öldürucü ile cümle
öldürucü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.他 們 的 舌 頭 是 毒 箭 、 說 話 詭 詐 . 人 與 鄰 舍 口 說 和 平 話 、 心 卻 謀 害 他
Dilleri öldürücü bir ok, Hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, Ama içinden ona tuzak kuruyor.他 們 的 舌頭 是 毒箭 、 說話詭詐 . 人與鄰 舍 口 說和平話 、 心卻謀 害 他
Eğer yaparsanız öldürücü telefon uygulamaları yapın.Być może stwórzmy killer apps.
Eğer yaparsanız öldürücü telefon uygulamaları yapın.Creare application incredibili, magari.
Eğer yaparsanız öldürücü telefon uygulamaları yapın.Créer des killer apps, si vous voulez.
Eğer yaparsanız öldürücü telefon uygulamaları yapın.Hacer aplicaciones innovadoras, si se quiere.
Eğer yaparsanız öldürücü telefon uygulamaları yapın.Ha úgy tetszik, írjanak frankó appokat.
Eğer yaparsanız öldürücü telefon uygulamaları yapın.Killer apps maken, als je wil.
Eğer yaparsanız öldürücü telefon uygulamaları yapın.할 수 있다면 인기 있는 어플을 만드는 겁니다
Eğer yaparsanız öldürücü telefon uygulamaları yapın.Să facem aplicaţii trăznet, dacă vreţi.
Eğer yaparsanız öldürücü telefon uygulamaları yapın.Vielleicht Killer-Apps erstellen, wenn Sie so wollen.
Eğer yaparsanız öldürücü telefon uygulamaları yapın.Или да направим убийствени приложения.
Eğer yaparsanız öldürücü telefon uygulamaları yapın.ליצור אפליקציות לניידים, אם תרצו.
Eğer yaparsanız öldürücü telefon uygulamaları yapın.صنع تطبيقات نموذجية ، إذا شئتم
Eğer yaparsanız öldürücü telefon uygulamaları yapın.多くの方が
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.Azt hiszem, hogy a napfény a legjobb fertőtlenítő.
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.Cred că lumina soarelui este cel mai bun dezinfectant.
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.Credo che la luce del sole sia il miglior disinfettante.
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.Ich denke, dass Sonnenlicht das beste Desinfektionsmittel ist.
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.Jag tror att solskenet är den bästa desinfektionsmedlet.
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.Jeg tror at sollys er det bedste desinfektionsmiddel.
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.제 생각에는 햇살이 가장 최고의 살균제입니다
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.Myślę, że światło słoneczne to najlepszy środek dezynfekujący.
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.Myslím si, že sluneční světlo je tou nejlepší dezinfekcí.
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.Penso que a luz do sol é o melhor desinfetante.
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.Saya pikir cahaya matahari adalah pembasmi kuman terbaik.
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.Tôi nghĩ rằng ánh nắng là chất diệt vi khuẩn tốt nhất.
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.Я думаю, що сонячне світло є найкращим дезінфікуючи засобом.
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.אני חושב שהשמש היא המחטא הטוב ביותר.
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.أنا أرى ضوء الشمس ذاك -( إشارة إلى مجموعة التحقق من الأبحاث )- الذى هو أفضل مُطهر لما يحدث.
En iyi mikrop öldürücü güneş ışığıdır.効果的な殺菌剤はない 全てのことはこうして丸見えになってきて
(Gülüşmeler) Altı buçuk gün, bu kesinlikle öldürücü dozaj olmalı.(Śmiech)
Hasta olmazsın merak etme. Terere'nin bakteri öldürücü özellikte bir içeriği vardır.Cậu không bị bệnh đâu Tereré có thành phần có thể diệt được vi khuẩn đấy
Hasta olmazsın merak etme. Terere'nin bakteri öldürücü özellikte bir içeriği vardır.병 안 옮겨. 떼레라는 원래 병을 안옮게하는 성분이 들어있어요.
Hasta olmazsın merak etme. Terere'nin bakteri öldürücü özellikte bir içeriği vardır.أنت لن تصاب بالمرض. تاريري فيه مكون يقوم بقتل البكتيريا
Hasta olmazsın merak etme. Terere'nin bakteri öldürücü özellikte bir içeriği vardır.飲んで友達になりましょう~
Kendisi bu yeni nesil bakterinin daha öldürücü olduğuna ve insanları daha ağır hasta ettiğine inanıyor.Een variant waarvan hij denkt die nog besmettelijker is en die mensen nog zieker maakt.
Kendisi bu yeni nesil bakterinin daha öldürücü olduğuna ve insanları daha ağır hasta ettiğine inanıyor.Ein Erregerstamm so wie er glaubt, der ansteckender ist und die Menschen noch kränker macht.
Kendisi bu yeni nesil bakterinin daha öldürücü olduğuna ve insanları daha ağır hasta ettiğine inanıyor.Rangkaian yang ia yakini lebih virulen dan bisa membuat orang lebih sakit.
Kendisi bu yeni nesil bakterinin daha öldürücü olduğuna ve insanları daha ağır hasta ettiğine inanıyor.To złośliwsza odmiana, ludzie bardziej chorują.
Kendisi bu yeni nesil bakterinin daha öldürücü olduğuna ve insanları daha ağır hasta ettiğine inanıyor.Uma cepa que ele acredita ser mais virulenta e que pode deixar as pessoas mais doentes.
Kendisi bu yeni nesil bakterinin daha öldürücü olduğuna ve insanları daha ağır hasta ettiğine inanıyor.Una cepa que considera más virulenta y capaz de poner más enferma a la gente.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.A tých, ktorí pomreli ranou, bolo štrnásť tisíc sedemsto krome tých, ktorí zomreli pre Kóracha.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Bylo pak těch, kteříž od té rány zemřeli, čtrnácte tisíců a sedm set, kromě těch, jenž zemřeli příčinou Chóre.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Có mười bốn ngàn bảy trăm người chết vì tai vạ nầy, trừ ra những kẻ đã bị chết vì cớ Cô-rê.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Có mười_bốn ngàn bảy_trăm người chết vì tai_vạ nầy , trừ ra những kẻ đã bị chết vì cớ Cô-rê .
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.고라의 일로 죽은 자 외에 염병에 죽은 자가 일만 사천 칠백 명이었더라
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Los que murieron a causa de la mortandad fueron 14.700, además de los que murieron por causa de Coré
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Men de, der omkom ved Plagen, udgjorde 14.700 Mennesker foruden dem, der omkom for Koras Skyld.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Ora, os que morreram da praga foram catorze mil e setecentos, além dos que morreram no caso de Corá.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Patrusprezece mii şapte sute de inşi au murit de urgia aceasta, afară de ceice muriseră din pricina lui Core.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.Yang mati pada waktu itu ada 14.700 orang, tidak termasuk mereka yang mati dalam pemberontakan Korah
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.И умерло от поражения четырнадцать тысяч семьсот человек, кромеумерших по делу Корееву.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.ויהיו המתים במגפה ארבעה עשר אלף ושבע מאות מלבד המתים על דבר קרח׃
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.فكان الذين ماتوا بالوبأ اربعة عشر الفا وسبع مئة عدا الذين ماتوا بسبب قورح.
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.除 了 因 可 拉 事 情 死 的 以 外 、 遭 瘟 疫 死 的 、 共 有 一 萬 四 千 七 百 人
Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.除了 因 可 拉 事情 死的 以外 、 遭 瘟疫 死的 、 共 有 一 萬 四千七百 人
"Merhaba, bir miktar yoğunlaştırılmış sıkıştırılmış öldürücü gaz silindirleri alabilir miyim?"Cześć, chciałbym sobie kupić kilka cylindrów skondensowanego, skompresowanego, trującego gazu.
"Merhaba, bir miktar yoğunlaştırılmış sıkıştırılmış öldürücü gaz silindirleri alabilir miyim?"Hallo, ich würde gerne ein paar Druckgasflaschen mit tödlichem Gas kaufen, weil ich diese Ideen haben,
"Merhaba, bir miktar yoğunlaştırılmış sıkıştırılmış öldürücü gaz silindirleri alabilir miyim?'제가 지금 가사상태에 대해 연구하려고 치명적인 압축 독가스가