öldürmeyi ile cümle
öldürmeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dili Grekçe olan Yahudilerle konuşup tartışıyordu. Ama onlar onu öldürmeyi tasarlıyorlardı.奉主 的 名 、 放膽 傳道 . 並與說 希利尼話 的 猶太人 、 講論辯駁 . 他 們卻 想法子 要 殺他
Durun. Binbaşı Miles, halledin derken öldürmeyi mi kastettiniz?Majorze Miles, czy "zdejmijcie" ma znaczyć "zabijcie"?
Durun. Binbaşı Miles, halledin derken öldürmeyi mi kastettiniz?Majuri Miles, tarkoitatteko hoitelemisella tappamista?
Durun. Binbaşı Miles, halledin derken öldürmeyi mi kastettiniz?Όταν λες "να τους καθαρίσουν" εννοείς να τους σκοτώσουν;
Hayır, yaratıkları öldürmeyi tercih ediyor.Ils aiment tuer les bestioles.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.Beszélek a bőrszínről és arról, hogy megérdemeljük-e, hogy öljünk.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.Falo sobre raça e sobre esta questão de merecermos ou não matar.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.Hablo de raza y de este asunto de si merecemos matar.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.Ich rede über Rasse und die Frage, ob wir das Recht haben, zu töten.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.Ik praat over ras en de vraag of we gerechtigd zijn te doden.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.Jag talar om ras och om den här frågan om huruvida vi förtjänar att döda.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.Je parle de race et de la question de savoir si nous méritons de tuer.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.저는 인종차별과 우리가 사람을 죽여도 되는가에 대해 이야기 하죠.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.liệu chúng ta có xứng đáng giết họ.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.Parlo di razza, e della questione di meritare o meno di uccidere.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.Rozmawiam o problemach rasowych i o tym, czy zasługujemy na to, by zabijać.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.Vorbesc despre rasă şi această chestiune dacă avem dreptul să omorâm.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.Μιλάω για τη φυλή κι αυτό το ερώτημα σχετικά με το αν δικαιούμαστε να σκοτώνουμε.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.Говоря за расата и този въпрос дали заслужаваме да убиваме.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.Я говорю о расе и о праве на убийство.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.אני מדבר על גזע ועל הסוגיה הזו של האם מגיע לנו להרוג.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.أتحدث عن العنصرية وعن ذلك السؤال ما إذا كنا نملك الحق في القتل.
Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.値するかという問いを話しています アフリカ系アメリカ人の歴史を教える時
Karde,sim Al'ı da öldürmeyi dü,sünüyor musun?Aiotko tappaa myös veljeni Alin?
Karde,sim Al'ı da öldürmeyi dü,sünüyor musun?Czy Ala też chcesz zgładzić?
Karde,sim Al'ı da öldürmeyi dü,sünüyor musun?¿O también planeas matar a mi hermano?
Karde,sim Al'ı da öldürmeyi dü,sünüyor musun?Ou também planeias matar o meu irmão Al?
Karde,sim Al'ı da öldürmeyi dü,sünüyor musun?Vuoi uccidere anche mio fratello Al?
Karde,sim Al'ı da öldürmeyi dü,sünüyor musun?Θα σκοτώσεις και τον αδερφό μου;
Karde,sim Al'ı da öldürmeyi dü,sünüyor musun?Ты собираешься убить и моего брата Ала?
Lütfen beni öldürmeyin!Je suis désolée ! Ne me tuez pas, je vous en supplie !
Lütfen beni öldürmeyin!¡Por favor, no me mates!
Lütfen beni öldürmeyin!Xin đừng giết tôi!
Lütfen beni öldürmeyin!Моля ви не ме убивайте!
Lütfen beni öldürmeyin!Не убивайте меня, пожалуйста!
Ne de olsa, ben de seni öldürmeyi düşünüyordum. - Bu da diğerleri.Après tout, moi, j'ai bien pensé à te tuer, toi.
Ne de olsa, ben de seni öldürmeyi düşünüyordum. - Bu da diğerleri. Beğenmediyseniz söyleyin.Depois de tudo, pensei em matar-te.
Ne de olsa, ben de seni öldürmeyi düşünüyordum. - Bu da diğerleri. Beğenmediyseniz söyleyin.Ik had ook het idee om jou te vermoorden.
Ne de olsa, ben de seni öldürmeyi düşünüyordum. - Bu da diğerleri. Beğenmediyseniz söyleyin.في النهاية كان لدي افكار عن قتلك
Ne de olsa, ben de seni öldürmeyi düşünüyordum.Después de todo, tuve pensamientos de matarte.
Ne de olsa, ben de seni öldürmeyi düşünüyordum.Elvégre bennem felmerült, hogy megöllek.
Ne de olsa, ben de seni öldürmeyi düşünüyordum.La urma urmei, eu mă gândesc să te omor.
Onu öldürmeyi isteyecek kadar Scar'dan nefret ediyordu.Credo che odiasse Scar al punto da volerlo uccidere.
Onu öldürmeyi isteyecek kadar Scar'dan nefret ediyordu.Creo que ella odiaba a Scar lo suficiente como para querer matarlo.
Onu öldürmeyi isteyecek kadar Scar'dan nefret ediyordu.Hon hatade Scar så mycket att hon ville döda honom.
Onu öldürmeyi isteyecek kadar Scar'dan nefret ediyordu.Hun hadede vist Scar så meget, at hun ville dræbe ham.
Onu öldürmeyi isteyecek kadar Scar'dan nefret ediyordu.Musiała nienawidzić Scara na tyle, żeby chcieć go zabić.
Onu öldürmeyi isteyecek kadar Scar'dan nefret ediyordu.Penso que ela odiava o Scar ao ponto de o querer matar.
Onu öldürmeyi isteyecek kadar Scar'dan nefret ediyordu.Winry vihasi Scaria tarpeeksi tappaakseen tämän.
Onu öldürmeyi isteyecek kadar Scar'dan nefret ediyordu.Νομίζω ότι μισούσε αρκετά το Σκαρ για να τον σκοτώσει.
Onu öldürmeyi isteyecek kadar Scar'dan nefret ediyordu.Она ненавидела Шрама настолько, что могла бы убить его.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Bấy giờ, vua cất tiếng phán rằng: Hãy cho người nầy đứa trẻ sống, chớ giết nó ấy là mẹ nó.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Bấy_giờ , vua cất_tiếng phán rằng : Hãy cho người nầy đứa trẻ sống , chớ giết nó ấy_là mẹ nó .
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Da antwortete der König und sprach: Gebet dieser das Kind lebendig und tötet es nicht; die ist seine Mutter.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Da tog Kongen til Orde og sagde: "Giv hende der det levende Barn og dræb det ikke; thi hun er Moderen!"
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Då tog konungen till orda och sade: »Given henne det levande barnet; döden det icke. Hon är dess moder.»
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Da tok kongen til orde og sa: Gi henne det levende barn og drep det ikke! Hun er dets mor.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››El rey respondió diciendo: --Dad a aquélla el hijo vivo. No lo matéis; ella es su madre
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››K čemuž odpovídaje král, řekl: Dejtež této dítě to živé, a nikoli nezabijejte ho, onať jest matka jeho.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››왕이 대답하여 가로되 산 아들을 저 계집에게 주고 결코 죽이지 말라 저가 그 어미니라 하매