öne ile cümle

öne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Var olan müşterileri korumak, yenilerini bulmak kadar önemlidir.Keeping existing clients is just as important as finding new ones.
Bu kadar dil konuşmak çok önemlidir.It's so important to speak so many languages.
Ne yaptığının bir önemi yok.It doesn't matter what you do.
Ne yaptığınızın bir önemi yok.It doesn't matter what you do.
Ne yaptığımın bir önemi yok.It doesn't matter what I do.
Tom'un ne yaptığının bir önemi yok.It doesn't matter what Tom does.
Dil, bir insanın dünya görüşünü önemli ölçüde belirler.Language determines a person's world view to a considerable extent.
Onu nasıl önerdin?How did you come up with that?
Bunu nasıl önerdin?How did you come up with this?
Bir şey önerirsen bana bildir.If you do come up with something, let me know.
Ne önerebileceğini anla.See what you can come up with.
Yakında bir şey önermeliyiz.We have to come up with something soon.
Onlar ne önerdiler?What did they come up with?
Bu bizim için çok önemli.This is very important to us.
Tom yarın geri gelmemizi önerdi.Tom suggested we come back tomorrow.
İnsanlar günümüzde popüler kültüre eskisinden daha çok önem vermekte.People attach more importance to popular culture today than in the past.
Teşekkürler. Bunun benim için ne kadar önemli olduğunu tahmin bile edemezsin.Thanks. You have no idea how much this means to me.
Açıkça, onların hakkında endişelenecekleri daha önemli şeyleri var.Clearly, they have more important things to worry about.
Önemsiz olan şeyler hakkında endişelenmek için çok vakit harcıyorsunuz.You spend too much time worrying about things that don't matter.
Bunu neden önemsemeliyim?Why should I care about this?
Onu neden önemsemeliyim?Why should I care about him?
Sana söylemek zorunda olduğum önemli bir şey var.There's something important I must tell you.
Tom hakkında bildiğin her şeyi bize söylemeni öneriyorum.I suggest you tell us everything you know about Tom.
O ciddi şeylerle ilgili önemsiz bir biçimde konuşmaz.He doesn't speak frivolously of serious things.
Senin işe dönmeni öneriyorum.I suggest you get back to work.
Öneri mantıklı görünüyor.The suggestion seems logical.
Hava kirliliği önemli bir sorundur.Air pollution is a major problem.
Onu raporuna koymanı öneriyorum.I suggest you put that in your report.
Tom önerdiğin gibi yapmayı kabul etti.Tom has agreed to do as you suggested.
Daha güvenli bir yere taşınmamızı öneriyorum.I suggest we move to a safer location.
Bir öneride bulunmamın bir sakıncası var mıWould you mind if I make a suggestion?
Aslında, ben bir şey önermiyorum.Actually, I'm not suggesting anything.
Bunu nasıl çözmemizi öneriyorsun?How do you suggest that we settle this?
Kötü bir öneriydi, değil mi?That was a bad suggestion, wasn't it?
Kararını yeniden düşünmeni öneririm.I suggest you reconsider your decision.
Bununla nasıl ilgilenmemizi önerirsin?How do you suggest we deal with this?
Onu kendin için saklamanı öneriyorum.I suggest you keep that to yourself.
Boston'a Tom'la birlikte gitmeni öneririm.I suggest you go to Boston with Tom.
Sizden biri başka bir çözüm önerebilir mi?Can any of you suggest another solution?
Misafirlerin için hazırlanmanı öneriyorum.I suggest you get ready for your guests.
Onu Tom'la görüşmeni öneririm.I suggest you discuss that with Tom.
Bu benim bir sonraki önerim olacaktı.That was going to be my next suggestion.
Ne önereceğimi gerçekten bilmiyorum.I really don't know what to suggest.
Sen bizim Tom dememizi mi öneriyorsun?Are you suggesting that we call Tom?
Gerçekten Tom'u kovmamızı öneriyor musun?Are you seriously suggesting we fire Tom?
Onun hakkında ne yapmamızı önerirsin?What do you suggest we do about it?
Önerdiğim otelde mi kalıyorsun?Are you staying at the hotel I suggested?
Önerdiğim şey tam olarak budur.That's exactly what I'm suggesting.
Sanırım onu öneren kişi bendim.I think I was the one who suggested that.
Bunu çok dikkatli yapmanızı öneririm.I suggest you do it very carefully.
Tom, daha az stresli bir iş bulmamı önerdi.Tom suggested I get a less stressful job.
Tom'un ne önerdiğini biliyor musun?Do you know what Tom is suggesting?
Bunu bize neden daha önce önermedin?Why didn't you suggest that to us sooner?
İş için birini önerebilir misin?Can you suggest anyone for the job?
Tom'un önerdiği gibi yapmamız gerekebilir.We may have to do as Tom suggests.
Ben odana geri dönmeni öneririm.I suggest you return to your room.
Bu sorunu nasıl çözmemizi öneriyorsunuz?How do you suggest we settle this problem?
Ne önereceğimi düşündün?What did you think I was going to suggest?
Onu Tom'a geri vermeni öneriyorum.I suggest you give it back to Tom.
İşleri biraz hızlandırmayı öneriyorum.I suggest that we speed things up a little.

İlgili Sayfalar