ömürlü ile cümle

ömürlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Uzun ömürlü iplik fabrikadan kayboldu, aynen sinemadaki gibi...Hrůza z věčnosti výrobku zmizela z průmyslu, stejně jako ve filmu.
Uzun ömürlü iplik fabrikadan kayboldu, aynen sinemadaki gibi...Το άφθαρτο νήμα εξαφανίσθηκε απ' τη βιομηχανία, όπως ακριβώς και στην ταινία.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.Deve trattarsi dell molecole longeve.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.Dus het gaat om de langlevende moleculen.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.Es müssen also langlebige Moleküle sein.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.Il faut que ce soient des molécules qui vivent longtemps.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.그렇게 되면 문제는 장수명 세포가 됩니다.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.Maka itu haruslah molekul yang tahan lama.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.Nó chắc chắn là các phân tử lâu rã.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.Problem stanowią tylko stare cząsteczki.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.Tehát hosszú életű molekula kell.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.Têm de ser as moléculas de vida longa,
Uzun ömürlü moleküllere sahip.Tiene que ser moléculas de larga vida.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.Trebuie sa fie vorba de molecule care traiesc mult.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.Πρέπει να είναι μόρια με μεγάλη διάρκεια ζωής.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.Трябва да са молекули с дълъг живот.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.זה חייב להיות המולקולות מאריכות החיים.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.لذا فلا بد أن يحدث هذا في الجزيئات الطويلة العمر
Uzun ömürlü moleküllere sahip.この7つのポイントは水面下で 老年学者の間で議論されてきました 長い間ね
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Acontece que estes mutantes de vida longa são mais resistentes a todas estas doenças.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.E' emerso che questi mutanti longevi sono più resistenti a tutte queste malattie.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Es stellt sich heraus, dass all diese langlebigen Mutanten all diesen Krankheiten gegenüber resistenter sind.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Het blijkt dat deze langlevende mutanten beter bestand zijn tegen al deze ziekten.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Il se trouve que ces mutants à longue durée de vie résistent mieux à toutes ces maladies.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Kết quả là những cá thể đột biến này chống chọi tốt hơn với các bệnh trên.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.하지만 이 장수하는 돌연변이들은 이런 모든 질병에 대해 내성이 더 강한 것으로 밝혀졌습니다
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Okazuje się, że te długo żyjące mutanty są bardziej odporne na wszystkie te choroby.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Resulta que estos mutantes longevos son más resistentes a todas estas enfermedades.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.S-a dovedit ca acest mutanti longevivi sunt mai rezistenti fata de toate aceste boli.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Ukazuje se, že tito dlouhověcí mutanti jsou proti všem těmto nemocem odolnější.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Αποδεικνύεται ότι αυτές οι μακροβιώσιμες μεταλλάξεις είναι πιο ανθεκτικές σε όλες αυτές τις ασθένειες.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Виявляється, що мутанти-довгожили чинять більший опір хворобам.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Оказва се, че тези продължително съществуващи мутанти са по-устойчиви към всички тези болести.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.Оказывается, что долгожители-мутанты более устойчивы ко всем этим болезням.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.מסתבר שמוטציות ארוכות חיים אלה עמידות יותר מפני כל המחלות הללו.
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.لقد اتضح أن تلك المُتحولات طويلة العمر أكثر مُقاومة لكُل تلك الأمراض
Uzun ömürlü olan bu mutantların tüm bu hastalıklara karşı ... ... daha dirençli olduğu ortaya çıktı.これら全ての病気に対して抵抗性を持つと分かりました 彼らはほとんどガンにならないし
Ve Amerika'nın en uzun ömürlü popülasyonunu우리는 California의 Loma Linda 근처의
Ve Amerika'nın en uzun ömürlü popülasyonunuומצאנו את האוכלוסייה המאריכה-חיים באמריקה
Ve Amerika'nın en uzun ömürlü popülasyonunuووجدنا أكثر السكان الآمريكين طولا في العمر
Ve Amerika'nın en uzun ömürlü popülasyonunuセブンスデイアドベンチストに多く
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.Byli jsme velmi optimističtí, že něco najdeme, protože jsme měli zprávy o dlouhověkých mutantech.
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.Eram foarte optimisti ca vom gasi ce cautam deoarece exista un articol despre un mutant longeviv.
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.Éramos muy optimistas de que encontraríamos algo porque hubo un reporte de un mutante de vida longeva.
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.그리고 더 길게 사는 돌연변이에 대해 보고된 적이 있기 때문에, 저희는 뭔가를 찾을 것이라고 낙관했습니다
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.Бяхме оптимистични, че можем да намерим нещо защото имаше сведения за продължително живеещ мутант.
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.Мы были оптимистичны в наших поисках, потому что видели отчёт о долгоживущем мутанте.
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.והיינו מאד אופטימיים שנמצא משהו בגלל דו"ח על מוטציה ארוכת חיים.
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.وكنا حقاً مُتفائلين أنه يُمكن ان نجد شيء لأنه يوجد هُناك تقرير عن مُتحولة طويلة العُمر
Ve bir şeyler bulabileceğimiz konusunda umutluyduk ... ... çünkü uzun ömürlü bir mutant rapor edilmişti.なぜなら 長生きをする変異体がすでに報告されていたからです 遺伝子をランダムに変え
Ve sonra, gençken değişime uğramış uzun ömürlü mutantı göreceksiniz.E a seguir vão ver o mutante de vida longa quando jovem.
Ve sonra, gençken değişime uğramış uzun ömürlü mutantı göreceksiniz.Ensuite vous allez voir le mutant à longue vie quand il est jeune.
Ve sonra, gençken değişime uğramış uzun ömürlü mutantı göreceksiniz.Iar acum veti vedea mutantul logeviv la tinerete.
Ve sonra, gençken değişime uğramış uzun ömürlü mutantı göreceksiniz.Il prossimo che vedrete è un mutante longevo di giovane età.
Ve sonra, gençken değişime uğramış uzun ömürlü mutantı göreceksiniz.그리고 그 다음은 길게 사는 돌연변이가 젊었을 때의 모습을 보시겠습니다
Ve sonra, gençken değişime uğramış uzun ömürlü mutantı göreceksiniz.Lo siguiente que verán es el mutante longevo cuando es joven.
Ve sonra, gençken değişime uğramış uzun ömürlü mutantı göreceksiniz.Nyní vidíme dlouhověkého mutanta, když je mladý.
Ve sonra, gençken değişime uğramış uzun ömürlü mutantı göreceksiniz.Teraz zobaczycie długowiecznego mutanta, jak jest jeszcze młody.
Ve sonra, gençken değişime uğramış uzun ömürlü mutantı göreceksiniz.Und als nächstes seht ihr den langlebigen Mutanten, wenn er noch jung ist.
Ve sonra, gençken değişime uğramış uzun ömürlü mutantı göreceksiniz.Và tiếp theo các bạn sẽ thấy những con sâu đột biến khi chúng còn trẻ

İlgili Sayfalar