogap touch.
Bu durumu önlemek için son yıllarda ilçeye Organize Sanayi Bölgesi yapımına başlanmıştır.Po jej pravej strane sa za obytnou zónou začali v minulom storočí budovať priemyselné podniky.
Bundaki amaç üretimi arttırmak, toprağın boş kalmasını önlemekti.Tak sa mal odstrániť negatívny vplyv výroby na bývanie, či zabezpečiť nerušený oddych po práci.
Kazıklar tamamiyle zemin suyuna yerleştirildi, bakteriler tarafından sebeb olacak çürümeyi önlemek için.Celé telo bolo vytreté palmovým vínom, aby ho nezačali rozkladať baktérie.
Bu durumda Atina'nın Sparta'nın kuklası durumuna düşmesini bir şekilde önlemeye çalışmıştı.V Sparte sa takto pokúšali vysvetliť vznik spartského dvojkrália.
Uzun vadede önlemek için iki doz gereklidir.Za dolgoročno odpornost sta potrebna dva odmerka.
Tip 1 diabetes mellitusu önlemenin bilinen herhangi bir yolu yoktur.Ukrepi, ki bi preprečevali sladkorno bolezen tipa 1, niso znani.
Kolera aşıları, kolerayı önlemede etkili aşılardır.Cepiva proti koleri so cepiva, ki so učinkovita pri preprečevanju kolere.
Aynı zamanda da zararlı eylemlerin gerçekleşmesini önlemektedir.Istočasno pa je potrebno preprečiti nadaljnje iztekanje nevarne snovi.
Diğer bir görevileriyse deforme edici spermlerin yumurtaya ulaşmasını önlemektir.Pride tudi do spremembe cervikalne sluzi, tako da spermiji težje dosežejo jajčece.
Yardımın amacı,Orta Doğu'da komünizmin yayılmasını önlemekti.V njem je priznal, da v sistemu vzhodnega komunizma ne bi želel živeti.
Kızamık aşısı kızamık hastalığını önlemede çok etkili bir aşıdır.Primorska čebula je učinkovito zdravilo zoper hemoroide.
Cerrahi ve dişçilik araçları da kontaminasyon ve bakteriyel enfeksiyonu önlemek için sterilize edilir.Chirurginiai ir stomatologiniai instrumentai taip pat yra sterilizuojami, kad išvengti užteršimo bakterijomis.
Savunma saldırıyı önleme için yapılan harekettir.Gynybiniai veiksmai atliekami prieš atakas.
Bu tür nakilde bağışıklığı önlemek gerekir.Persirgus šia liga imunitetas neįgyjamas.
Hastalıkları önlemede birçok yöntem vardır.Šiais garais yra gydoma nemažai ligų.
Para havadayken tahminde bulunulmasının nedeni hile yapmayı önlemektir.Pinigų plovimo priežastys ir prielaidos: Neatsekamumas.
Peyniri yiyenler, yerken larvaların zıplamasını önlemek için ellerini sandviçlerinin üzerinde tutarlar.Todėl valgytojas, valgantis sūrį turi laikyti virš jo ranką.
Bunun amacı yanlış alarmları önlemektir.Dali problemų kėlė netinkama priežiūra.
Polisler olası kazaları önlemek için kontrolü sağlıyorlardı.Federalinė vyriausybė ėmėsi priemonių užkirsti kelią galimoms atakoms.
Hastalıkları önlemede birçok yöntem vardır.Haiguste vältimiseks on mitmeid viise.
10 Ocak 2000 tarihinde Unix'deki tip uygulaması ile isim çakışmasını önlemek amacıyla nano ismine geçildi.Nimi nano võeti kasutusele 10. jaanuaril 2000, et vältida segiajamist juba eksisteeriva UNIXi rakendusega tip.
Ülkeden kaçışları önlemek.Õigus lahkuda oma päritoluriigist.
Fakat diğer X-Men'lerin tüm olanları bilmelerine imkân yoktu ve bir trajediyi önleme şansları çok azdı.Mehed punkris ei teadnud toimuvast midagi ja nii võeti elu üsna kergelt.
Rusların nehri geçmesini önlemek ile görevlendirilen Osmanlı güçleri, zamanında yetişemedi.Kindluse varustamist jõe kaudu venelastel takistada ei õnnestunud.
Bunun üzerine NYSE gelecekte bu tür protestoları önlemek için bariyerler kurmuştur.Komisjon tegi mitmeid ettepanekuid, kuidas selliseid rünnakuid edaspidi vältida.
Ocak 10 Ocak: Kuzey Kore, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Atlaşması'ndan (NPT) geri çekildi.10. veebruar – Põhja-Korea teatas ametlikult, et omab tuumarelva.
Sovyet Hükümeti ülkedeki ekonomik çöküşü önlemek için öngördüğü bir dizi kararı uygulamaya koydu.Riigikogu andis välja mitmeid seadusi, et vähendada majandussurutist.
Böylece bu sürülerin Perslerin eline geçmesini önlemek istemektedir.Selle muldvalliga piirdeaia eesmärgiks oli takistada huntidel pääsemast Kopli karjamaadele.
İlgili Sayfalar