ömrü ile cümle
ömrü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Hør på Råd og tag ved Lære, så du til sidst bliver viis.
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Hør på råd og ta imot tukt, så du kan bli vis til slutt!
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Hör råd och tag emot tuktan, på det att du för framtiden må bliva vis.
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Jika engkau suka belajar dan mendengar nasihat, kelak engkau menjadi orang yang berhikmat
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.너는 권고를 들으며 훈계를 받으라 그리하면 네가 필경은 지혜롭게 되리라
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Kuule neuvoa, ota kuritus varteen, että olisit vasta viisaampi.
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Luister naar raad en berisping, zodat u uiteindelijk toch verstandig wordt.
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Ouve o conselho, e recebe a correção, para que sejas sábio nos teus últimos dias.
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Poslouchej rady, a přijímej kázeň, abys vždy někdy moudrý byl.
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Poslúchaj radu a prijmi kázeň, aby si bol na koniec múdry.
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Poslušaj svet in sprejmi pouk, da bodeš moder v prihodnosti.
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Słuchaj rady, a przyjmuj karność, abyś kiedyżkolwiek był mądrym.
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Ακουε συμβουλην και δεχου διδασκαλιαν δια να γεινης σοφος εις τα εσχατα σου.
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Слушай съвет и приемай поука, За да останеш мъдър в сетнините си.
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Слушайся совета и принимай обличение, чтобы сделаться тебе впоследствии мудрым.
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.שמע עצה וקבל מוסר למען תחכם באחריתך׃
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.اسمع المشورة واقبل التأديب لكي تكون حكيما في آخرتك.
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.你 要 聽 勸 教 、 受 訓 誨 、 使 你 終 久 有 智 慧
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.你 要 聽勸 教 、 受 訓誨 、 使 你 終久 有 智慧
O haliyle ona ömrünün sonuna kadar insan gibi değil,At sådan som det var, skulle den behandles som et eksperiment -
O haliyle ona ömrünün sonuna kadar insan gibi değil,Att som den var, skulle den behandlas som en labbråtta-
O haliyle ona ömrünün sonuna kadar insan gibi değil, laboratuar faresi gibi davranacaklarını da?Es ese estado, la habrían tratado como a una muestra de laboratorio y no como a un humano el resto de su vida.
O haliyle ona ömrünün sonuna kadar insan gibi değil, laboratuar faresi gibi davranacaklarını da?Że stanie się obiektem badań laboratoryjnych i już nigdy w życiu nie będzie traktowana jak istota ludzka.
O haliyle ona ömrünün sonuna kadar insan gibi değil, laboratuar faresi gibi davranacaklarını da?Ότι όπως ήταν θα της φέρονταν σαν πειραματόζωο, και δεν θα της φέρονταν ανθρώπινα για την υπόλοιπη ζωή της;
O haliyle ona ömrünün sonuna kadar insan gibi değil, laboratuar faresi gibi davranacaklarını da?А в таком виде она стала бы подопытным существом, и в ней до конца жизни никто не видел бы человека?
O haliyle ona ömrünün sonuna kadar insan gibi değil,Sitä olisi kohdeltu kuin koe-eläintä-
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.(5:16) De plus, toute sa vie il mange dans les ténèbres, et il a beaucoup de chagrin, de maux et d`irritation.
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.(5:16) А он во все дни свои ел впотьмах, в большом раздражении, в огорчении и досаде.
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.Además, consume todos los días de su vida en tinieblas, con mucha frustración, enfermedad y resentimiento
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.A ešte k tomu jedol po všetky svoje dni vo tme, pri čom zažil mnoho nevole i nemoci i hnevu.
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.Ba încă, toată viaţa lui a mai trebuit să mănînce cu necaz, şi a avut multă durere, grijă şi supărare.
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.És hogy az õ teljes életében a setétben evett, sokszori haraggal, keserûséggel és búsulással?
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.일평생을 어두운 데서 먹으며 번뇌와 병과 분노가 저에게 있느니라
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.K tomu, že po všecky dny své v temnostech jídal, s mnohým zůřením, nemocí a hněvem?
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.Lại trọn đời mình ăn trong sự tối tăm, phải nhiều sự buồn rầu đau đớn và phiền não.
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.Lại trọn đời mình ăn trong sự tối_tăm , phải nhiều sự buồn_rầu đau_đớn và phiền_não .
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.Sein Leben lang hat er im Finstern gegessen und in großem Grämen und Krankheit und Verdruß.
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.Selama hidup, kita meraba-raba dalam gelap, kita bersusah-susah, cemas, jengkel dan sakit hati
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.Vrhutega mora vse svoje dni jesti v temi in ima dosti nejevolje, bolezni in jeze.
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.Θελει προσετι τρωγει κατα πασας αυτου τας ημερας εν σκοτει και εν πολλη λυπη και αρρωστια και βασανω.
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.Още и през всичките си дни яде в тъмнина, И има много досада и болест и негодуване.
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.גם כל ימיו בחשך יאכל וכעס הרבה וחליו וקצף׃
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.ايضا يأكل كل ايامه في الظلام ويغتم كثيرا مع حزن وغيظ
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.並 且 他 終 身 在 黑 暗 中 喫 喝 、 多 有 煩 惱 、 又 有 病 患 嘔 氣
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.並且 他 終 身在 黑暗 中 喫喝 、 多 有 煩惱 、 又 有 病患 嘔氣
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!(108:8) да будут дни его кратки, и достоинство его да возьмет другой;
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!Biarlah hidupnya lekas berakhir, dan jabatannya diambil oleh orang lain
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!Blive hans dagar få, hans ämbete tage en annan.
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!Budiž dnů jeho málo, a úřad jeho vezmi jiný.
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!Életének napjai kevesek legyenek, és a hivatalát más foglalja el.
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!Hänen päivänsä olkoot harvat, ottakoon toinen hänen kaitsijatoimensa.
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!hans Livsdage blive kun få, hans Embede tage en anden;
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!Jeho dní nech je málo; jeho úrad nech vezme iný.
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!그 년수를 단촉케 하시며 그 직분을 타인이 취하게 하시며
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!Laat hem jong sterven en geef zijn funktie aan iemand anders.
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!La hans dager bli få, la en annen få hans embede!
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!Malo bodi dni njegovih in službo njegovo naj prejme drug.
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!Nguyện số các ngày nó ra ít . Nguyện kẻ khác chiếm lấy chức_phận nó đi .
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!Nguyện số các ngày nó ra ít. Nguyện kẻ khác chiếm lấy chức phận nó đi.
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!Niech będą dni jego krótkie, a przełożeństwo jego niech inny weźmie.