öldürmeye ile cümle

öldürmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ve aklınızda şu var: "Tanrım, bu Hıristiyanlar bizi öldürmeye geliyor."And you're thinking, "My God, these Christians are coming to kill us."
Amerikalı askerler tarafından yakalandılar, Amerikalıları öldürmeye çalışırken.They were caught by the American soldiers, trying to kill Americans.
Bu öldürmek istediğim bir böcek mi, yada öldürmeyeceğim bir böcek mi?"Is this an insect I want to kill, or an insect I don't want to kill?"
Korkma , öldürmeyecekDon't be afraid, he won't
Pazar sabahı biz altımızı öldürmeye çalıştılar ve bu ülkenin her yerinde görülen bir durum.They tried to get six of us Sunday morning and the pattern has developed across the country.
Ben kimsenin Malcolm'u öldürmeye çalıştığından haberdar değilim.I don't have any knowledge of anyone trying to kill Malcolm.
Bir gün birileri kaç kez biliyor musunuz beni öldürmeye çalışır?Do you know how many times a day somebody tries to kill me?
Tabi oğlağı öldürmeye kalktığımda, yapamadım.So when I tried to kill this goat and I couldn't,
Jung-min kendini öldürmeye çalışmış.Why? Jung-min tried to kill herself.
Bir, bizi öldürmeye çalışan bir insan faktörü -- üzerimize kazara düşen bir ağaç değil.First, it's a human agent trying to kill us -- it's not a tree falling on us by accident.
Kayıtlarını okudum. Seni öldürmeye çalıştığını biliyorum."I know that she tried to kill you."
Kimi öldürmeye çalışıyorsun sen? öyleyse neden canımı sıkıyorsun benim?Who are you trying to kill? So why bother me?
18 Ekim'de başka bir silahlı saldırı kabile reislerini öldürmeye çalıştı.On 18 October, a new attack sought to kill indigenous leaders.
Bunu karşılığında, bizler de onları her fırsatta öldürmeye çabalıyoruz.And in return, we just tried to kill them all the time.
Onların sizi öldürmeye çalışacaklarını biliyordum.I knew they were up to no good
Kendini öldürmeye mi çalışıyorsun?Do you have a death wish?
‹‹Adam öldürmeyeceksin."You shall not murder.
‹‹ ‹Adam öldürmeyeceksin."You shall not murder.
Kötü, doğruya pusu kurar, Onu öldürmeye çalışır.The wicked watches the righteous, and seeks to kill him.
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?Will he therefore continually empty his net, and kill the nations without mercy?
Yahudilerin beni tapınakta yakalayıp öldürmeye kalkmalarının nedeni buydu.For this reason the Jews seized me in the temple, and tried to kill me.
Ama onlar, sizi orada öldürmeye kalkışırlarsa öldürün onları. Budur kafirlerin cezası işte.If they do, then slay them: Such is the requital for unbelievers.
Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.If they do, then slay them: Such is the requital for unbelievers.
Nihayet nefsi onu, kardeşini öldürmeye itti ve onu öldürdü: bu yüzden de kaybedenlerden oldu.So his soul incited him to kill his brother – he therefore killed him, and was therefore ruined.
Nefsi, onu kardeşini öldürmeye itti. O da onu öldürüp ziyan edenlerden oldu.So his soul incited him to kill his brother – he therefore killed him, and was therefore ruined.
Egosu onu, kardeşini öldürmeye kışkırttı. Onu öldürdü ve böylece kaybetti.So his soul incited him to kill his brother – he therefore killed him, and was therefore ruined.
Yanlışlıkla olması dışında bir müminin bir mümini öldürmeye hakkı olamaz.It belongs not to a believer to slay a believer, except it be by error.
Ama onlar, sizi orada öldürmeye kalkışırlarsa öldürün onları.But if they attack you, then kill them.
Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün.But if they attack you, then kill them.
Nihayet nefsi onu kardeşini öldürmeye ısındırdı, o da onu öldürdü.(Cain's) soul prompted him to kill his own brother.
Nefsi, onu kardeşini öldürmeye itti.(Cain's) soul prompted him to kill his own brother.
Egosu onu, kardeşini öldürmeye kışkırttı.(Cain's) soul prompted him to kill his own brother.
Bir insanı kendini öldürmeye iten eli kırın.Break down the hand that pushed a person to kill herself.
Atanasiyeviç, üstleri tarafından bir mahkumu öldürmeye zorlandığını söyledi.He said he was forced by his superiors to kill one prisoner.
Bu aktiveteler kediyi öldürmeyen bir öldürücü etkidir.This activates death effects without killing the cat.
"Yanlışlıkla olması dışında, bir müminin bir mümini öldürmeye hakkı olamaz.It is not for a believer [Muslim] to kill a believer unless (it be) by mistake.
Sonunda bölünmelerden sorumlu tuttuğu Muhammed'i öldürmeye karar verdi. [1]He eventually decided to kill Muhammad, whom he held responsible for the divisions.[57]
1993 yapımı The Good Son filminde Henry Evans, kız kardeşi Connie'yi öldürmeye çalışır.In the 1993 movie The Good Son, Henry Evans tries to kill his younger sister, Connie.
Yerel halk karşılık olarak 'ninjalar' olduğuna inandıkları herkesi avlamaya ve öldürmeye başladı.Local people began to hunt down and kill anyone who they believed to be ‘ninjas’ in response.
Onu siyanür gazı kullanarak öldürmeye çalışırlar, ancak muhafaza hücresinden çıkar ve kaçar.They try to kill her using cyanide gas but she breaks out of her containment cell and escapes.
Kalkanlarını bir araya getirerek itmeye, savaşmaya, öldürmeye ve ölmeye başladılar.Throwing together their shields, they began shoving, fighting, killing, and dying.
Daha sonra bir köprüden nehre atlayarak kendini öldürmeye çalışır, ancak kurtulur.He then attempts to kill himself by jumping off a bridge and into a river, but is saved.
Hera ve Zeus şimşekleriyle onu öldürmeye çalışırlar ama geri yansır ve Hera öldürülür.Hera and Zeus try to kill him with their lightning but it is reflected back and Hera is killed.
Asing kısa süreliğine kaçar ama yine Mo-gyeong'u park yerinde öldürmeye çalışır.Asing escapes briefly but tries again to kill her in a parking lot.
Byun'un adamları Mo-gyeong'u öldürmeye hazırlanır, ancak Gon, Mo-gyeong'a telefon ederek onu uyarır.However, Chaoz and his teammates also arrive at the scene.
Dionysos, Argos'un kadınlarını, ritüellerini reddettikleri için çocuklarını öldürmeye zorlar.Dionysus drives the women of Argos to kill their children for refusing his rites.
Hamile olduğunu anladığında kendini öldürmeye çalışır ama başaramaz.When she realizes she is pregnant, she tries to kill herself but is unable.
Ayrıca Lycaon, Zeus'un ölümsüzlüğünü sınamak için tanrıyı uyurken öldürmeye çalışır.Moreover, in his quest to test Zeus' immortality Lycaon attempted to murder the god while he slept.
Themisto daha sonra tüm siyah giysili çocukları öldürmeye başlar.Themisto then proceeded to kill all the black-clothed children.
1941'in sonunda, Yahudileri toplamaya ve öldürmeye ayrılmış 5.000'den fazla asker vardı.By the end of 1941, there were more than 5,000 troops devoted to rounding up and killing Jews.
Kyle da onu öldürmeye kalkar.Kyle erschießt auch sie.
Onu küvette boğarak öldürmeye çalışır.Er setzt sich zu ihm in die Wanne.
Daha sonra Vlad için Max ve Mona'yı öldürmeye çalışır.Er droht, ansonsten Gordon und Robin zu töten.
Bachmann öldürmeye teşebbüsten yedi yıla mahküm oldu.Bachmann wurde wegen versuchten Mordes zu sieben Jahren Haft verurteilt.
Bizi rüyalarımızda öldürmeye çalışan ilk avcısın".Die Jägerin der Träume."
Moskova'ya girmiş Napolyon'u öldürmeye karar vermiştir.Damit wird für Napoleon der Weg frei nach Moskau.
Spike, Buffy'yi öldürmeye çalışır ama her seferinde başarısız olur.Er versucht mit Holly zu reden, scheitert jedoch jedes Mal.
İsteksiz bir şekilde o da öldürmeye başlamıştır.Unerwartet versucht sie sich vorher umzubringen.
Mustafa ise kendisini öldürmeyeceğine inanır.Faust erwägt nicht, sich umzubringen.
Argo gemisini yakmaya ve Argonaunt'ları öldürmeye kalkışır.Demo erzählt von ihrer Verfolgung der Argonauten.

İlgili Sayfalar