öleceğim ile cümle
öleceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.I rzekł Izaak: Otom się już zestarzał, a nie wiem dnia śmierci swej.
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.Isaac a zis: ,,Iacă am îmbătrînit, şi nu ştiu ziua morţii mele.
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.Isaac dit: Voici donc, je suis vieux, je ne connais pas le jour de ma mort.
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.Ishak berkata, "Engkau tahu bahwa saya sudah tua dan mungkin tidak akan hidup lama lagi
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.이삭이 가로되 내가 이제 늙어 어느날 죽을는지 알지 못하노니
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.Le dijo: --He aquí, yo ya soy viejo y no sé el día de mi muerte
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.Nato veli: Glej, postaral sem se in ne vem dne smrti svoje.
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.Người bèn nói rằng : Nầy , cha đã già rồi , chẳng biết ngày nào phải chết ;
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.Người bèn nói rằng: Nầy, cha đã già rồi, chẳng biết ngày nào phải chết;
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.Niin hän sanoi: "Katso, minä olen tullut vanhaksi enkä tiedä, milloin kuolen.
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.Riprese: «Vedi, io sono vecchio e ignoro il giorno della mia morte
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.Und er sprach: Siehe, ich bin alt geworden und weiß nicht, wann ich sterben soll.
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.Και εκεινος ειπεν, Ιδου, τωρα, εγω εγηρασα δεν γνωριζω την ημεραν του θανατου μου
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.Он сказал: вот, я состарился; не знаю дня смерти моей;
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.Тогава той му каза: Виж сега, аз вече остарях; не зная кой ден ще умра;
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.ויאמר הנה נא זקנתי לא ידעתי יום מותי׃
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.فقال انني قد شخت ولست اعرف يوم وفاتي.
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.他 說 、 我 如 今 老 了 、 不 知 道 那 一 天 死
İshak, ‹‹Artık yaşlandım›› dedi, ‹‹Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.他 說 、 我 如今 老 了 、 不 知道 那 一 天 死
İsrailli Eylemci: Öleceğimizden emindim.Activiste israélien : j'étais sûr que nous allions mourir.
İsrailli Eylemci: Öleceğimizden emindim.Attivista israeliano: ero sicuro che saremmo morti.
İsrailli Eylemci: Öleceğimizden emindim.이스라엘 활동가: 전 우리가 죽는 줄 알았어요.
İsrailli Eylemci: Öleceğimizden emindim.פעיל ישראלי: הייתי בטוח שכולנו נמות.
İsrailli Eylemci: Öleceğimizden emindim.ناشط إسرائيلي : كنت واثقا من أننا ذاهبون للموت.
İsrailli Eylemci: Öleceğimizden emindim.周りの人はかがみもしませんでした
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.Dostałem szału i sądziłem, że zaraz umrę.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.Entrei em pânico e pensei que ia morrer.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.Ich geriet in Panik und dachte ich würde sterben.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.Ik belandde in een enorme angstbui en dacht dat ik zou sterven.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.Je paniquais et pensais que j'allais mourir.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.필사적으로 몸부림치며, 죽을 지도 모른다고 생각했습니다.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.Mắt tôi cay xè và nghĩ rằng mình sắp tiêu đời rồi.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.Me angustié y pensé que iba a morir.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.Megijedtem és azt gondoltam, meg fogok halni.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.Ochii îmi ieşeau din orbite şi am crezut că o să mor.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.Очите ми изскочиха - мислех, че ще умра.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.Я очень испугался и подумал, что умру.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.התחלתי להתפרע וחשבתי שאני עומד למות.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.خفت وشعرت انني سأموت.
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.幸いリーダーの人が来て、私たちを分けました
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm.Bol som zajatý, previezli ma preč a ja som myslel, že zomriem.
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm.Fui fatto prigioniero, mi portarono via e pensavo sarei morto.
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm.Fui feito prisioneiro, levaram-me, pensei que ia morrer.
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm.Saya ditawan, dilarikan dan saya pikir saya akan mati
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm.Бях затворник, отвлякоха ме и мислех, че ще ме убият.
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm.Я был пленен, они меня увезли и я думал, что умру
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm..הם הפכו אותי לאסיר, ולקחו אותי הרחק .חשבתי שאני עומד למות
Mahkum edildim. Beni götürdüler ve öleceğimi düşündüm.武器を持たない ベネズエラの貧しい人々は
Nasıl öleceğim sorusu herkesin aklını meşgul ederCómo morimos queda grabado en la memoria de todos
Nasıl öleceğim sorusu herkesin aklını meşgul ederDie Art, wie jemand gestorben ist, beschäftigt die Hinterbliebenen.
Nasıl öleceğim sorusu herkesin aklını meşgul ederIl modo in cui moriamo continua a vivere nella mente di tutti coloro che sopravvivono dopo di noi, e
Nasıl öleceğim sorusu herkesin aklını meşgul eder우리를 구해주는 모든 사람들의 마음 속에
Nasıl öleceğim sorusu herkesin aklını meşgul ederLa façon dont nous mourons a des conséquences dans l'esprit de tous ceux qui nous survivent,
Nasıl öleceğim sorusu herkesin aklını meşgul ederOns sterfproces leeft voort in de gedachten van iedereen die ons overleeft.
Nasıl öleceğim sorusu herkesin aklını meşgul ederTo jak umieramy, pozostaje w pamięci tych, którzy nas przeżyją.
Nasıl öleceğim sorusu herkesin aklını meşgul ederהאופן בו אנו מתים נותר בזכרונם
Nasıl öleceğim sorusu herkesin aklını meşgul ederكيف نموت نعيش في عقول الجميع
Nasıl öleceğim sorusu herkesin aklını meşgul eder死に様が生き続けるのです
Nasıl olsa hepimiz öleceğiz, değil mi? Üstelik ben dünyayı kurtararak öleceğim.Na ja...sterben müssen wir ja alle. immerhin bin ich dann der, der die Welt retten darf.
-Ne teslimatmış! Öleceğim!Ce livrare grea !Fir-ar!