öldürmeye ile cümle

öldürmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Karna Kunti'ye Arjuna hariç başka hiçbir Pandava'yı öldürmeyeceğine dair söz vermişti.Druhý sľub dal Kuntí, svojej matke, že nezabije nikoho z Pánduovcov okrem Ardžuny.
Bu sırada Ripley onu öldürmeye hazırlanmaktadır.Riki sa na to potom snaží zabudnúť.
Robin, Spike'ı öldürmeye çalışır.Roberta medzitým zabudol snaží Diego .
Gün ağarırken hücuma kalktılar ve tamamen şaşkın ve panik halindeki Bizanslıları öldürmeye başladılar.Ob zori so navalili nanje in začeli pobijati panične in popolnoma zmedene Bizantince.
Geçidin geniş bir bölümünde, yapabildikleri kadar Pers askerini öldürmeye çalıştılar.Po graščinah in farovžih so skušali ljudem pomagati, kolikor so mogli.
Düşman askerlerinin hiçbirisi bu çocuğu öldürmeye cesaret edememişti.Nihče od vojakov si ni upal sekati dalje.
Durum gittikçe kötüleşir ve Di Xin kendi oğullarını bile öldürmeye kalkar.Slaba vest ga toliko izmuči, da se začne sam obtoževati svojih grehov.
Zaman yolcusunun geçmişe gidip kendisini bebekken öldürmeye çalıştığı oto-bebek öldürme de aynı şekilde işler.Samodetomor deluje na enak način, kjer popotnik odpotuje v času nazaj in poskuša ubiti sebe kot dojenčka.
Kara mambanın tek bir ısırığı 100 civarı insanı öldürmeye yetecek kadar zehir içerir.V žlezah slinavkah ene modroobročkaste hobotnice se nahaja dovolj strupa za ohromitev 10–26 ljudi.
Bizi rüyalarımızda öldürmeye çalışan ilk avcısın".Njen največji cilj je ujeti "sanjskega moškega".
Her sosyalist rejim diktatörlüğe dünüşmüş ve muaazzam ölçeklerde insanları öldürmeye başlamıştır" diye yazar.Visa Europa priims autoritarines vyriausybes ir pakeis savo konstitucijas pagal fašizmo principus. "
Daha sonra, öldürmeye devam ettiklerini söylemektedir.Vėliau jie rasti nužudyti.
Carol ise hepsini öldürmeye başlar.Konstancijus juos visus išžudė.
Kendine ihanet ettiğini şüphe ettiği karısı Desdemona'yı öldürmeye karar verir.Maur on veendunud oma naise truudusetuses ja otsustab Desdemona tappa.
Ancak ustaşalar ölmeye mahkûmların akraba olması halinde birbirini öldürmeye zorladılar.Ohvreid sunniti üksteist sepahaamritega surnuks peksma.
Direniş grubu üyeleri onu defalarca öldürmeye çalıştı.Regendid püüdsid teda mitu korda tappa.
Kendi ailesini ve Springfield'ı terkeden Homer kendisini öldürmeye çalışanlara yardım etmeyi reddeder.Naine otsustab põgeneda, milles Gustav ja Mi teda aitavad.
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.Akkor előrukkoltunk valamivel -- a Tízparancsolattal: Ne ölj!
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.Cosi' sono nati i Dieci Comandamenti: Non uccidere.
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.Criámos uma coisa — os Dez Mandamentos:
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.Entonces, hemos desarrollado una solución -- Los Diez Mandamientos: No matarás.
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.우리는 답을 발견해 냈지요. 십계명 - 살인을 하지 말지어다.
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.On a trouvé quelque chose - Les Dix Commandements: Tu ne tueras point.
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.Și am creat ceva -- Cele Zece Porunci: Să nu ucizi.
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.We vonden iets uit -- de Tien Geboden. Gij zult niet doden.
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.Wir dachten uns eine Lösung aus - die zehn Gebote. Du darfst nicht töten.
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.Wymyśliliśmy więc rozwiązanie - Dziesięć Przykazań : Nie zabijaj.
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.Измислили сме нещо - Десетте заповеди: Не убивай.
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.Ми знайшли вихід - Десять Заповідей: Не вбивай.
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.Тогда мы придумали десять заповедей: не убий.
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.יצרנו פתרון: 10 הדיברות. אל תרצח
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.و صلنا الى شئ -- الوصايا العشر : لا تقتل .
10 Emir imdadımıza yetişti - öldürmeyeceksin.これは、一対一の問題に関することだ
18 Ekim'de başka bir silahlı saldırı kabile reislerini öldürmeye çalıştı.El 18 de octubre, un nuevo ataque trató de asesinar a los dirigentes indígenas.
18 Ekim'de başka bir silahlı saldırı kabile reislerini öldürmeye çalıştı.Il 18 Ottobre, un nuovo attacco volto a uccidere i capi indigeni.
18 Ekim'de başka bir silahlı saldırı kabile reislerini öldürmeye çalıştı.Le 18 octobre, les chefs indigènes sont attaqués une nouvelle fois.
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Älä tapa.
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Älä tapa.
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Du må ikke slå ihjel!
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Du må ikke slå ihjel!
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Du skal ikke slå ihjel.
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Du skal ikke slå ihjel.
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Du skall icke dräpa.
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Du skall icke dräpa.
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Du sollst nicht töten.
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Du sollst nicht töten.
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Jangan membunuh
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Jangan membunuh
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.살인하지 말지니라
‹‹Adam öldürmeyeceksin.살인하지 말지니라
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Não matarás.
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Não matarás.
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Ne ölj.
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Ne ölj.
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Ne ubijaj.
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Ne ubijaj.
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Nezabiješ.
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Nezabiješ.
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin.Nezabiješ!
‹‹Adam öldürmeyeceksin.Nezabiješ!

İlgili Sayfalar