öne ile cümle
öne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Önemli bir konu olarak kabul edilir.It's considered to be an important matter.
Bu yıl benim için önemli bir yıldır.This year is an important year for me.
O önemsiz bir hata.That's a trivial error.
Sağlık zenginlikten daha önemlidir.Health is more important than wealth.
Neden bu olaya önem veriyorsunuz?Why do you attach importance to this incident?
O çok önemli değil.It's no big deal.
Cam üfleme teknikleri icat edildiğinde cam Roma döneminde önemli ölçüde gelişti.Glass developed dramatically in the Roman era when glass blowing techniques were invented.
Onun söylediklerine çok fazla önem yüklüyorsun.You attach too much importance to what he says.
Su, insanlar için önemlidir.Water is important for people.
Bu kitaptaki her cümle önemlidir.Every sentence in that book is important.
"Bir şey içmek ister misin?" "Hayır, ama öneri için teşekkürler.""Would you like something to drink?" "No, but thanks for offering."
Kişisel hijyen çok önemlidir.Personal hygiene is very important.
Hem miktar hem de kalite birçok durumlarda önemlidirler.Both quantity and quality are important in most cases.
Hayatta daha önemli şeyler var.There are more important things in life.
O onu çok önemli buldu.She found it very important.
Günlük olarak egzersiz yapmak son derece önemlidir.It is extremely important to exercise daily.
"Biriyle" ve "birine" konuşmak arasında önemli bir fark vardır.There's an important difference between talking "with" someone and talking "to" them.
Cumhurbaşkanının yeni bir enerji politikası öne sürmesi bekleniyor.The president is expected to put forward a new energy policy.
Boyut önemli değil.Size does not matter.
Ebeveynler çocuklarını dürüstlük ve sıkı çalışmanın önemi üzerine etkilemeye çalışıyorlar.Parents try to impress upon their children the importance of honesty and hard work.
Benim için önemlidir.For me, it's important.
Bu benim için önemli.For me, it's important.
FBI'da önemli bir kişidir.He's an important person in the FBI.
Berlin duvarının düşüşü gerçekten önemli bir fırsattı.The falling of the Berlin Wall was truly a momentous occasion.
Kurallara uymak çok önemlidir.It's very important to respect the rules.
Ben bu koşullar altında önemli bir baskı gösterdiğimi düşünüyorum.I think I've showed considerable constraint under the circumstances.
Fiyat önemli değil.The price isn't important.
Zürih önemli bir finans merkezi olarak kabul edilir.Zurich is considered to be a major financial hub.
Herhangi bir şikâyet veya önerilerinizi aşağıdaki e-posta adresine gönderin.Please send any complaints or suggestions to the following email address.
Yönetim önemli kararlar alır.The administration makes important decisions.
Tarım Kaliforniya'da önemli bir sanayidir.Agriculture is an important industry in California.
Takım onun önerisini kabul etti.The team approved his proposal.
Oylamanı tamamlamak önemlidir.It's important to complete your ballot.
Bir bütçeye sahip olmak önemlidir.It is important to have a budget.
Sigara içmek akciğer kanserinin en önemli nedenidir.Smoking is the major cause of lung cancer.
Onların toplumunda iyi sağlık çok önemlidir.Good health is very important in their community.
Tom'un önerisi reddedildi.Tom's proposal was denied.
Hastalıklarla mücadele etmek için doktorlar ilaçlar öneriyor.Doctors suggest drugs to fight diseases.
Ekoloji dünyamızı güvende tutmak için çok önemlidir.Ecology is very important to keep our world safe.
İyi bir eğitimin en önemli parçası nedir?What's the most important part of a good education?
Mali kararlar çok önemlidir.Financial decisions are very important.
Matematik günlük hayatta önemlidir.Mathematics is important in daily life.
Doktorlar günde üç öğün yemek yemeyi öneriyorlar.Doctors recommend eating three meals a day.
Mary çocuğa babasını önemsemesini söyledi.Mary told the child to mind his father.
Bazı mineraller insan sağlığı için önemlidir.Some minerals are important for human health.
Tom bana reddemiyeceğim bir öneride bulundu.Tom made me an offer I couldn't refuse.
Onların ev alma önerisi reddedildi.Their offer to buy the house was rejected.
Ev sahibimiz bize bir içki önerdi.Our host offered us a drink.
Mary Tom'a bir hediye önerdi.Mary offered Tom a gift.
Birkaç işçi, yöneticinin önerisine karşı çıktı.Several workers opposed the manager's suggestion.
Politikacı Kongreye reformlar önerdi.The politician proposed reforms to Congress.
Gaz önemli bir doğal kaynaktır.Gas is an important natural resource.
Bilimin cevap veremediği bazı önemli sorular var.There are some important questions that science cannot answer.
Bugüne kadar icat edilmiş en önemli araç nedir?What is the most important tool ever invented?
Çalışanlar yöneticinin önerisini oyladılar.The employees voted on the manager's proposal.
Gözlerini kapadı, dudaklarını sıktı ve öpmek için öne eğildi.She closed her eyes, pursed her lips and leaned forward for a kiss.
Demokraside, gazeteciliğin bağımsız olması önemlidir.In a democracy, it is important for journalism to be independent.
Doktorum bana bu ilacı almayı bırakmamı önerdi.My doctor has advised me to stop taking this medicine.
Ben önerilere açığım.I'm open to suggestions.
Kâğıdı geri dönüştürmek çok önemlidir.Recycling paper is very important.