öncelikle ile cümle

öncelikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ben seni affetmeden önce öncelikle hatanı kabul etmek zorundasın.You have to admit first your fault before I'll forgive you.
Öncelikle, bu bir yalan.To begin with, this is a lie.
Tom'un başka öncelikleri var.Tom has other priorities.
Benim yeni önceliklerim var.I've got new priorities.
O benim önceliklerimden biri değil.That is not one of my priorities.
O benim öncelikler listemde yüksek değil.That is not high on my list of priorities.
Şu anda başka önceliklerimiz var.We have other priorities at the moment.
Bunun bizim önceliklerimizden biri olması gerekir.This should be one of our top priorities.
Önceliklerinizi belirlemeniz gerekir.You need to establish your priorities.
Önceliklerimizi doğru belirlemedik.We haven't set our priorities right.
Ben öncelikle kovdum.I fired first.
Leyla ve Sami'nin farklı öncelikleri vardı.Layla and Sami had different priorities.
Tom ve Mary'nin farklı öncelikleri var.Tom and Mary have different priorities.
Tom ve benim farklı önceliklerimiz var.Tom and I have different priorities.
Tom başka öncelikleri olduğunu söylüyor.Tom says he has other priorities.
Önceliklerim değişti.My priorities have changed.
Tom'un öncelikleri değişti.Tom's priorities have changed.
Önceliklerimiz değişti.Our priorities have changed.
Tom ve Mary'nin farklı öncelikleri vardı.Tom and Mary had different priorities.
Yayaların yaya geçidinde öncelikleri vardır.Pedestrians have priority at crosswalks.
Hava öncelikle azot ve oksijenden oluşur.Air is primarily made up of nitrogen and oxygen.
Bizim böyle bir talebimiz yok öncelikle.First of all, we don't have such a demand.
Önceliklerimizi doğru belirlemeliyiz.We need to get our priorities right.
Öncelikle Tom'u çağırmalısın.You should call Tom first.
Öncelikle normal kuvvetin neden ilk olarak aşağıya doğrulacağını görelim.First let's see why normal force can point down in the first place.
Bu yöntemler, öncelikle niteliksel ve niceliksel olarak ikiye ayrılır.Thus (D1) is both true and false.
Afrika altın kedisi tırmanabilir ama öncelikle yerde avlanır.African golden cats are able to climb, but hunt primarily on the ground.
Enerji Markaları, öncelikle Bikoff, çalışanlar ve küçük yatırımcılara aittir.Energy Brands is owned primarily by Bikoff, employees, and small investors.
Alfabe kitabı öncelikle küçük çocuklar için tasarlanmış bir kitaptır.An alphabet book is a book primarily designed for young children.
Geniş Cephe, öncelikle ilerlemeci politik partilerden oluşur.The Broad Front consists primarily of progressive political parties.
Raskolnikov (Rodion), romanın protagonistidir ve roman öncelikle onun bakış açısına odaklanır.Raskolnikov (Rodion) is the protagonist, and the novel focuses primarily on his perspective.
Avrupa Neolitik ev gibi binalar öncelikle ahşaptan yapılmıştır.Buildings like the European Neolithic long house were made primarily of wood.
Alüminyum florür (AlF3) öncelikle alüminyum üretiminde kullanılan bir inorganik bileşiktir.Aluminium fluoride (AlF3) is an inorganic compound used primarily in the production of aluminium.
Öncelikle kendinizi memnun etmeniz ve müzik kalitenizi konuşturmanız lazım.First of all you need to please yourself and show your music quality.
Öncelikle etiketleme uygulamalarında kullanılır.It is used primarily for labeling applications.
Bugün, öncelikle kadınlar ve kızlar tarafından giyilmektedir.Today, they are worn primarily by women and girls.
Süvariler öncelikle en zengin Ekües sınıfından seçiliyordu.The cavalry was drawn primarily from the richest class of equestrians.
Fraunhofer çiftinin aksine, öncelikle bir negatif lensi pozitif bir lens takip eder.In contrast to the Fraunhofer doublet, it has a negative lens first followed by a positive lens.
Tencteri ve Usipeteler öncelikler Sezar'a elçiler göndermişlerdir.The Tencteri and Usipetes sent ambassadors to Caesar as he advanced.
O öncelikle grubu ziyaret etti, bir süre sonra da bana şarkılarımla onlara gelmemi önerdi.He joined the band first, then after a while he suggested I come in with these songs.
Öncelikle Wenck'in öncülerinin bulunduğu yer neresi?.Firstly of the whereabouts of Wenck's spearheads.
Bunlar öncelikle sıvıları, çoğunlukla su veya kimyasalları taşımak için kullanılır.Carboys are primarily used for transporting liquids, often water or chemicals.
Bu yayımlar öncelikle pul toplayıcılarına satış amacıyladır.These issues are primarily intended for sale to collectors.
Becker öncelikle bir romancıydı; ama zaman zaman film ve TV senaryoları da yazdı.Becker was primarily a novelist, but he also wrote film and TV scripts.
Öncelikle insan hayatına çok büyük bir değer vermeyen bir millî kültür olmalı.Foremost among them is a national culture that does not place a high value on human life.
Politik: Öncelikle güç ile ilgilenenler.The Political, whose interest is primarily in power.
Öncelikle dünya yaşayan bir varlıktır.First of all, the world is a living creature.
Hall, sirkadiyen ritimlerin mekanizmasını incelemek için öncelikle Drosophila ile çalıştı.Hall worked primarily with Drosophila to study the mechanism of circadian rhythms.
1998'in sonlarında tasarım öncelikle "işlevsel"di.In late 1998 the design was principally functional.
Umeboshi gibi chamoy yapımında da öncelikle meyve kuru tuz ile salamura şeklinde paketlenir.Like umeboshi, Mexican chamoy is prepared by first packing the fruit in either dry salt or a brine.
Günümüzde bu terim öncelikle kimlik oluşumu ve jeopolitik akademik tartışmalarda kullanılmaktadır.Today the term is used primarily in academic discussion of identity formation and geopolitics.
III. Mihail, öncelikle Girit'i Araplardan geri almaya karar vererek durumu düzeltmeye karar verdi.Michael III decided to remedy the situation by first taking back Crete from the Arabs.
Heterokromi öncelikle genetik ya da edinilen olarak sınıflandırılır.Heterochromia is classified primarily by onset: as either genetic or acquired.
Canlanmalar öncelikle yerel yönetim düzeyinde saptırılmış teşviklerin sonucudur.Thus booms are primarily the result of perverse incentives at the local-government level.
İhraç edilen şarap öncelikle Almanya'da tüketilmiştir.The exported wine was consumed primarily in Germany.
UWP uygulamaları öncelikle Microsoft Store aracılığıyla satın alınır ve indirilir.UWP software is primarily purchased and downloaded via the Microsoft Store.
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.He then commanded them to stand by, so they started to turn away from the target.
LDPE, öncelikle sıkmak uygulamaları için kullanılır.LDPE is used primarily for squeeze applications.
Başlangıç bölümü öncelikle eğlence dünyasının beğenisine sunuldu.I am sure, though, that the experience first disclosed to me the entertainment world.
Bunun üzerine köy halkından öncelikle beş hane, ardından da diğerleri buraya gelmiştir.He scored five runs in the first innings, and ten in the second, when he retired hurt.

İlgili Sayfalar