Schindler'in Listesi ise yaklaşık 600 ölmeyen kişi." yorumunda bulunmuştur.Schindler's List is about 600 who don't."
Ölmeyenlere örnek olarak hayaletler, vampirler ya da zombiler verilebilir.The undead may be incorporeal like ghosts, or corporeal like vampires and zombies.
İlk atışlarda ölmeyenlere de tekrar ateş edildi.The observers disagreed on who fired first.
Gerçekten de demişti, sen, ölmeyenlere katıl.(God) said: "You have the respite
Ve ölmeyen(diriy)e tevekkül et ve O'nu överek tesbih et.Put thy trust in the Living God, the Undying, and proclaim His praise.
Allah, ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar).God takes the souls at the time of their death, and those that have not died during their sleep.
Allah, canları, ölümleri sırasında alır, ölmeyenleri de uykuları sırasında.God takes the souls at the time of their death, and those that have not died during their sleep.
Allah, o canları öldükleri zaman, ölmeyenleri de uyuduklarında alır.God takes the souls at the time of their death, and those that have not died during their sleep.
ALLAH ölümü anında nefsi (bilinci) alır; ölmeyenleri de uyku anında...God takes the souls at the time of their death, and those that have not died during their sleep.
Ölmeyen, daima kalan yalnız biziz).We are the Inheritor.
Ölmeyen oyuncunun eşyaları kalır.Spielarten einer verlorenen Verortung.
Ölmeyenlere örnek olarak hayaletler, vampirler ya da zombiler verilebilir.Im Horrorgenre werden Untote als Vampire, Zombies oder Wiedergänger dargestellt.
Ölmeyenlere örnek olarak hayaletler, vampirler ya da zombiler verilebilir.Se perciben como muertos vivientes o zombies.
Ölmeyen oyuncunun eşyaları kalır.Quotazioni di artisti deceduti.
İsminin anlamı "ölmeyen, yaşamaya devam eden"dir.Il loro motto è "Wer tanzt, stirbt nicht."
İsminin anlamı "ölmeyen, yaşamaya devam eden"dir.Отсюда и название рассказа — «Человек, который не спит».
İsminin anlamı "ölmeyen, yaşamaya devam eden"dir.Haar naam betekent: "Zij die van het leven houdt".
Ölmeyen oyuncunun eşyaları kalır.Wielka tajemnica zmarłej aktorki.
İsminin anlamı "ölmeyen, yaşamaya devam eden"dir.Znaczenie imienia: "ten, który się nie osiedla".
Fuun'un güçlü rakibi Mao, ölmeyen askerlerden bir ordu ile Fuun'un grubuna meydan okur.Fuuns ärkefiende, Mao, utmanar henne med en armé av vandöda soldater.
Schindler'in Listesi ise yaklaşık 600 ölmeyen kişi." yorumunda bulunmuştur.Tisíc pět set zachráněných životů – Schindler nebyl sám.
Ölmeyenlere örnek olarak hayaletler, vampirler ya da zombiler verilebilir.Morții vii pot fi necorporali, de exemplu fantome, sau corporali, cum ar fi vampiri și zombi.
Ölmeyen oyuncunun eşyaları kalır.Skuespillerinden Vivi Bak er død.
İsminin anlamı "ölmeyen, yaşamaya devam eden"dir.Sisanya itu adalah tubuh tanpa "jiwa yang aktif", yang hidup terus dan bicara.
Schindler'in Listesi ise yaklaşık 600 ölmeyen kişi." yorumunda bulunmuştur.Bản danh sách của Schindler lại nói về khoảng 600 người thoát nạn."
İlk atışlarda ölmeyenlere de tekrar ateş edildi.처음 총격에 살아남은 이들은 추가 사격으로 사살되었다.
Schindler'in Listesi ise yaklaşık 600 ölmeyen kişi." yorumunda bulunmuştur.Schindlerova lista je film o 600 ljudi koji su preživjeli."
Ölmeyenlere örnek olarak hayaletler, vampirler ya da zombiler verilebilir.Nemrtvi mogu biti bestjelsni, kao što su duhovi, ili tjelesni, kao što su vampiri i zombiji.
İsminin anlamı "ölmeyen, yaşamaya devam eden"dir.Egyptské meno znamená „ten, kto pretrváva“.
Ölmeyen oyuncunun eşyaları kalır.(COBISS) Portreti pozabljenih igralcev.
Tacitus'un aktardıklarına göre Vipsania, Agrippa'nın çocukları arasında vahşet sonucu ölmeyen tek çocuğudur.Tacituse järgi oli Vipsania Agrippa lastest ainuke, kes suri loomulikku surma.
Asla ölmeyen, asla yaşlanmayan...Aldrig dø, aldrig ældes ...
Asla ölmeyen, asla yaşlanmayan...Aldrig dö, aldrig förvittra...
Asla ölmeyen, asla yaşlanmayan...He eivät koskaan kuole tai heikkene.
Asla ölmeyen, asla yaşlanmayan...Invencibles, inmortales...
Asla ölmeyen, asla yaşlanmayan...Niestarzejących się, niedających się zabić...
Asla ölmeyen, asla yaşlanmayan...Non invecchierai e non morirai.
Asla ölmeyen, asla yaşlanmayan...Nunca morrem, nunca enfraquecem...
Asla ölmeyen, asla yaşlanmayan...Αθάνατοι, άφθαρτοι...
Asla ölmeyen, asla yaşlanmayan...Они не умирают, не стареют...
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.A v mé komunitě existovaly dvě skupiny: Ti, kteří nezemřeli a ti, kteří se navrátili k životu.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.Az én közösségem két csoportra oszlott: azokra, akik nem haltak meg, és azokra, akik visszatértek az életbe.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.los que no murieron y los que volvieron a la vida.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.Nella mi comunità c'erano due gruppi: coloro che non erano morti, e coloro che erano ritornati alla vita.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.V tej skupnosti sta bili dve skupini: tisti, ki niso umrli, in tisti, ki so ponovno oživeli.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.W mojej społeczności były dwie grupy. Ci, co nie umarli, i ci, co powrócili do życia.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.Εκείνοι που επέζησαν κι εκείνοι που επανήλθαν στη ζωή.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.В нея имаше две групи хора: тези, които не бяха починали и тези, които се бяха върнали към живота.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.Моє оточення ділилось на дві групи: тих, хто не помер, і тих, хто повернувся до життя.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.Среди них было две группы людей: те, которые не умерли, и те, которые воскресли, вернулись к жизни.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.ובקהילה שלי היו 2 קבוצות: אלו שלא מתו, ואלו שחזרו לחיות. אלו שלא מתו חיו בד"כ קשורים למקומם,
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.ただ死ななかったという人達と 精神的にも生きて帰った人達です ただ死ななかった人達は 鎖に繋がれたようで 喜びを享受することなく 誰も信用することができませんでした
Öldürünce ölmeyen bir Homunculus'tan geriye bu kaldı.Det är vad som blir kvar när homunculi dör.
Öldürünce ölmeyen bir Homunculus'tan geriye bu kaldı.Det er, hvad der bliver tilbage, når homunculi dør.
Öldürünce ölmeyen bir Homunculus'tan geriye bu kaldı.È ciò che rimane di un Homunculus che non muore quando lo uccidi.
Öldürünce ölmeyen bir Homunculus'tan geriye bu kaldı.É o que resta de um Homunculus que não morre quando o matamos.
Öldürünce ölmeyen bir Homunculus'tan geriye bu kaldı.Es lo que queda de un Homúnculus que no muere cuando lo matas.
Öldürünce ölmeyen bir Homunculus'tan geriye bu kaldı.Se jäi Homunculusista, jota ei voi tappaa.
Öldürünce ölmeyen bir Homunculus'tan geriye bu kaldı.Ta część homunkulusa nie umarła, kiedy go zabiliśmy.
Öldürünce ölmeyen bir Homunculus'tan geriye bu kaldı.Είναι ό,τι έχει απομείνει από ένα Χομάνκιουλους. Αθάνατο.