öncelikle ile cümle

öncelikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Έτσι, για να την αποσπάσεις, πρέπει πρώτα να ξεφορτωθείς τα δέντρα.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Така че, за да стигнете до него, първо трябва да се отървете от дърветата.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Чтобы добыть его, нужно сперва избавиться от деревьев.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.אז כדי להגיע אליו, ראשית יש להיפטר מכל העצים.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.ولكي نستخرجه علينا اولاً ان نتخلص من الغطاء النباتي
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.まず木を切り倒さなければなりません それから表土を剥がして
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Afin de trouver une réponse, nous devons d'abord chercher la véritable cause sous-jacente.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Comportamento esse que é destrutivo para o bem estar das pessoas.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Da bi našli odgovor, moramo najprej najti pravi vzrok.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.For at finde frem til svaret, må vi først lokalisere den grundlæggende årsag.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.För att hitta svaret på det måste vi först hitta den bakomliggande orsaken.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Jotta löytäisimme vastauksen, meidän pitää ensin löytää todellisen perustana olevan syyn.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.답을 찾기 위해 우리는 진정한 원인을 찾아야 한다
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Niezależnie, czy to korporacja, religia czy rząd... ...to najważniejszą kwestią jest ochrona samej instytucji.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Pentru a afla răspunsul, trebuie mai întâi să găsim cauza adevărată care stă la baza problemei.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Si queremos saber la respuesta, primero debemos encontrar la verdadera causa de fondo.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Um die Antwort zu finden, müssen wir zuerst die wahre, darunter liegende Ursache finden.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Για να βρούμε την απάντηση, πρέπει πρώτα να βρούμε, την αληθινή υποσκάπτουσα αιτία.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.За да намерим отговора, първо трябва да намерим истинската причина.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Чтобы найти ответ, мы должны сначала увидеть истинную, тщательно спрятанную, причину.
Çevre politikaları, öncelikle üretim süreçlerini etkilemiş ve insan sağlığını korumuştur.Environmentálne politiky ovplyvňujú predovšetkým výrobné procesy a chránia ľudské zdravie.
Çevre politikaları, öncelikle üretim süreçlerini etkilemiş ve insan sağlığını korumuştur.Het milieubeleid heeft voornamelijk invloed gehad op productieprocessen en de menselijke gezondheid beschermd.
Çevre politikaları, öncelikle üretim süreçlerini etkilemiş ve insan sağlığını korumuştur.Politicile de mediu au o influenţă primară în procesele de producţie şi în protecţia sănătăţii umane.
Çevre politikaları, öncelikle üretim süreçlerini etkilemiş ve insan sağlığını korumuştur.Politiky v oblasti životního prostředí doposud především ovlivňovaly výrobní procesy a chránily lidské zdraví.
Çevre politikaları, öncelikle üretim süreçlerini etkilemiş ve insan sağlığını korumuştur.Polityka ekologiczna wpłynęła przede wszystkim na procesy produkcyjne i ochronę zdrowia ludzi.
Çevre politikaları, öncelikle üretim süreçlerini etkilemiş ve insan sağlığını korumuştur.Posvečanje takšnim gručam je lahko dobra priložnost za stroškovno učinkovitejše odzive.
Çevre politikaları, öncelikle üretim süreçlerini etkilemiş ve insan sağlığını korumuştur.Umweltpolitik hat in erster Linie Produktionsprozesse beeinflusst und die menschliche Gesundheit geschützt.
Çevre politikaları, öncelikle üretim süreçlerini etkilemiş ve insan sağlığını korumuştur.Ympäristöpolitiikat ovat ensisijaisesti vaikuttaneet tuotantoprosesseihin ja suojelleet ihmisten terveyttä.
Çocukların ne yaptıkları öncelikle yaşlarına bağlı- ve şimdi okul öncesinden üniversiteye kadar uzanıyoruz.아이들이 할 수 있는 것은 무엇보다도 그들의 나이에 따라다릅니다. 우리는 현재 유치원부터 대학을 두루 돌아다니고 있습니다.
Çocukların ne yaptıkları öncelikle yaşlarına bağlı- ve şimdi okul öncesinden üniversiteye kadar uzanıyoruz.Lasten tehtävät projektissa riippuvat heidän iästään -- heitä on esikouluikäisistä yliopistoa käyviin.
Çocukların ne yaptıkları öncelikle yaşlarına bağlı- ve şimdi okul öncesinden üniversiteye kadar uzanıyoruz.Quello che i giovani fanno dipende prima dalla loro età e abbiamo giovani dall'asilo fino all'università.
Çocukların ne yaptıkları öncelikle yaşlarına bağlı- ve şimdi okul öncesinden üniversiteye kadar uzanıyoruz.Що діти роблять залежить, перш за все, від їх віку - а ми орієнтуємося як на дошкільнят, так і на студентів.
Çocukların ne yaptıkları öncelikle yaşlarına bağlı- ve şimdi okul öncesinden üniversiteye kadar uzanıyoruz.אז מה שהילדים עושים, לפני הכל, תלוי בגיל שלהם -- ואנחנו מתחילים מגיל הגן עד האוניברסיטה.
Çocukların ne yaptıkları öncelikle yaşlarına bağlı- ve şimdi okul öncesinden üniversiteye kadar uzanıyoruz.幼稚園から大学まで 都会でも田舎でも
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Bo najpierw trzeba zdać sobie sprawę, że mamy problem.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Ensiksi on tunnistettava ongelma.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Ezt úgy értem, hogy először azt kell tudni, hogy létezik egy probléma.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Jag menar, först måste man känna till att vi har ett problem.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Je veux dire que d'abord nous devons reconnaître qu'il y a un problème.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.즉, 우리에게 문제가 있다는 것을 깨달아야 한다는 것입니다.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Maksud saya, awalnya kita harus sadar bahwa kita mempunyai masalah.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Man muss zunächst erkennen, dass man ein Problem hat.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Mislim, najprej moramo razumeti, da imamo problem.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Perché, prima bisogna riconoscere di avere un problema.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Quero dizer, primeiro temos de saber que temos um problema.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Quiero decir, primero tienes que reconocer que tienes un problema.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.V prvom rade si musíte uvedomiť, že máte problém.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Vreau să spun, în primul rând trebuie să ştii că ai o problemă.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Wat ik bedoel, is dat je eerst moet weten dat je een probleem hebt.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Ý tôi là, đầu tiên bạn phải biết là bạn đang có một vấn đề.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Εννοώ, πρώτα πρέπει να συνειδητοποιήσουμε ότι υπάρχει πρόβλημα.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Първо трябва да осъзнаеш, че имаш проблем.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.Т.е. вначале нам нужно понять, что у нас есть проблема.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.אני מתכוונת, קודם כל אתה צריך להכיר בזה שיש לך בעיה.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.أعني، يجب عليك أولاً فهم أن لدينا مشكلة.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.そして今 幸いなことに
Demokrat ve Cumhuriyetçi'ye bakarak, onlardan önceliklerinin insanlar olmasını istiyoruz, politika değil.لوضع الناس قبل السياسة.
Diyelim ki öncelikle parasının 10 Yuan'ı için işlem yapmak istiyor.Así que digamos, al inicio él pone 10 Yuan en el mercado, esencialmente en oferta.
Diyelim ki öncelikle parasının 10 Yuan'ı için işlem yapmak istiyor.laten we zeggen dat hij eerst 10 Yen inbrengt als startbod.
Diyelim ki öncelikle parasının 10 Yuan'ı için işlem yapmak istiyor.Niin oletamme aluksi hän esittää 10 juan pöydälle -- itse asiassa esittää tarjouksen.

İlgili Sayfalar