Ana içeriğe geç
Sözlük

önü ile cümle

önü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu koliyi onun şirketinin eliyle ona gönder.Send this parcel to him in care of his company.
Şirket onu bir danışman olarak işe aldı.The company engaged him as an advisor.
Şirket onun transfer talebini reddetti.The company rejected his request for a transfer.
Şirket onu promosyon ile ödüllendirdi.The company rewarded him with promotion.
Toplantı önümüzdeki Perşembe yapılacak.The meeting is to be held next Thursday.
Onun önerileri toplantıda kabul edilmiştir.His proposals were adopted at the meeting.
Onun yokluğu toplantının sonuna kadar gözlerden kaçtı.Her absence went unnoticed until the end of the meeting.
Onunla tanışıncaya kadar bir erkeği gerçekten tanımıyorsun.You do not really understand a man till you have met him.
Onu ne zaman görmeye gitsem, o yatakta.Every time I go to see him, he is in bed.
Bir ressamın gözleri onun en önemli aletleridir.A painter's eyes are his most important tools.
Biz onun cesareti için ona hayranız.We admire her for her bravery.
Biz, onun sağlığı hakkında endişeliyiz.We are anxious about her health.
Biz onu küçük kız kardeşinden ayırt edemeyiz.We cannot distinguish her from her younger sister.
Biz onun ölümünü teyit ettik.We confirmed her death.
Onun ölümünü doğruladık.We confirmed her death.
Saat ikiye kadar yatmadan onu bekledik ve sonra yatmaya gittik.We waited up for him until two o'clock and then finally went to bed.
Onlarla müzakere yapması için onu atadık.We delegated him to negotiate with them.
Biz onu akşam yemeği partisine davet ettik.We invited him to the dinner party.
Biz onu temsilcimiz olarak atadık.We appointed him as our representative.
Biz onun dürüst olduğunu varsayıyoruz.We assume that he is honest.
Biz onu en yakın arkadaşlarımız arasında sayıyoruz.We number him among our closest friends.
Biz onun dersini izlemeliyiz.We should follow his example.
Onun örneğini takip etmeliyiz.We should follow his example.
Biz onu belediye başkanı seçtik.We elected him to be mayor.
Biz onu ülkeden sürdük.We banished him from the country.
Bana öyle geliyor ki biz onu yanlış anlıyoruz.It appears to me that we misunderstand him.
Biz onu gözden kaybettik.We have lost sight of him.
Onu dışarı götürerek ona moral vermeye çalıştık.We tried to cheer him up by taking him out.
Biz temsilcimiz olarak onu seçtik.We elected him as our Representative.
Biz onu bir korkak olarak aşağıladık.We looked down on him as a coward.
Biz onu iyi bir kıdemli olarak görünüyoruz.We look up to him as a good senior.
Biz onun mantığına uyamadık.We were unable to follow his logic.
Onun cesaretine saygı duymamak elimizde değil.We cannot help respecting his courage.
Biz onun kararına güvenebiliriz.We can rely on his judgement.
Biz onun dürüstlüğünü alkışladık.We applauded his honesty.
Biz onun başarılı olmasını bekliyoruz.We expect him to succeed.
Biz onun önerisini kabul ettik.We accepted his offer.
Biz onun yeni bir yol yapma planına karşı çıktık.We opposed his plan to build a new road.
Biz onun arabasına bindik ve denize gittik.We got into his car and went to the sea.
Biz onun yaralarını gördüğümüze şaşırdık.We were surprised to see his injuries.
Biz onun emrindeyiz.We are under his command.
Biz onun ölüm haberine şok olduk.We were shocked at the news of his death.
Biz onun ölümüne üzülüyoruz.We regret his death.
Biz onun işini onunkilerle karşılaştırdık.We compared his work with hers.
Biz onun yeteneğini taktir ediyoruz.We appreciate his talent.
Bizim onun yeteneğine hayran olmamamız elimizde değil.We cannot help admiring his talent.
Onun ilk romanının çoğunu biz düşündük.We thought much of his first novel.
Biz onun davranışına şaşırdık.We were surprised at his conduct.
Biz onun ani ölüm haberine büyük ölçüde şaşırdık.We were greatly surprised at the news of his sudden death.
Biz onun hatası için üzgünüz.We are sorry for his mistake.
Biz onun duygularını incitmekten korktuk.We were afraid that we might hurt his feelings.
Hepimiz onun şakalarıyla büyük ölçüde eğlendikWe were all greatly amused by his jokes.
Biz her an onu bekliyorduk.We are expecting him any moment.
Onun başarısını doğal karşıladık.We took his success for granted.
Onun ölüm haberini aldık.We received word of his death.
Onun bizi desteklemesini bekledik.We expected him to support us.
Onun bize yardımcı olacağını umuyoruz.We expect that he'll help us.
Biz onun yetenekli bir adam olduğunu kabul ediyoruz.We admit that he is a man of ability.
Biz onu canlı bulduk.We found him alive.
Önümüzdeki Pazar arabayla geziye çıkacağız.We'll go for a drive next Sunday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod