Ana içeriğe geç
Sözlük

ön ile cümle

ön kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tepenin üstündeki eski kilise on ikinci yüzyıla kadar uzanmaktadır.The old church on the hill dates back to the twelfth century.
Onun bir tepenin üzerinde yer alan evinin güzel bir manzarası var.Situated on a hill, his house commands a fine view.
Objektif olarak bakınca, onun görüşleri rasyonalizmden epey uzak.From an objective viewpoint, his argument was far from rational.
Ziyaretçi sınıfa girdiğinde onu selamlamak için ayağa kalktık.When the visitor entered the room, we stood to greet him.
Merhaba, benim bir rezervasyonum var, adım Kaori Yoshikawa. İşte onay kartı.Hello, I have a reservation, my name is Kaori Yoshikawa. Here is the confirmation card.
Benim görüşümün temel noktasını önceki sayfalarda ifade ettim.The essential points of my argument have been expressed in the preceding pages.
Bir tartışmada ona kimse kafa tutamaz.No one could get the better of him in an argument.
Onlar tartıştıktan sonra bir hafta birbirleriyle konuşmadılar.After they argued, they didn't speak to each other for a week.
Saçma önerisini başkan reddetti.The chairman rejected his absurd proposal.
Başkan sorunu görüşmemiz gerektiğini önerdi.The chairman suggested that we should discuss the problem.
Başkan öneriyi reddetti.The chairman rejected the proposal.
Başkanın on yıldır örgüt ile ilişkisi vardır.The chairperson has been associated with the organization for ten years.
Tören onun konuşmasıyla başladı.The ceremony began with his speech.
Siz onun kızlarısınız.You are her daughters.
Onun Fransızca konuştuğunu duymadın mı?Didn't you hear her speaking French?
Köpeğinizin bağırsak kurtları var. Ona vitamin verin.Your dog has worms. Give him vitamins.
Siparişinize en büyük önceliği verdik.We have given your order highest priority.
Basın onun özel hayatıyla ilgileniyor.The press is interested in his private life.
O, onlara nasıl söyledi?How did she tell them?
Muhabir: Ona bir kedi yavrusu aldınız mı?Reporter: Did you buy her a kitten?
Onun da iyi bir hafızası var.She has a good memory, too.
İyi bir bellek onun silahıdır.A good memory is his weapon.
Onu kurallar uyarınca cezalandırdık.We punished him according to the rules.
Bakım onun görünüşünü on yaş büyük yaptı.Care has made her look ten years older.
Bakım onu çabuk yaşlandırdı.Care aged him quickly.
Endişe onun sağlığını etkiledi.Worry affected his health.
Ondan hoşlanacağınızı umuyorum.I hope you'll like it.
Ondan hoşlanacağını umuyorum.I hope you'll like it.
Onu seviyorsun, değil mi?You like it, huh?
Lütfen onunla ilgili bir şey düşünmeyin.Please think nothing of it.
Önemli değil!Never mind!
Lütfen gazı kaçmadan önce birayı iç.Please drink the beer before it goes flat.
Evime giderken ona rastladım.I met him on my way home.
Eve gelmeden önce ekmek alırsan harika olur.It'd be great if you could pick up some bread before you come home.
Geri döndükten sonra onunla görüşeceğim.I will see him after I get back.
Bana bir şans verirsen onu yapabilirim.I can do it if you give me a chance.
İlk fırsatta onunla konuşacağım.I'll speak to him at the first opportunity.
İlk fırsatta onu göreceğim.I will see him at the first opportunity.
Uçak sahilden ayrılırken düz uçuşa geçmeden önce hızla yükseldi.The plane rose sharply before leveling off as it left the coast.
Son teslim tarihinden önce işi bitirmelisin.You must get the job done before the deadline.
Onu ne kadar süredir istiyorsun?How long do you want it for?
Onun doğum gününde tuhaf şeyler oldu.Strange things happened on her birthday.
Ona yardım etmekten memnun olurum.I'll be glad to help him.
Ona yardım etmeye istekliyim.I'm willing to help him.
Ondan hoşlandığına memnun oldum.I'm glad you enjoyed it.
Sevinç gözyaşları onların yanaklarından aktı.Tears of joy rained down their cheeks.
Onun sevinci yüzüne yansımıştı.His joy showed on his face.
Onlar tehlikede olduğunda, kaçarlar.When they are in danger, they run away.
Ne kadar tehlike, o kadar onur.The more danger, the more honor.
Köprü gözlüğe benzediği için, ona Meganebashi diyorlar.Since the bridge looks like a pair of glasses, they call it Meganebashi.
Hata yaptığı için ona gülme.Don't laugh at him for making a mistake.
Hatalarını fark etmek onun sadece birkaç dakikasını aldı.It took him only a few minutes to realize his mistakes.
Hataların sayısı en fazla ondur.The number of mistakes is ten at most.
Yakında banyo onun girmesi için yeterince harikaydı.Soon the bath was cool enough for him to get into.
Onlar çok geçmeden evlenecek.It won't be long before they get married.
Onu yapacağını düşünmüyordum.I didn't think you were going to make it.
Seyirci onun performansına farklı şekillerde tepki gösterdi.The audience reacted in different ways to her performance.
Onun tur vuruşu kalabalığı heyecanlandırdı.His home run excited the crowd.
Önemli olan ne okuduğun değil onu nasıl okuduğundur.It is not what you read but how you read it that counts.
Tüm gevşek düğümleri kontrol edin ve onları sıkı bağlayın.Check all the loose knots and fasten them tight.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ön ile cümle - Sayfa 8 - ön kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App